#okudumbitti
#stefanzweig
#BirZanaaltlaBeklenmedikKarşılaşma
#59sayfa
Selam canlar. Stefan Zweıg benim okuduğumda işte buuuu diyebildiğim yazarlardan biri. Hani diyoruz ya bazen ne yazsa okurum. İşte onlardan biri. Bilinmeyen bir kadının mektubu ile tanışmıştım kalemiyle. Oda bir arkadaşımın mutlaka okumalısın diye ısrarla okutmasıyla olmuştu. Şimdi düşünüyorum da kitabı alıp bana vermese belki almayacak, okumayacak ve bu güzel kalemle hiç tanışmayacaktım. Şimdi ise vazgeçilmez yazarlarımdan birisi..
Onun insan psikolojisini böylesine derin analiz etmesine hastayım. Bu kitapta iki küçük novella var. Yani iki kısa öykü. Ama zweıg sevenler bilirler onun kısacık öykülerle nasıl büyük hayat dersleri verdiğini ya da hayata dair gerçeklikleri tüm çıplaklığıyla gözümüze soktuğunu. Zweig der susarım arkadaş. Bir yankesicinin hikayesini okura ancak zweıg bu kadar geçirerek anlatabirdi zaten. Ya da ikinci hikayede kendinize "bir elbise bir hayata nasıl bu derece etki edebilir ki" diye sorarken bulmanızı ancak böyle güçlü bir kalem sağlayabilirdi. Ya zweig aşkım o kadar büyüyor ki her kitapta keşke yaşasaydı ve ben onu görebilsem ya da tanıyabilseydim diyorum. İyi ki bu dünyadan bir zweig geçmiş
"Bu deneyimli insan avcısı, yoksulluğun obur bir fare gibi her giysinin önce kenarlarını kemirdiğinin farkındaydı" sayfa 9. Bir zanaatla beklenmedik karşılaşma..
"Çünkü hiçbir sanat, gerçeğin kendisiyle yarışamaz" sayfa 14.. Bir zanaatla beklenmedik karşılaşma..
"Ve evet, tğm bunlar şık bir tuvaleti olmadığı içindi" sayfa 47.. Prater'de ilkbahar...