Çok akıcı,bir okadar neşeli bir roman...11.ve 12. Bölümde heyecandan yerinizde duramayacaksınız..
“NEFES”; Memleketi Sivas’tan, Hollanda’ya çalışmak için giden Âdem’in bir köfteci dükkânı açması ile başlayan serüveninin, karantinada başlayan bambaşka bir aşk hikâyesine evirilişini nefes nefese okuyacağınız, enfes bir roman…
Alevler içinde yanan dükkânı…
Ateşler içinde yanan bedeni…
“… polis arabasından inen iki polis, etraflarına bakınıyorlardı. Vakit henüz gece yarısı olmamıştı. Kasketli ve kır saçları hafif kulaklarına dökülen polis, bizim bulunduğumuz binayı işaret etmişti. Açıkçası biraz korkmaya başlamıştım. İkinci kez polis arabasının bu sokağa girdiğini görmüştüm. Michel de Klerkhof Sokağında, meraklı mahalle sakinlerinin odalarının ışıkları teker teker yanmaya başladı…Bir cinayet işlenmişti…”
“Kalbim, ruhum, hislerim, bedenim, ellerim, ayaklarım, kulaklarım, dudaklarım sanki birbirleri
ile savaşıyor gibiydiler. Kafam karmakarışıktı.
Gözlerimde yaş yoktu ama ağlar gibiydim.
Ellerim bomboştu sanki bir şeyleri bağlar gibiydim.
Sessizdim, titriyordum, çağlar gibiydim.
Koca kâinatta küçücük hissetsem de cismimi, dertlerim ile dağlar gibiydim.
Ağlar gibiydim…
Hislerim ölmüş, sadece nefes alıp veren sağlar gibiydim.
Köhne duvar köşelerinde oluşan ağlar gibiydim…
Ağlar gibiydim…”
Emrah TUNÇ