Puan vermedi·112 syf.··Beğendi
· (Spoiler içerebilir)
Şu cümle; “ Yarın, belki de bugün ölmem mi gerekiyor? Bu gerçek mi? Aman tanrım! İnsana başını zindanın duvarlarına vura vura parçalatacak kadar dehşet verici bir düşünce!” özetliyor aslında bir idam mahkumun son gününü.. 19. Yüzyıl başları, adalet sistemine karşı bir haykırış, çağını eleştiren, toplumun zevk aldığı acılar, ölüm düşüncesini harfi harfi hissetiren, uzunca bir önsöz daha sonra bir tiyatro metniyle devam eden bu roman cellatın idam mahkûmunun başını gövdesinden ayıracağı gün için biçilen 6 haftalık süreçteki düşüncelerini, umutlarını, acılarını, pişmalıklarını, haykırışını daha sıralayabileceğim, suçluların idam edilip yok edilişi değilde; iyilikle onları doğruyu göstermek, birçok hissi konu alan bir romandır. Greve meydanı ve orada her hafta düzenli olarak bir oyun gibi düzenlenen; halkın alkışlarla, coşkuyla idam ziyafeti(!) yaptığı meydan.. Kaç can verilmişti kim bilir o giyotin sehpasında, ne kadar ıstırap çekilmişti belki de beklenen o 6 haftalık süreçte.. Hissettirilen duygular, düşündüren metinlerin etkileyici ve akıcı olması kitabı daha çok okunabilir kılıyor.