Puan vermedi·520 syf.····Okunma: 08 Ocak 2021 03:17 Lale devri...
Bir taraftan zevk ve sefa alemleri yapan saray erbabı. Zamanların en güzeli. Sadabat'ta yapılan dönemin en ihtişamlı yapıları. Zenginlik ve eğlence. Bir tarafta vergilerden gözünü açamayan halk. Gittikçe fakirleşen esnaf. Giderek çöken bir ahlaki yapı. Faili meçhul binlerce cinayet. Artan suçlar. Adaletsizlik ve güvensizlik.
Kitap lale devrinin ihtişamını o kadar güzel anlatmış ki okurken durup sürekli araştırma, görme arzusu yaratıyor. Nedim'in okunan şiirleri, araya divan edebiyatından serpiştirilmiş hikayeler ile dönem çok güzel yansıtılmış. Ve tüm bu düzenin yavaş yavaş aşına aşına çökmesi, en sonunda tüm o ihtişamdan geriye küllerinin kalması ağızda acı tat bırakıyor.
Kitabın etkisiyle Sadabat'ı çok araştırdım. Bugün ki Kağıthane imiş Sadabat. O kadar üzüldüm o kadar üzüldüm ki. Kağıthane bu günlerde malesef güzel bir yer değil. Öyle bir yağmalama yapılmış ki lale devrinin incisi, o zaman için dünyanın en güzel yeri olan Sadabat ile alakası yok!
NEDİM’E DAİR
Mevsimin tam lâle zamanı;
Geçtiğim bir akşam Sâdâbat’tan,
Koltuğumda Nedim divanı.
Sorma ne kalmış o hayattan?
Ne def-i gam eyliyen şarap,
Ne mest-i naz... Sâdâbat harap..
Sâdâbat değil Kâğıthâne;
Çingenenin fal baktığı yer;
Lâle devri ancak efsane.
Koca Nedim? N’oldu o günler?
Dilde lezzet bunca mısranın
Söylemiyor nerde mezarın...
Cahit Sıtkı Tarancı