BEKLE BENİ / KİTAP YORUMU
Zülfü Livaneli’nin neredeyse tüm kitaplarını okumuş ve çok sevmiş biri olarak bu kitaba da oldukça yüksek beklentilerle başladım. Ancak maalesef beklentimin yanından bile geçemedi.
Buna açıkçası oldukça şaşırdım. Daha sonra başka okurların da benimle benzer düşüncelere sahip olduğunu görünce, sorunun bende olmadığını fark ettim.
Kitap sanki yazılmış olmak için yazılmış gibi hissettirdi. Belli bir ideolojinin temelinde oluşturulmuş. Evet, olay örgüsü kötü değil; insanı etkileyen yönleri kesinlikle var. Ama yine de beni içine çekemeyen bir tarafı bulunuyor.
Yine de hızlı okunan bir kitap oldu. Akıp gitti diyebilirim. Anlamakta zorlanmadan, kafa yormadan okunabilecek bir kitap.
Kısaca anlatacak olursam:
Kitap, Selim ve Leyla’nın aşk hikâyesiyle başlıyor. Ancak asıl konu bu değil. Yakın geçmişimizde yaşanan siyasi olaylara dayanan bir olay örgüsü var.
Peki bu siyasi olaylar neler? Kısaca “fikir suçu” diyebiliriz. Haksız yere hapse giren ve bir şekilde hayata tutunmaya çalışan insanlarla karşılaşıyoruz.
Mutluluk yalanlarıyla dolu mektuplar, asla gerçekleşmeyecek hayaller…
Özgürlük, beklemek ve aşk…
Kitap bu üç temel üzerine kurulmuş.
Yine de bazı forumlara göre yılın romanı seçilen bu kitabı okuduğum için mutluyum. Ne de olsa yazarıyla gönül bağım var.
Kitabı bitirdikten sonra birçok okur Cem Karaca’dan “Bekle Beni” şarkısını dinlemeyi önermiş. Belki siz de bu öneriye kulak vermek istersiniz diye paylaşmak istedim.
Şimdiden iyi okumalar dilerim.