"Dahi insanların az uyuduğuna dair bir şehir efsanesi vardır. Bu efsane; bazı dizi, film ya da kurgu kitaplarla beslenir. Müthiş zeki karakterimiz günlerce uğraştığı bir problemi çözebilmek için gecelerce uyumaz ya da yarım yamalak uyur. Genelde yanında bulunan kişi uyur ve uyandığında kahramanımızı gördüğünde 'Aaa, sen uyumadın mı' der. Kahramanımız büyük bir gurur ve karizmatik bir bakışla, gayet dinç bir şekilde sabaha kadar uyumayıp neler yaptığını anlatır diğer kişiye. Hatta bazen de uykunun ne kadar gereksiz olduğu konusunda diğer kişiyi küçümser."
"İki gruptan bireylerin koridoru geçip diğer odaya girme süreleri ölçülerek karşılaştırıldığında çok enterasan bir sonuç çıkıyor. Rastgele kelime kartları gösterilenler odaya normal bir hızda ulaşırken yaşlılıkla ilgili çağrışım yaratan kartlar gösterilen grup olması gerekenden daha yavaş olarak odaya gidiyor."
"Peki, hızlı öğrenmenin bir formülü var mı? Var ve hazırsanız tam da şimdi o formülü sizinle paylaşmak istiyorum.
Hızlı öğrenmenin formülü şu: Hızlı öğrenme diye bir şey yoktur!"
"'Araştırmacılar ve eğitimciler ister insanlar ister insan olmayan hayvanlar veya makineler olsun, müşterilerine en iyi nasıl öğretebilecekleri sorusuyla uzun süredir boğuşuyorlar. Burada tek bir değişken olan eğitimin zorluğunun öğrenme hızı üzerindeki rolünü inceliyoruz. Birçok durumda, eğitimin ne çok kolay ne de çok zor olduğu ve öğrenmenin en hızlı ilerlediği tatlı bir nokta olduğunu görürüz. Eğitim için en uygun hata oranının %15,87 civarında olduğunu veya tam tersine, en uygun eğitim doğruluğunun yaklaşık %85 olduğunu bulduk.'"