20li yaşlarımda kafamı yastığa koyduğumda babam bir gün gelicek umudu ile uyurdum. Düşüncelerim ise bizi sevmedi başka bir ailesi var ama gelince ne olursa olsun onu affediceğimi ve affetme konuşması hazırlayarak uykuya dalardım. O zamanlarlar gittiğim psikolog doktoru şuan ölümü kabullenemiyorsun en yakını kaybedip ölümün nasıl bir şey olduğunu görmen lazım o zaman kabulleniş başlar demişti. Tam tamına 6 sene sonra dedemi kaybettiğimde ölümün nasıl koktuğunu hissettiğimde ve ölmenin nasıl derin bir uyku olduğunu göğüs kafesim de hissedince babamın bir daha gelemiceğini kabul etmiştim.
Ben babamı 8 yaşında kaybettim ve kabul edesim 26 yaşımda oldu.
Bu acının tarifini size anlatamam ama böyle bir örnek vere bilirim.
Teşekkürler.
Deniz kenarı gibiyim dalgalar düşmanlarım gibi her seferinde durup canımı acıtıp arkalarına bakmadan geri gidiyorlar.
Ben, peki ben kıyıya vuran kumlar gibi ceplerimi dolduruyorum.
Yosun bağlayan kalbimden kimse düşüp kaymıyorlar, sanki basıcakları yeri iyi biliyolarmış gibi.