• Abdurahim Heyit - Karşılaşınca

    https://youtu.be/tYCXrX7cYS0

    seher vakti gördüm gözümün sultanını;
    dedim: sultan mısın? o dedi: yok, yok.
    gözleri ateş yeri, kolları kınalı;
    dedim: çolpan mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: ismin nedir? dedi: ayhan'dır.
    dedim: yurdun nere? dedi: turfan'dır.
    dedim: başındaki? dedi: hicrandır.
    dedim: hayran mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: aya benzer, dedi: yüzüm mü?
    dedim: yıldız gibi, dedi: gözüm mü?
    dedim: alev saçar, dedi: sözüm mü?
    dedim: volkan mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: çatık nedir? dedi: kaşımdır.
    dedim: siyah dalga nedir? dedi: saçımdır.
    dedim: on beş nedir? dedi: yaşımdır.
    dedim: canan mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: deniz nedir? dedi: kalbimdir.
    dedim: rana nedir? dedi: dudağımdır.
    dedim: şeker nedir? dedi: dilimdir.
    dedim: bir tatsam? o dedi: yok, yok.

    dedim: zincir vardır, dedi: boynumda.
    dedim: ölüm vardır, dedi: yolumda.
    dedim: bilezik? dedi: kolumda.
    dedim: korkar mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: neden korkmazsın? dedi: tanrı'm vardır.
    dedim: daha başka? dedi: halkım vardır.
    dedim: daha yok mu? dedi: ruhum vardır.
    dedim: şükran duyar mısın? o dedi: yok, yok.

    dedim: istek nedir? dedi: gülümdür.
    dedim: savaş var? dedi: yolumdur.
    dedim: ötkür nedir? dedi: kulumdur.
    dedim: satar mısın? o dedi: yok, yok
  • Dini hayal kaprislerine ve ihtiras taşkınlıklarına esir eden bir anlayışa yobazlık denir. Bugünkü yobazlık ise kan dökücü bir deliliktir. Çiçek hastalığı kadar bulaşıcı bir beyin marazıdır bu. Ve bunun yayılmasına kitaplardan ziyade topluluklar ve nutuklar etkilidir. Okumakla pek heyecanlanılmaz. Çünkü o zaman duygular uyanık olmayabilir. Fakat hayal gücüne sahip, coşkun bir adam, zayıf hayallilere söz söylerken gözleri ateş saçar ve bu ateş çarçabuk etrafı sarar. Sesinin tonu, el hareketleri dinleyicilerin bütün sinirlerini oynatır. O bağırır: Allah size bakıyor, onun uğruna savaşınız, der ve kitleler boğuşmaya girer.
    Voltaire
    Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • 306 syf.
    ·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
    DİKKAT! HAZIR OL!!!!!! ATEŞ!!!!!

    Ne zaman savaş hakkında bir kitap okumaya başlasam "artık beni şaşırtamaz"diyorum..oysaki ...şaşırtıyor

    Önce bu kitabı bana gönderen biricik Kübra sana çok teşekkür ederim hâlâ çakıl çikolataları tadı damağımda tıpkı dostluğun gibi hiç silinmeyecek :)

    Kitaptan ziyade yazar ilk kurşunu atıyor kalbime "bir ölü şairim " daha oldu sayesinde ...ölmüş olması değil , nasıl öldüğü yine çarpıyor beni ...

    "Auschwitz e gönderilir önce ..oradan
    "Dachau .. kamp deyince ölüm zaten akla gelir de .... ikisinden de kurtulup yirmi dokuz yaşında sobadan gaz solumak suretiyle kendini öldürdüğü. ..ışte bu akla gelmez ..aklım firari yıne, aklım tutuk
    Hatta aklım "tutuklu" bu adamlar yüzünden ...

    SAVAŞ travmaların hassas (hassas olmayanlar ? ) insanların yakasını asla bırakmaz taaaa ki ...kabuslarına kendi elleriyle son verene kadar ..

    Bu ATEŞ! !!! nidasi Rus esirleri infaz ettikleri bölümden kazındı gözlerime ..
    bir genç kızla baloya gidecek kadar temiz üniformalı SS subayları emri yerine getirirken bir adım geri kaçarlar .. beyin parçacıkları üstlerine bulaşmasın diye ..
    Yakın mesafeli enseden vurma eylemidir çünkü ..
    manikürlü pembe tırnaklı ellerin çektiği tetikler. .

    Malaparte "insana benziyorlardı " der..Almanlar icin titizlik ve düzenli oluşlarına dem vurarak ..

    Ama öldürücü olan infaz değildir benim için ..
    BU SATIRLARDIR. . şöyle yazmış Borowski
    "Meğer insan beyni çok lezzetliymiş,pişmeden bile yenebilirmiş üstelik "
    (Yolun kenarında iç içe duran suskun kalabalık, kasvetli bir nara atarak yerinden fırladı. .bir çığ gibi kanla lekelenmiş taşların üzerine atıldı )

    Işte kitabın kör noktası budur "Savaş ınsanı daha ne kadar sınar ?"

    Tadeus Borovski. .bir şair , bir yazar bize "Taslaşan dünya " miras bırakmış ..


    Okuyun benden tavsiyedir ..


    https://youtu.be/uTPmSRky8a0

    Yine gece...
    Çöker yine gaddar gök..
    Ölü sessizliğinde dönen akbaba.
    Siner kampın üstüne hayvancasına..
    Ay batar...ceset tonlarında.

    Ve savaşın sahipsiz kalkanı..
    Mavi Orion – ortasında kayıp yıldızlar.
    Karanlığın içinde esirler homurdanır..
    Ve alev saçar krematoryumun gözleri.

    O dumanlı, boğucu. Taştır ölüm.
    Gırtlağımda hırıldayan nefes...
    Göğüs kafesimi sıkan bu kurşun ayak..
    Üç milyon ölünün sükutu...
    Gece, ebedi gece. ..
    Hiç sabah yok.
    Zehirlenmiş gözlerim uykudan...
    Tanrı’nın hükmüyle...
    Yeryüzünün leşine...
    Çöker sis ..
    Birkenau üstüne.

    TADEUSZ BOROWSKI
  • "Yaşam tarzım sizin hoşunuza gidebilir, ya da gitmeyebilir, ama benim için hiç farketmez, beni tanımak istiyorsanız, saygı göstermek zorundasınız" anlamı taşıyan soğuk ve mağrur bir tavır takınmıştı.
    https://youtu.be/HqfEc9U37oU
    Lev Nikolayeviç Tolstoy
    Sayfa 539 - İş Bankası(epub)