Abdullah Gure profil resmi
Kırdılar lan yüreğimizi...
Öğretmen
Lisans
Gaziantep
Cizre
84 okur puanı
29 May 2018 tarihinde katıldı.
  • Birine küstün mü., darıldın mı hiç?
    Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mı hiç?
    Hasret nedir, ne değildir, de hele.

    Abdurrahim Karakoç
  • SORAYA...

    13 yaşındayken birkaç inek, küçük bir arsa ve birkaç halı karşılığında 20 yaşındaki Ali ile evlendirilen Soraya’nın, ‘Manutchehri’ adında filmi de çekilmiş olan çocuk bir kadının hikayesi bu.

    Soraya toplam 9 çocuk doğurur ve bunlardan sadece 4 tanesi sağ kalır.

    İran’da 1979 yılında İslam Devrimi ile her şey değişir, Ali Soraya’yı boşamak ister ve onu sağda solda kötüler.

    14 yaşındaki bir kızdan etkilenen Ali, Soraya’yı boşamak için her şeyi göze almıştır.

    Ali’nin şeytani planları Soraya’nın çocukluk arkadaşı Firuze öldüğünde devreye girer.

    Soraya, Firuze’nin ortada kalan kocası Haşim ve çocuklarına ev işlerinde yardım etmeye başlar.

    Ali ailesine nafaka ödememek ve Soraya’dan kurtulmak için karısının onu Haşim’le aldattığını ileriye sürer ve kısa süre içerisinde bunu küçük kasabada yayar.

    Ali daha sonra Haşim’i tehdit ederek yalan söylemesini ister; çünkü hükmün gerçekleşmesi için 4 erkek şahide ihtiyaç vardır.

    Bunlar bir şekilde bulunur ve Soraya’nın babası Morteza Ramazani’de toplum baskısına boyun eğerek recm cezasını onaylar

    Soraya’ya son sözleri sorulduğunda verdiği yanıt şu olur;
    “Bunu nasıl yapabilirsiniz?
    Sizler benim dostum, arkadaşlarımsınız.
    Birlikte aynı sofraya oturduk, aynı yemekten yedik.
    Sen benim babamdın,
    Sizler benim oğullarımdınız,
    Sen benim kocamdın!
    Bunu bana nasıl yapabildiniz?
    Bunu herhangi bir insana nasıl yapabiliyorsunuz?”

    Aldığı tepki ise, ellerinde Kuran kitaplarını tutarak toplanan kalabalık ve o kalabalıktan gelen “Bunu Allah istedi! Allahuuuekber, Allahuuekber” nidaları olur.

    Daha sonra kalabalık güruh Soraya’yı taşlamaya başlar.

    Ağlamayacağına söz veren Soraya’nın o alnını delen ilk taş darbesi babasından gelir...
    Aşağıda ki fotoğraf, Soraya’nın bilinen tek fotoğrafıdır.

    Soraya’yı Taşlamak / 2010 filmi tavsiyemdir dostlar.
  • Mütareke zamanında idi. Bir gün Sebilürreşad idarehanesinde üstad(Mehmet Akif Ersoy) ile oturuyorduk.

    Neyzen Tevfık çıkageldi. Üstbaş perişan, selâm vererek içeri girdi. Şöyle bir tarafa yıkıldı. Çok sarhoştu. Biraz geçtikten sonra rakı dolu mataradan bir kaç yudum aldı.Fakat artık bir yudum bile içecek hali kalmamıştı.

    Biraz sonra mataradaki rakıdan avucuna boşalttı. Kolonya gibi yüzüne gözüne, başına, saçlarına sürdü.Nihayet neyini alarak üstadın oturduğu koltuğun önünde, üstadın dizi dibinde yere oturdu, üflemeğe başladı.

    O halde muhrik bir taksim yaptı. Baktık, üstadın gözlerinden sessiz sessiz yaşlar dökülüyordu. Neyzen bunu görünce Neyi bıraktı. Üstadın boynuna sarıldı.Sakalından,yanaklarından öpmeye başladı. Öptü, öptü. Biz bu manzara karşısında mebhut kaldık. Üstad neye ağladı? Neyin hazin sesine mi? Neyzenin bu haline mi? Artık ne bizim sormamıza lüzum vardı, ne onun söylemesine.

    E.Edip
  • Sessizce yaşayan kadınlar var.
    Kendinden başka kimseye zararı olmayan,hüzünlerini gülümsemelerinin arkasına saklayan ve artık masallara inanmayan kadınlar.
    Yorgunluklarını gözlerinde taşıyan,konuşmaktan bıkmış,
    içine kapanmış,hayatı tecrübeleri ile sorgulayan,susan ve anlaşılmayan kadınlar.
    Gündüzleri nafakası için çabalıyan,geceleri yalnızlığına sarılan
    her şeye rağmen gene inatla ayakta kalan ve sevdikleri için yaşayan kadınlar.
    Saçınızdaki her beyaz,ışığınız;
    akıttığınız her gözyaşı ahınız
    ve doğruluktan ayrılmayan kalbiniz de
    sizi diğerlerinden ayıran en büyük farkınız olsun. 🌞🌞

    Alıntı/GÜNEŞ YILDIZ
  • FÜRUĞ FERRUHZAD
    ( 5 Ocak 1935 - 13 Şubat 1967 )

    5 Ocak 1935'te Tahran'da doğdu. Babası Albay olan Furuğ Ferruhzad 16 yaşında Liseyi bitirdi ve İran’ın ünlü simalarından Pevez Şapur ile evlendi. Bir oğlu oldu. Üç yıl süren evliliği boşanmayla sonuçlandı ve oğlunu bir daha göremedi. Yaşamını yazarlık, gazetelerde editörlük yaparak kazandı. İbrahim Gülüstan’la tanıştı ve sinemaya başladı. Sinemada oyunculuk, senaristlik, kameramanlık, yönetmen yardımcılığı, dublaj, montaj ve yaratıcı film editörlüğü yaptı. 1962 yılında yaptığı belgesel filmi o yıl İtalya’da Belgesel Filimler Festivalinde birinciliği elde etti. 1963 yılında yaptığı “Kara Ev” filmi, Almanya'da düzenlenen Ober Havzen Film Festivalinde en iyi film ödülünü aldı. Bu filmin çekimleri için gittiği Tebriz Cüzamlılar Evi’nden bir çocuğu evlat edindi. 13 Şubat 1967'de geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi. 1962 yılında Ferruhzad ile ilgili, birisi Unesco diğeri Beernardo Bertolicci tarafından iki belgesel film hazırlandı ve yayınladı.

    Çağımız İran şiirinin önde gelen kadın yazarlarından olan Furuğ Ferruhzad ilk şiirlerini İlkokulu bitirdiği yıllarda yazdı. Gazel türü bu şiirlerin ardından İlk şiir kitabı “Tutsak” yayımlandı. Bir yıl sonra da kocası Pevez Şapur’a ithaf ettiği “Duvar” adlı kitabı yayınlandı. "Yeniden Doğuş" adlı kitabıyla şiirinde zirveye ulaştı. ölümünden sonra çalışmaları Soğuk Mevsim adı altında bir kitapta toplandı.

    Düşünceleri ve şiirleriyle İranlı kadınları olduğu kadar, baskıcı rejimlerde yaşayan kadınları da etkiledi. Kadınların sorunlarını ele aldığı şiirleri fikirleri şiddetli tartışmalara neden oldu. İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirdi ve kadınların, daha iyi koşullarda bir yaşama kavuşmasını ve haklar elde etmesini savundu. Şah döneminin despotluğuna da karşı çıktı. Bazı şiirleri kimi zaman erotik bulunmuştur. Şairin şiirleri ve yaşamı hakkında çok sayıda makale ve kitap yayınlandı, yaşamı filme alındı.

    ESERLERİ

    Tutsak (Esir) (1952)
    Duvar (1957)
    İsyan (1959)
    Yeniden Doğuş (1964)
    İnanalım Soğuk Mevsimin Başlangıcına (Bu kitabı tamamlayamadan 1967'de öldü)

    ÖDÜLLERİ

    1962 yılında yaptığı belgeselle İtalya Belgesel Filmler Festivali'nde birincilik ödülü
    1963 yılında “Kara Ev” filmiyle, Almanya'daki Oberhausen Film Festivali'nde en iyi film ödülü
  • “Yanımdaki iskemleye oturdu, gözünü uzaklara dikti..
    çekmeye can atılan bir ceza kadar güzeldi…”

    Tomris Uyar
  • Dert etme, iyiyim ben
    Ara sıra mahşer
    Ara sıra yaşama hırsı…

    Sonra mazgal altı zulası
    Ve mektuplar
    Ve ara sıra hasret belası…

    Dert etme, iyiyim ben
    Ey yar
    Ey hüznümün tütün sarısı…

    Yusuf Hayaloğlu
  • " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "

    Elbert Hubbard
  • "Neden yazı yazdığımı mı soruyorsunuz bana? Zevk mi alıyorum? Değer mi? Peki para kazandırır mı? Öyleyse bir nedeni var mı?

    Yazıyorum çünkü
    İçimde susturamadığım
    Bir ses var..."

    #SylviaPlath

    #LettersHome 'dan...1948

    11 Şubat 1963

    Mezar taşındaki yazı:"Harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetiştirilebilir.”

    Pek yakında, evet pek yakında
    Mezar inimin yediği etim
    Gene üstümde olacak eve gittiğimde.

    Bir kadın olacağım yine, yüzümde gülümseme
    otuzumdayım daha.
    Kedi gibi dokuz canım var hem de.

    (#ArielLadyLazarus. Çev: Yusuf Eradam)
  • "–Bu çalan nedir?
    + Edith piaf diye bir kadın...
    – Ne anlatıyor bu şarkıda?
    + Ne kadar sevdiğini… ama terk edilmiş.. hep hayal kırıklığı yaşamış..
    – Bunu bir süre daha dinlersek, Almanların beni öldürmesi
    gerekmeyecek."
    Saving Private Ryan / Er Ryan'ı Kurtarmak (1998)
Kırdılar lan yüreğimizi...
Öğretmen
Lisans
Gaziantep
Cizre
84 okur puanı
29 May 2018 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Denemeler
  • Çocukluğun Soğuk Geceleri

Okuduğu kitaplar 441 kitap

  • İvan İlyiç'in Ölümü
  • Mem û Zin
  • Deli
  • Cahil Filozof
  • Varoluşçuluk
  • Tragedyanın Doğuşu
  • Ahmed Arif
  • Gezgin
  • Haberci
  • Malcolm X

Okuyacağı kitaplar 134 kitap

  • Kardaki Kan
  • Çığlık
  • Örnek Alınacak Hikayeler
  • Hitler'in Psikopatolojisi
  • Huzursuzluğun Kitabı
  • Kanadı Kırık Melek’in Kanadına Takılanlar
  • Kurtlarla Koşan Kadınlar
  • Roboski - Gençler Öldü
  • Kürdün Zemyan Yarası
  • Zincire Vurulmuş Prometheus
Okur takip önerileri
Daha fazla