"Robotlar, pozitronik beyinlerinde barındırdıkları tüm komplikasyonlara rağmen insanlar tarafından, dolayısıyla da insani değerler doğrultusunda üretilmiştir.
İmkansızlıkla karşılaşan bir insanın tepkisi, genellikle gerçeklikten uzaklaşmak olur; sanrılar dünyasına adım atar, alkole sarılır, isteri krizlerine girer ya da kendini köprüden aşağı atar. Hepsi aynı kapıya çıkar, kişi, durumla yüzleşmekten kaçıyordur. Robotlarda da bu böyle. Mümkün olan en hafif dilemmalar bile rölelerinin yarısını bozabilir, ağır dilemmalarda ise pozitronik beyin yollarının tamamı yanar, bir daha da tamiri mümkün olmaz."
"Son iki gün boyunca iyice düşünüp taşındım," dedi Cutie, "ve çok ilginç sonuçlara ulaştım. Öncelikle sakıncasız bulduğum tek varsayımdan yola çıktım. Ben şahsen varım, çünkü düşünüyorum..."
"Jüpiter aşkına!" diye homurdandı Powell. "Robot Descartes da mı görecektik?"
"Benim-gibi-bir-robot-mu?"
"Evet, Robot amca."
Konuşan Robot buna cevap olarak deli gibi guruldadı, anlamsız sesler çıkardı. Kendisini belli bir obje olarak değil de, bir grubun elemanı olarak tanıtan bu radikal genellemeyi kaldıramamıştı. Görevini yerine getirip böylesi bir kavramı hazmetmeye çalıştı, yarım düzine bobini yandı. Uyarı sinyalleri ötmeye başlamıştı.