• İnsanı ister hümanistlerin anlayışı ile tanrılaştırmaya çalışan görüş olsun, ister evrimcilerin onu hayvan yerine koyan görüşleri olsun, hepsinin ortak paydası, Kitab-ı Mukaddesin beyanlarını yalan çıkartma çabasında toplanmaktadır.
    Bu kafa yapısı, insanı tanrısallığa doğru yüceltirken de hayvanlığa doğru alçaltırken de, onu bir tek boyuta indirgeyebileceğini düşünüyordu. Nitekim 19. yy da artık insana ulvî bir yaratık olarak değil, fakat sadece ya tenasül organı tarafından (Freud), ya midesi tarafından (Marx), yönlendirilen "süfli" bir yaratık olarak bakılıyordu. Bütün bu çabaların günümüzdeki hasılasını bir kere daha tartışma gündemine getirmek ve bu yolda kat edilen mesafeye bakmak ibretli olur sanıyoruz. Hamlet'in, Guildenstern'e olan itirazı bir kere daha gözden geçirilmeli ve insanın bir kaç perdelik bir kavala benzemediği üzerine düşünülmelidir.
  • HAMLET Beceremeyeceğim bunu.
    GUILDENSTERN Neyi efendimiz?
    HAMLET Akıllıca bir karşılık vermeyi, aklım bozuk çünkü benim.
  • GUILDENSTERN
    Fazla mutlu olmamaktan mutluyuz
  • Guildenstern:
    - Elimi sürmüş değilim flavtaya efendimiz. İki sesi bile yan yana getiremem. Hiç anlamam bu işten.
    Hamlet:
    - Ya, gördünüz mü? Düşünün ne kadar küçük görüyorsunuz beni. Çalmaya kalkıyorsunuz beni. Perdelerimi bilirmiş gibi davranıyorsunuz. Sırlarımı üfürmek istiyorsunuz yüreğimden; en yüksek, en alçak sesleri çıkarmak istiyorsunuz benden. Oysa şu çalgıyı, içi güzelim seslerle dolu şu ufacık çalgıyı, bilmem, beceremem diyorsunuz söyletmesini. Allah'tan korkun, bu düdükten daha mı kolay beni öttürmek? Dilediğiniz çalgıya benzetin beni, kırın koparın tellerimi perdelerimi, bir tek ses çıkaramazsınız benden.
  • GUILDENSTERN
    Haddimi bilmiyorsam sevgimin sınırları aşmasındandır bu efendimiz.
  • HAMLET
    ...Nasılsınız kardeşler?
    ROSENCRANTZ
    Dünyanın ufak tefek yaratıkları nasılsa öyle!
    GUILDENSTERN
    Fazla mutlu olmamaktan mutluyuz,
    Kader gömleğinde başta gelen düğmeler değil
    Bizim iliklediğimiz düğmeler!
  • Klasik konuları işlemesine rağmen o şiirsel anlatımıyla Shakespeare'in büyüsüne kapılıyorum her okuyuşumda.
    Şimdi biraz *sürpriz bozan*lı yorumlarda bulunup karakter analizi yapmak isterim.

    *heves kaçıran, sürpriz bozan*
    Aşk konusunun işlenmesini bekliyordum fakat yanılmışım. Daha çok intikam, makam mevki uğruna yapılan eylemlerin sonuçları ele alınıyor.
    Sevgili Hamlet'imiz babasının öldüğünü değil, öldürüldüğünü öğreniyor ve kitap Hamlet'in intikam alması isteği üzerine şekilleniyor.
    Peki aldığı intikama gerçekten intikam diyebilir miyiz?
    Şöyle şöyle işler yaptı şunu ayarladı bunu halletti diyemiyoruz. Daha çok intikamı anlık gerçekleşiyor gibiydi. İntikam olması için önceden hepsini ayarlayıp geriye domino taşlarının birbirini yıkmasını izlemesi gibi olanları görmesi gerekirdi. Ancak İngiltere'ye giden mektubu değiştirip Rosencrantz ve Guildenstern'in kellelerini aldırmasına intikam diyebilirim. Fakat eleştirmiyorum, güzel işlenmişti,başarılı. Şimdi de biraz karakter analizi yapalım.

    Hamlet - İyisin hoşsun tatlı Hamlet'imiz. Özellikle iğneleyici lafların beni baya gülümsetti, güzel iğneledin hakedenleri. Ama bir türlü nasip olmadı çabucak intikamını almanın babanın. Bak Laertes'e babasının öldürüldüğünü duyunca koşa koşa geldi halkı arkasına alarak. Halk biraz daha ateşli olsaydı tahtta Laertes oturuyor olacaktı. Sen de rüzgar gibi savruldun plan yapmak hak getire. Anlık kararlar verdin, eylemler yaptın ama sen de dedin ne kadar plan yaparsak yapalım sonucu kader belirliyor diye. Bu plansızlığını bu inancına bağlıyorum yırttın. Ayrıca Ophelia'ya karşı olan sevgin beni çok şaşırttı be yavrum. Tamam deli rolü yapıyorsun sevmiyorum seni diyorsun üstüne laf koyuyorsun kıza, sonra cenazesinde çok seviyordum onu diyorsun. Kitap boyunca rolünü yaptığın deliliğin altında büyük bir mantık vardı ama Ophelia'ya duyguların aklımı bulandırdı. Sonuç olarak sevdim seni keşke göçüp gitmeseydin ama onurlu öldün, başarılı.

    Fortinbras - Seni başlarda ergen, kanı hızlı aktığı kadar gözleri de hızlı kapanacak diye düşünmüştüm ama helal olsun sana herkes göçtü sen kaldın. Sonradan girdin zaten gözüme mantıklıymışsın, başarılı.

    Horatio - Sen ne yüce bir insansın. Sen yönet ülkeyi diyeceğim de gözün yok hiç makam mevkide soytarılıkta, başarılı.

    Polonius - Ağır dalkavuksun, en ağırından. Ayrıca Hamlet o kadar laf koydu sana nasıl bir tanesini anlayıp da cevap veremedin bunu da ben anlamıyorum. Sana ölmek müstahaktı zaten iyi oldu. Karakterin güzel, tam olması gerektiği gibi yansıtılmış ama sevmiyorum seni o yüzden, başarısız.

    Leartes - Aferin sana doğrusu. Hamlet senin kadar olamadı bu kral olma yolunda adım atmalarda. Olmadın ama oluyordun. İsteseydin esetten olurdun bence. Kız kardeşine verdiğin nasihatleri de beğendim güzeldi. Ama mezarlıkta da ne diye yapışıyorsun bi anda Hamlet'in boğazına, haksızsın orada. Bir de kralla hain hain planlar yapmışsın, onur da yok sende. Hamlet gelip gönlünü almaya çalıştığında da tripleniyorsun olmaz böyle. Sen kendin başarısız olmak istemişsin bu devamlı yaptığın hatalı eylemlerle o yüzden, başarısız.

    Kral - Kardeş kanı değmiş o ellerine pis insan seni. İlk başta severdin Hamlet'i ya da ben sevdiğini düşünüyorum. Sonra baktın Hamlet benim foyamı ortaya çıkaracak gerçekleri ortaya serecek, gönder İngiltere'ye alsınlar kellesini. Kardeşinin karısıyla evleniyorsun bir de. Karın senin hazırladığın zehirli içkiyi içtiğinde o anki kayıtsızlığın da beni benden aldı doğrusu. Tabi pişman oldun sonradan yaptıklarından ama son pişmanlık neye yarar ? Her şey senin başının altından çıktı bu kadar kolay ölmemeliydin. Fakat şunu da belirtmek isterim ki senden sonra tahta gerçekten Hamlet'i geçireceğine canı gönülden inanıyordum. Ne kadar onursuzluk varsa sende toplanmış. Arada kendi içini, düşündüklerini yansıttın fena değildi. Karakterinin işlenişi bakımından, başarılı.

    Kraliçe - Değer miydi? Hamlet sana lafları koyduktan sonra döndün ama iş işten geçeli çok olmuştu. Hamlet'in içkisini içip onu bir anlamda kurtarmış oldun ordan bir puan veriyorum sana. Ayrıca anne olduğunu belli ettin Hamlet'e güzel davrandın ordan da sana iki puan. Sonradan döndün ama ben eskiden yapılanları unutmam o yüzden, başarısız.

    Ophelia - Kızım Hamlet sana o kadar laf koydu neden karşılık vermiyorsun yav ? Geçiştirme cevap ver işte. Hem ben senin aşkına da inanmıyorum Hamlet'e karşı. Babanın kuklasıydın güzel kullandırttın kendini, yüreğini dinlemedin, onu geçtim mantığını da dinlemedin. Keşke almasaydın canını kendi iradenle o kısma üzüldüm. Kuklaydın ve zayıftın, başarısız.

    Hayalet - Yeter sen de Hamlet'i sıkıştırma öcümü al öcümü al diye. Tamam bazen kendisine hatırlatılması gerekiyor Hamlet halleder o kısmı. Aldı öcünü artık ruhun huzur bulsun yeter, kararsızım.