• YÜREK DİLİM
    bahar kuşları gibi yaşamak
    bahar gibi yaşatmak isterken
    öldürülüyorsun
    burda ölümler hep erken
    yıldızlar geceye gülüşlerini dökerken
    çıktım yola
    ben olmayacağım
    memleketimizde şafak sökerken
    hiç olmasa sen
    anlamış olsaydın beni
    bu kadar yıkılmazdım giderken
    ve sana düşlerinle gelmek isterdim dönerken
    türkiyeye benziyorsun sen
    artvin kokan artvinliyim ben
    bu kadar mı zor beni anlamak sevgilim
    düşlerimin bahçesinde
    pembe şarkılarını söylesede aşkın
    memleketim gibi yaralı yüreğim
    beni hasretin yakar
    insan büyüdüğü yer gibi bakar
    ve sevdiğim sevdiği kokar
    ben isterimki gökyüzü gibi masmavi
    gökyüzü gibi derin olsun sevdam
    aşka küs olmasın şafaklar
    bu yürek sensiz şafaklara
    gül değil kül kalkar
    gözlerim hep yollarına akar
    anılarımızı ceplerinde saklayan sokaklar
    bana sen gibi bakar
    çocukların çocukluğuna dokunulmasın
    hiç kimsenin kimliği
    rengi dili sorğulanmasın
    ezen ezilen olmasın
    insanlar gökyüzü bayrağı altında
    kardeşçe ve insanca yaşasın istedim
    onca yaramın
    kavgamın ortasında seni sevdim
    kavgamada sanada emek verdim
    hadi anlamadılar beni
    ömrümde kendimden öne koyduklarım
    sen anlasaydın bari
    hani
    senin adresindim ya yârim
    yokluğun içimde kor
    beni anlamak bu kadar mı zor sevgilim
    hep sevgi elbiselidir dilim
    artvin kokan artvinliyim
    insandır kimliğim
    şiir benim yürek dilim
    şiirlerim sevgin kokar sevgilim
    hadi anlamadı diğerleri
    sen neden anlamadın sevdiğim beni
    kanamasın diye kimsenin ciğerleri
    özgürlüğün bayram yeri
    aşkın cenneti yapmak suç mu memleketi
    hadi memleketim anlamadı beni
    hiç olmasa sen anlasaydın
    elimden tutsaydın
    beni mahpuslarda
    beni sürgünlerde
    en zor günlerde
    beni sensiz bırakmasaydın
    Günaydın.....
  • Eğer doğada bir şey ucuzlatılıp avamlastırılabilirse (çünkü kültür bu konuda epeyce yol kat etmiştir), bu güldür. Şehir güllerle dolu. Asırlar boyunca yığılan bunca ölümün üstünü kapatmak için mi acaba? Tüm mezarlıklar gül kokar.
    Georgi Gospodinov
    Sayfa 210 - Metis Yayınları
  • Salın beni zincirler ben o yâra vuruldum...
    Girmeyin günahıma ki hünkâra vuruldum...
    Cellâdımın gözlerine ram olmuşum dila...
    Pervasızım pervasız bir dildara vuruldum...
    Salın beni zincirler ben o yâra vuruldum
    Girmeyin günahıma ki hünkâra vuruldum

    Cellâdımın gözlerine ram olmuşum dila
    Pervasızım pervasız bir dildara vuruldum
    Neyleyim sevdasız baharı cennet olsa da
    Yâr’in nefesiyle harlanan nâra vuruldum

    Hiç gam değil uğruna binlerce defa ölmek
    Aşkınla mabetleşen o mezara vuruldum
    Bahtı kara olsam da bir garip divaneyim
    Divaneyim divane bu diyara vuruldum

    Senden Sana kaçtım hep Senden Sana koştum hep
    Aşkının oklarıyla ben kazara vuruldum
    Bu gökkubbe bahtıma her mevsimde ağlıyor
    Göz göz sağanak inen bir yağmura vuruldum

    Uzak diyarda sürgün münzevi bir mahkûmum
    Buram buram yâr kokan şu rüzgâra vuruldum
    Kara sevda ne imiş bilir misin be gülüm
    Güzeller güzeline ben kapkara vuruldum

    Tutmayın beni artık tutmayın mahzenlerde
    Kenanlı Yusuf gibi bir serdara vuruldum
    Buldumsa ölümsüzlük iksirini ben buldum
    Ölümler ötesinde şehriyara vuruldum

    Ben gibi garip garip öten bülbül neylersin
    Bülbül aklın yitirdi ben gülzara vuruldum
    Coşkun bir nehir oldum yıktım bütün bentleri
    Yâr adıyla cezbedar deryalara vuruldum
    Meydanlarda ismini zikredince ahali
    İsminle sırılsıklam şu bahara vuruldum

    Dört kitapta her ayet adını haykırdım hep
    Gelirsin diye bir gün intizara vuruldum
    Ben değilmişim yalnız gül yüzüne müptela
    İl il seni arayan her nazara vuruldum
    Levlake burcundasın felekler Sana vurgun
    Benden Sana yükselen ahuzara vuruldum

    Dostların seni anıp gittiler bu diyardan
    Yâdın ile mestane o edvara vuruldum
    Ebubekir aşkınla döndü pervane gibi
    Vuruldu Ömer, Osman ben Haydar’a vuruldum

    Şemsi okur ezanı ben o Yâr’a vuruldum
    Can alınıp satılan bir pazara vuruldum

    Nurullah Gülsever