Muvazenemi kaybediyorum , öyle mi? Muvazene dediğin ne? Dünyamı kaybediyorum. Dünya benim için artık o dünya değil. Kırk sene içinde yaşadığım âlem, o âlem değil. Kırk sene inandığım hakikatler, başımı bir yastık gibi dayadığım emniyetler, üstüne bina kurduğum nisbetler, avucumdan kayıp gidiyor. Hiçbir şey eskisini andırmıyor. Her şeyin içinden bir başka yüz çıkıyor. Şu koltuk, koltuğa; şu ayna, aynaya benzemiyor. Hangi dünya doğru,bu mu , evvelkisi mi?
Ben ne yaptım? En sağlam basamağı ayağımdan kaydırdım. Körlüğü zedeledim. Şimdi görünen şeye nasıl bakayım? İnsan kaderini bir rüya gibi uykuda bulur. Bu rüyayı uyanık nasıl seyredeyim? Allahla kalabalık arasında kaldım. Boşlukta nasıl durayım?
Bir kahraman düşünün! Dünyada atlatmadığı tehlike kalmamıştır. Ne korkulu işleri kendi iradesiyle doğurmuş,kendi iradesiyle yenmiştir. Bir gün bu adam evinden çıkarken ayağı bir taşa takılır,düşer ve ölür. Ne dersiniz?
Kötü-iyi tanımı zaten başlı başına çözümsüzdür: En kötü dediğiniz insan bazen iyi, en iyi dediğiniz insan bazen kötü olabilir. İnsanları tanımlarken grilerle düşünmek sizi her zaman kazançlı çıkarır.