Dislektiklerde sezgi ve hayal gücü kuvvetli, bilim içinde bunlar gerekli. Hayal gücü olmadan sadece dünyadaki bilgiyi sınıflandırmış oluruz. Sınıflandırma bilimsel süreçte önemli ama bilim sadece bundan ibaret değil. Bilimdeki ilerlemeler bilineni tekrarlamaktan değil, bilinmeyeni hayal edip araştırmaktan doğar.
Güçlükleri ya da engelleri olan insanlar değil, sistemlerdir. Ancak sistemlerini farklı ihtiyaçları karşılayacak şekilde kuramayanlar, cümlelerini "...güçlüğü", "...engeli" gibi tamlamalarla kurarlar. Bu şekilde söylenince sanki sorun sistemde değil, insandaymış gibi bir algı oluşur.