Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onlarn uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetsen bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Bahtsız kadın fahişeliğe başladı.
Fantine'in başına gelen bu felaketin anlamı neydi? Toplum bir köle satın almıştı.
Kimden? Sefaletten.
Açlıktan, soğuktan, yalnızlıktan, terk edilmişlikten, yoksulluktan. Acıklı bir pazarlık. Bir parça ekmeğe karşı bir ruh. Sefalet arz ediyor, toplum kabul ediyor.
Sayfa 225 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları I. Cilt·Kitabı okudu
Tüm bunları ben yarattım, ben yaşattım; nerede tüten bir baca varsa sobasına odunu, tenceresine etini ben koydum; refahı, alışverişi, krediyi ben yarattım; benden önce hiçbir şey yoktu; hayatı canlandırdım, bereketi artırdım, insanları teşvik edip tüm bölgeyi kalkındırdım.
Sayfa 276 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu