• 248 syf.
    ·8 günde·Puan vermedi
    Kitabın ilk sayfasında karşınıza şöyle bir cümle çıkıyor: "İyi ki kitaplar var..."
    İyi ki diyorum bende iyi ki!

    "Cam Irmağı Taş Gemi koydum bu kitabın adını bütün itirazlara kulaklarımı tıkayarak. Değil mi ki kimi taş gemi oldum cam ırmakların üzerinde yüzmeye kalkıştım; kimi cam ırmak oldum taş gemilerin bağrımda yüzmesine alıştım. Ama her halde de sadece cam ırmağın değil taş geminin de kırıldığına tanığım."

    Kitaba ismini veren öyküden bir bölümle başlamak istedim yazıma. Yazarın kitaba neden bu ismi koyduğunu anlamak için. Nazan Bekiroğlu'nun Cam Irmağı Taş Gemi kitabı 5 hikayeden oluşuyor:

    Be
    Kül Rengi Küçük Kuş İle Beyaz Mermer Şehir
    Mavi Gül Dalı
    Cam Irmağı Taş Gemi
    Zeyl: Nihade'nin Beşinci Defteri
    Gülibrişim Tazarrusu (Tazarru Tanrı'ya yakarmak anlamına geldiği için onu hikaye olarak almak istemedim.)

    Bu hikayeler farklı farklı hikayeler olarak görünse de aslında birbiriyle bağlantılı olarak ilerliyor. Bir hikayede dikkat etmediğiniz küçük bir detayı diğer hikayede ayrıntılı bir biçimde okuyabiliyorsunuz. Bir varmış bir yokmuş ile başlayan annelerin çocuklarına gece uyurken anlattığı öykülerin Nazan Bekiroğlu ile buluşması olarak adlandırıyorum bu kitabı. Kendine bir has anlatımı var. Olayların bir çırpıda verilmesini isteyenler bu kitapta biraz zorlanabilir.
  • 248 syf.
    ·24 günde
    Elimde 'Cam ırmağı Taş gemi', Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülü olan kitabımız, hakikaten ödülü hak etmiş..Fakat derseniz neden 8 puan, son kısım gülibrişim tazarrusu olmayadabilirdi. Hikâyeleri okumak yetiyor okuyucuya bence. :)

    Bilenler bilir kalemini apayrı sevdiğim yazarlardan biridir, bazen birine tavsiye ederken 'dilinin ağır olduğunu' söyleyenler oluyor, bu yüzden okumayı pek istemeyenler.. Belki de doğru kitaptan başlamak en guzeli diye dusunuyorum.. Yanii ki  Nazan Bekiroğlu hiç okumamışsanız bu kitaptan başlamayın, sebebini ileriki kısımlarda anlayacaksınız. :)

    Birazcık yorgunum fakat tatlı bir yorgunluk bu, çünkü bende yazarla birlikte gezindim, bazen bir ağaç altında dinlendim onunla.. sonra tekrar kalktım, bir hikayenin sonuna şahit olurken bi başka hikayenin ortasında buldum kendimi..

    İç içe geçmiş 5 hikâyeden oluşuyor, aslına bakarsanız sadece bu kitapla sınırlı kalmıyor,2002  yılında yazdığı İsimle ateş arasında ( ki o da şahanedir) adlı kitabın kısmen devamı kısmen hikâyenin arka yüzü niteliğinde. Bu yüzden eğer birinden başlayacaksanız o Cam ırmağı taş gemi olmasın :)

    En sevdiğim hikâyelerden biri ' Kül rengi küçük kuş' oldu..Çünkü o sevdiğinin halihazırına talip.Nedensiz nasılsız..
    Sonra bir de Cam ırmağı Taş gemi yok mu?..sevmesem olmazdı.Bakın yazar nasıl anlatıyor:

    Cam ırmağı Taş gemi koydum bu kitabın adını bütün itirazlara kulaklarımı tıkayarak. Değil mi ki kimi taş gemi oldum cam ırmakların üzerinde yüzmeye kalkıştım; kimi cam ırmak oldum taş gemilerin bağrımda yüzmesine alıştım. Ama her halde de sadece cam ırmağın değil taş geminin de kırıldığına tanığım. Vee Netice:  Cam ırmağında taş gemi yüzdürmeyi bir türlü başaramadım. Sy:198

    Numan hayatı kelâmla seven tuketen belki, 'aşkı kelimelerin mizanında tartan'.sy:218
    Ve bütun karanligiyla Nihade. Isimle ateş arasindaki Nihade ve Numanı burada da buluyoruz.
    Kitabı bitirmeye yakın düşündüm, kendi kendime ne çok aşkı, yangını, acıyı izliyor dedim..sizce de öyle değil mi?
    "Çok usandım kendi aşkımda değil başkalarının aşkında sınanmaktan" dedi yazar...sy:244



    Tavsiye ederim :) Keyifli ve 'nitelikli' okumalar..
  • Tanrım,
    nasıl bir çölüm şimdi ben ki her yağmur damlasını,
    daha bağrıma düşmeden,
    kurutuyorum.
    Nazan Bekiroğlu
    Sayfa 244 - Timaş Yayınları