"İnsanın hayatı tanımadığı ne çok kişiyle çarpışıyor aslında. Ya da tanıdığı ama anımsayamadığı. Kaderin ince iplikleriyle birbirine bağlı çiçekler gibiyiz."
"Nasılsa olmayacak diye baştan vazgeçmek. Ya da nasılsa bitecek korkusundan ilk zorlukta kesip atmak ve rahatlayıvermek. O yüzden mi yarım yarım her şey?"
Sevmenin imkânlarını kim belirliyordu sahi? Ülkelerin sınırlarını belirleyenler mi? Bize bir doğum belgesi, kimlik verenler mi? Anne babalar, devletler, din büyükleri, belediye reisleri, ekonomi bakanları, merkez bankası başkanları mı? Akıl ve mantık mı? Gelenek görenekler mi? Verdiğimiz sözler, ettiğimiz yeminler, attığımız imzalar mı? Yoksa sadece sevdiklerimizin ta kendisi mi?