• Dr. Isles!" diye bağırdı rahip arkasından. "Katolik eğitimi aldınız. Hiç iman kalmadı mı sizde?"Maura arkasına dönüp rahibe baktı. " İman kanıt istemez. " dedi "ama ben isterim. "
    Tess Gerritsen
    Sayfa 119 - Epub
  • DOĞRU ŞEYLERE YANLIŞ, YANLIŞ ŞEYLERE DOĞRU ETİKET YERLEŞTİRMEK

    Doğru şeylere yanlış etiket yerleştirerek doğru şeyleri sabıkalı hale getiririz:

    Güzel bir söz söyleyince “edebiyat yapma” derler.
    **
    Düşünceli bir söz söyleyince “felsefe yapma” derler.
    **
    Yeni bir şey söyleyince “Başımıza icat çıkarma” derler.
    **
    Doğru bir şey söyleyince “Doğrucu Davutluk yapma” derler.
    **
    Bir şey düşününce “Hindi gibi ne düşünüyorsun” derler.
    **
    Çalışkan bir öğrenciysen “inek” derler.
    **
    İffetli yaşayan kıza “köylü kızı Kezban ya da rahibe Terasa” derler.
    **
    Yanlış şeylere doğru etiket yapıştırarak yanlış işlere meşruiyet oluştururuz:

    Umumhaneye “mektep ya da üniversite” derler.
    **
    İlk umumhane deneyimine “milli olmak” derler.
    **
    Fuhuş sektöründeki kadınlara “hayat kadını” derler.
    **
    Kadın pazarlayan yaşlı kadına “hacı ana” derler.
    **
    Metresle yaşamaya “dost hayatı” derler.
    **
    İçkiye “aslan sütü” derler.
    **
    Hapishaneye “savcının oteli” derler.
    **
    Mafya liderine “baba” derler.
    **
    Kumara “piyango” derler.

    Kavramlar karışınca kafamızda karışıyor. Mesela geçenlerde bir “iftar” yemeğine katıldım. Ama adını değiştirmişlerdi. “Yemekli Değerlendirme Toplantısı” yazmışlardı. Yemek sonrası benim kafam karmakarışık oldu. Acaba dini bir yemek mi yedik yoksa resmi bir yemek mi yedik. Anlayamadım. Sonra kendi kendime “Üzümünü ye bağını sorma” diye meşruiyet aramayı yadırgayan bir toplumda bu kadar düşünürsen beynin kısa devre yapar. Uydum kalabalığa de rahat et.” dedim.İşin en kötüsü yakındığımız konuların aynı zamanda bir unsuru olarak hayata devam etmemizdir. Eleştiri kokan bu ifadeleri topluma değil kendime yöneltiyorum. Şarkılardaki gibi “Eller günahkâr/Diller günahkâr/Bir çağ yangını bu bütün/Dünya günahkâr/Masum değiliz hiçbirimiz.”

    Keşke ülkemizde bir “Türkçe Rafineri Tesisleri” kurulsa, önce kelimeleri arıtsak, sonra da düşüncelerimizi arıtsak ne kadar iyi olacak.


    ALINTI
  • İncil'de kaybolan koyun benzetmesi:
    Siz ne dersiniz? Bir adamın yüz koyunu olsa ve bunlardan biri yolunu şaşırsa, doksan dokuzunu dağlarda bırakıp yolunu şaşıranı aramaya gitmez mi? Size doğrusunu söyleyeyim, eğer onu bulursa, yolunu şaşırmamış doksan dokuzu için sevindiğinden daha çok onun için sevinir. Gökte tövbe eden tek bir günahkar için, tövbeyi gereksinmeyen doksan dokuz doğru kişi için duyulandan daha fazla sevinç duyulacaktır.

    Gazap Ateşi(2004)
    Rahibe: Alınmayın ama mesleğinizin olması bile hoş değil.
    Creasy(Bodyguard): Bence de öyle rahibe, bence de öyle.
    Rahibe: Yaptığınız işte Tanrının elini gördünüz mü?
    Creasy: Hayır. Uzun zamandır görmedim.
    Rahibe: İncil der ki: Kötülerden kurtulmak için kötü olma, kötülerden kurtulmak için iyi ol.
    Creasy: Bu, romalılar bölüm on iki, yirmi birinci ayetten.
    Creasy: Ben kaybolan koyunum rahibe.
  • “Bir grup rahibe misyoner olarak günahkar dünyaya yollanmak üzereydi. Baş Rahibe hangilerinin önlerindeki tehlikeli ve zorlu işlere uygun olduğuna karar verebilmek için her birine son bir soru sordu.
    "Rahibe Agatha," dedi ilkine. "Bomboş bir sokakta gece vakti yürürken tanımadığın bir adam yanına yaklaşıp uygunsuz teklifte bulunsa ne yaparsın?"
    "Aman Yarabbim!" diye yutkundu rahibe. "Allah korusun! Hemen dizüstü çöküp ruhumu kurtarması için Kutsal Meryem'e yakarırdım."
    Baş Rahibe, rahibe Agatha'nın daha domestik işlerde çalışmasının daha doğru olacağını not etti.
    Aynı soru Rahibe Agnes'e sorulduğunda, "Ne olacak, hemen suratına bir yumruk atardım...ve sonra koşa koşa oradan uzaklaşır, bir yandan 'Yardım edin!' diye bağırırdım," diye cevap verdi.
    Baş Rahibe, rahibe Agnes'in misyonerlik için uygun olduğunu not etti.
    Sıra rahibe Theresa'ya geldiğinde, "Şey, önce adamın pantolununu indirirdim..." deyince Baş Rahibe az kaldı boğuluyordu, ama rahibe Theresa devam etti. "Sonra da eteklerimi kaldırırdım, ve sonra..."
    "Rahibe Theresa," diye araya girdi Baş Rahibe, "Bu nasıl cevap böyle?"
    "Şey," dedi diğeri, "Düşündüm ki ben eteklerimi kaldırırsam, onun da pantolonu inmişse ben ondan daha hızlı koşabilirim!”
  • Rizzoli ve İsles serisinin devam kitabı olan Günahkar kitabında bu defa cinayetler farklı bir boyut alıyor. Kilisede vahşice öldürülen Rahibe Camille ve hayata sıkı sıkı tutunan Rahibe Ursula. Sanki 'size anlatacağım çok şey var onları söylemeden gitmemeliyim' der gibi.. Bir de yüzü maske gibi soyulan, elleri ayakları kesilen gizemli kadın. Bu cinayetler birbiriyle bağlantılı mı ? Ya da hangi günahın bedelini ödüyorlar ?
    Rizzoli ve İsles artık yakın arkadaş oldular. Hayatları da cinayetler gibi darmadağın. Bir taraftan Victor'un gizledikleri. Bir taraftan Dean'ın uzaklığı. Ama yine de sevmekten asla vazgeçmiyorlar.
    Rahibeler, kilise hayatı, gizlenilen günahlar, kaçılan gerçekler, çözülemeyen şifreler, doktorlar, polisler, korkular derken heyecan dolu bir romanın daha sonuna geldik. Her bölümde hop oturup hop kalkıyorsunuz. Acaba neler olacak diye merakınız, sizi kitabın bir an önce bitmesine odaklıyor ve şifreleri çözdükçe olayları daha iyi kavrıyorsunuz. Cerrah ve Çırak kitabının devam kitabı olan Günahkar kitabı sizi bambaşka bir olayın içine sürüklüyor. Kilise ve çevresinde gelişen cinayetler, Hindistanda yapılan katliam.. Cinayetlerin sırları, katliamın gerçek yüzü, ölen hayvanlar, suda bulunan bir bebek ve daha pek çok iç karartıcı olaylar bu kitapta sizleri bekliyor.

    Polisiye severler Rizzoli & İsles serisini kaçırmasın.
  • Bir köyde 100 civarında kişi katlediliyor. Kilisede birisi ölü diğeri ağır yaralı 2 rahibe bulunuyor. Terkedilmiş bir lokantada 2 eli, 2 ayağı kesilmiş, yüzünün derisi kesilerek alınmış, vurularak öldürülmüş bir kadın cesedi bulunuyor. Bu olayların birbiri ile bağlantısı ne olabilir? Serinin bu üçüncü kitabında sürücü koltuğuna çoğunluk Dr.Isles geçiyor. Bu kitapta Dr.Isles ete kemiğe bürünüyor. Olayların araştırılması sürecinde hem dedektif Rizzoli hem de Dr.Isles kendi ailesel sorunlarıyla uğraşıyorlar. Kitapta biraz da bir kadının işi ile annelik rolü arasında yaşadığı ikilem anlatılıyor.