Günay

Günay
@gunay010
Ali Şir Nevai, Farsçanın biricik yazı dili olarak benimsendiği bir dönemde tüm gücüyle Farsçayı kötüleyip, Türkçeyi yüceltmeye çalışmış; ancak söz Arapçaya gelince Farsçaya karşı dikilen boynu, Arapça önünde eğilmiştir.
Sayfa 41 - payel yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Farsça'yı kötülemeye çalıştı demek doğru değildir. Çünkü Farsça'yı kötülemeye çalışmamış, Türkçe'nin kıymetini kaybetmeye başladığı bir zamanda Türk Dili'nin Farsça'dan daha zengin olduğunu ispat etmek için uğraşmış ve dilimizi korumak açısından da büyük bir çaba göstermiş bunu da başarmıştır. Sonunda Türkçe'nin üstünlüğünü ispatlamıştır. Bu şekilde bilsek daha doğru olur diye düşünüyorum.
Önceki 2 yanıtı göster
Anladım, bu kitapta bu kısmın yanlış olarak ifade edilmiş olduğunu düşündüğüm için fikrimi belirtmek istedim sadece. Rica ediyorum ben de teşekkür ederim. :) Yazar ne kadar bilgiye sahipti de böyle bir görüş yazdı bilmiyorum fakat Arapça'ya karşı Türkçe'nin üstünlüğü ya da en az onun kadar köklü bir dil oluşu da Kaşgarlı Mahmud'un Divanu Lügati't Türk adlı eseri tarafından kanıtlanmıştı bu yüzden Ali Şir Nevai tekrar Arapça ile Türkçe'yi kıyaslama gereği duymadığını düşünmek daha mantıklı olur diye düşünüyorum. Yoksa Türk Dili'nin hem Arapça hem de Farsça kadar köklü olduğu iki eserde de zaten ortaya konmuştur yazarın burada yanlış bir yorumda bulunduğunu düşünüyorum bunu düzeltmek istedim. Tekrar teşekkür ederim.
1 yanıtı göster
Reklam
Ali Şir Nevai, Farsçanın biricik yazı dili olarak benimsendiği bir dönemde tüm gücüyle Farsçayı kötüleyip, Türkçeyi yüceltmeye çalışmış; ancak söz Arapçaya gelince Farsçaya karşı dikilen boynu, Arapça önünde eğilmiştir.
Sayfa 41 - payel yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Farsça'yı kötülemeye çalıştı demek doğru değildir. Çünkü Farsça'yı kötülemeye çalışmamış, Türkçe'nin kıymetini kaybetmeye başladığı bir zamanda Türk Dili'nin Farsça'dan daha zengin olduğunu ispat etmek için uğraşmış ve dilimizi korumak açısından da büyük bir çaba göstermiş bunu da başarmıştır. Sonunda Türkçe'nin üstünlüğünü ispatlamıştır. Bu şekilde bilsek daha doğru olur diye düşünüyorum.
Ali Şir Nevai Türkçe'nin zenginliğini İslâm Dünyası'na ispat etmiştir.
3 yanıtı göster
Ali Şir Nevai, Farsçanın biricik yazı dili olarak benimsendiği bir dönemde tüm gücüyle Farsçayı kötüleyip, Türkçeyi yüceltmeye çalışmış; ancak söz Arapçaya gelince Farsçaya karşı dikilen boynu, Arapça önünde eğilmiştir.
Sayfa 41 - payel yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Farsça'yı kötülemeye çalıştı demek doğru değildir. Çünkü Farsça'yı kötülemeye çalışmamış, Türkçe'nin kıymetini kaybetmeye başladığı bir zamanda Türk Dili'nin Farsça'dan daha zengin olduğunu ispat etmek için uğraşmış ve dilimizi korumak açısından da büyük bir çaba göstermiş bunu da başarmıştır. Sonunda Türkçe'nin üstünlüğünü ispatlamıştır. Bu şekilde bilsek daha doğru olur diye düşünüyorum.
Önceki 3 yanıtı göster
eleştirilen durumu daha iyi anlamaniz icin metnin öncesi ve sonrasini okursaniz daha iyi olacak gibi. buyrun : hizliresim.com/2g168m8
" Bilinmelidir ki Paşa! Kuran-ı Kerim'i Arapça tilavet etmekten nasıl vaz geçmezsem, devletimin toprakları üzerinde Türkçe konuşulmasından da öyle vaz geçmem. Türk dilinden başkasını da kabul etmem. Böyle bir maddenin yer aldığı bir anayasayı bana getirmeyiniz." Abdülhamid'in Midhat Paşa'ya cevabı.
Tarih
Yazar bu konuşmanın kaynaģını belirtmiş mi bilmiyorum ama bana biraz kurgu gibi geldi. Bizzat II.Abdülhamid sürgün edildiği zaman Selanik'te doktoru Atıf Bey'e şu itirafta bulunuyor, Arapça'yı resmi dil yapacaktım sadrazam Said Paşa'nın (Küçük Said Paşa) itirazı sonucu vazgeçtim.
Abdülhamit’in Arapçanın da resmi dil olmasını teklif ettiğini ve bunu bilhassa milliyetçilik cereyanına kapılan Arapları devlete ısındırmak için yaptığını bizzat ifade ettiği dile getirilmiştir. Abdülhamit Arapçayı savunmakta samimiydi denilemez. Onun bu politikasının Türklüğün ikinci plana düşürüldüğünü iddia eden muhalifleri tarafından şiddetle eleştirildiği muhakkaktır. Gelgelelim kısa süre içinde Abdülhamit muhaliflerinin, Arapça konuşan nüfusun çoğunlukta olduğu yerlerde, devlet dairelerinde bile Arapçayı resmi lisan kabul etmek zorunda kalmaları ilginçtir. Abdülhamit İslam Birliği politikası eseri Araplara karşı böyle bir koz kullanmıştı. Ancak onun dil politikası Arapça değil Türkçe etrafında şekillenmişti. Ülkenin her yerinde, anayasada resmi dilin Türkçe olmasını savunmuştu. Hatta Sevinç’e bakılırsa Abdülhamit, “Türkçeye en çok değer veren Osmanlı padişahı olarak tarihe geçmiştir.”
1 yanıtı göster
" Hıncal ULUÇ 'tan çok güzel kitap tavsiyeleri. Tam 5:00 dakikalık video. İzlemenizi şiddetle tavsiye ederim." youtu.be/QPL-e1Kb-2M
Edebiyat
Teşekkür ederim. 🙏🏻 :)
Rica ederim kardeşim.