• Sesi damarla çizer
    Mutlak sözü damarda kanla çizer
    Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi
    Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur
    Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarla da
    Günesin çarpılmış elçisi Van Gogh´la gelir önümüze
    Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde
    Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur.
  • Herkeseeeeeee merhaba!!!!!!
    Bugün çok çok sevdiğim Grisha serisinin son kitabı olan Çöküş ve Yükseliş kitabının yorumu ile geldim. Az çok spoiler olan bir yorum olacak, şimdiden uyarıyorum. Keyifli okumalar!!! (️bu emoji olan yerler spoiler başlangıcı)
    ÇÖKÜŞVEYÜKSELİŞ;
    “ ‘Ya bulamazsa?’ Nikolai omuz silkti. ‘O zaman en güzel kıyafetlerimizi giyer, kahramanlar gibi ölürüz.’ “ s.225
    “Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez.” s.325
    Şoklar geçirerek okuduğum muhteşem serilerinden olan Grisha serisinin son kitabı yine ilk iki kitap gibi muhteşemdi. İkinci kitabın bitişi pek güzel değildi girdikleri savaştan mağlup ayrılan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları, Aparat’ın yer altındaki sığınağına sığındılar. Kitabın başlarında sığınakta neler olduğunu savaştan sonra neler yaşadıklarını anlatıyorlar. Alina yer altında olduğundan ve güneşe ulaşamadığından dolayı güçten düşüyor. Buna dayanamayan Malyen ve diğerleri Aparat’ı düşürmek için plan yapıyorlar. Plan tutuyor ve yer altından çıkıyorlar işte her şey burda başlıyor.
    Sığınaktan çıkan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları 3. büyüteçin peşine düşüyorlar tabi bu yolda Nikolai ve onun adamları ile karşılaşıyorlar. Nikolai yine kendine has bir biçimde ortaya çıkıyor. Yani bu Nikolai ondan da bu beklenirdi. Favori karekterlerimden ikisi o ve egosu.

    En çok şaşırdığım yer 3. büyüteçin bulunduğu zamandı. Malyen’in 3. büyüteç olduğunu ve Karanlıklar Efendisi ile kuzen olduğunu öğrendiğim yerde de şaşırmıştım. Çünkü Karanlıklar Efendisi’nin annesi Alina’ya Mozorova ile ilgili anlattığı bilgilerden sonra Alina ile kuzen olacağı kanısına varmıştım ama yazar beni yine şaşırttı.

    Kötü karekter olsa bile Karanlıklar Efendisine hep bir sempati duymuşumdur. Bazen keşke Alina onla beraber olsa ve Grishalar öncelikli olsa ama Malyen hep bir adım önde oluyordu. ️Kitabın sonunda Aleksander Morozova nam-ı diğer Karanlıklar Efendisi’nin ölmesini asla kabul edemedim ama ölmeseydi Karanlıklar Diyarı yok olmayacaktı. Çok üzüldüm hatırladıkça ağlayasım geliyor. Büyük ihtimalle son kitap olması için ve seriyi bitirmek için Aleksander’ı öldürdüler. Üzüldüm ama yapabilecek bir şey
    yoktu. Onu ölmemiş olarak kabul ediyorum. Sen ezilen olmak istemiyordun. Seni anlıyorum Aleksander... ️
    Harshaw ve kedisi miskin mi miskin Oncat favori karekter listemde yer aldılar lakin ️yine benim uğursuzluğum yüzünden Harshaw savaş sırasında öldü. Sen her zaman kalbimdesin Harshaw.️
    Bir de şu var. Üç kitaptır sevdiğim tüm karakterler ölüyor. Ağlamak istemiyorum ama ağlayasın geliyor arkadaşlar. Üzülüyorum.Alın, okuyun, okutun. 5/4. O puanı nerden kırdığımı sorarsanız cevabını vereyim. Tüm sevdiğim karakterler öldü 🤦‍️.
  • Gölge ve kemik;
    “ÖZ ÖZÜ ÇEKER.”
    Birinci kitap çok güzeldi. Sevdiğim türden bir kitaptı. Kitap hemen sizi alıp içine çekiyor ve maceraya ortak ediyor. Yazım dili açık ve güzeldi. Grishalar çok etkileyici bir unsurdu. Demirciler, Rüzgar Hakimleri, Cellatlar ve daha bir çok Grisha. Eşi benzer olmayanlar da var tabi. Karanlıklar Efendisi ve Güneşin Elçisi. Karekterler çok güzel ayarlanmış öyle ki kötü karekteri bile sevebiliyorsunuz. Baş karekter Alina’yı çok sevdim. Başlarda “ben yapamam, ben olamam” diyordu ve kendine güveni yoktu. Ama sonra güçlü bir kadın oldu. Unutmadan Malyen... O da Alina’mızın küçüklükten beri dostu olan muhteşem bir izci. İzciliği kitabın ilerleyen konularında çok fazla yardımcı olacak...
  • Kuşatma ve Fırtına:
    ‘Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak’
    Serimizin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına serinin ilk kitabı kadar güzeldi. Bu kitapta artık eski Alina yoktu daha güçlü kendine güvenen bir kadın profili vardı. Bulduğu büyüteçler gücüne güç katmıştı fakat güç bazı yerlerde gözünü kör ediyor ve onu bencilliğe itiyordu. Bundan dolayı en yakınlarından uzaklaşıyordu ve bu aç gözlülüğü beni bir miktar gıcık etmişti.
    •••
    Seriye yeni eklenen karekterleri o kadar heyecanlı öğreneceksiniz ki. Kaptan, ikizler, kaçak Grishalar. Favorim kaptan ve ikizlerdi bunu da belirtmek istiyorum...
    •••
    Bu kitapta savaş kaçınılmazdı Karanlıklar Efendisi daha güçlü bir orduyla geliyordu fakat karşısında bir o kadar güçlü Güneşin Elçisi Alina vardı.
    •••
    Bu kitapta Karanlıklar Efendisi’nin zalim tarafını gördüm ve ondan bir miktar soğuduğumu söylemek istiyorum. Genya ve Baghra’ya yaptıkları beni derinden etkiledi.
    •••
    Kitapta fazlasıyla savaş planları, silahlar, yeni aletler ve stratejiler var. Haberiniz olsun ben okurken sıkılmadım ama sıkılan olabilir. Yine özgün ve büyülü yaratıklarımız var. Yeni ve daha güçlü büyüteçler...
  • Bir çoğumuz biliyoruz ki serilerin ilk kitapları genelde çok iyi olur ama diğer kitaplarda istediğimizi bulamayız. Grisha serisinde ise benim için bunun tersi oldu. İlk kitabı okuduğumda ortalama bir seri diye düşünmüştüm. Ama ikinci ve üçüncü kitap harikaydı. Okuyan insanların neden bu kadar çok beğendiğini anladım.

    Öyle bir seri düşünün ki sonunda kötü adama bile üzülüyorsunuz. Ki ben kendisine en baştan beri büyük bir hayranlık duyuyorum. İlk kitapta sinir olduğum karakterler olmasına rağmen seri sonunda hepsini çok sevdim. Olaylar istediğim gibi gelişmedi belki ama son sayfayı okuduğumda böyle olması daha iyi oldu dedim. Bir de bazı kitaplar biter ama içinizde buruk bir taraf bırakır ya hani Grisha serisi benim için aynen öyle bitti.

    Karanlıklar Efendisi, Güneşin Elçisi, Nikolai, Malyen ve diğerleri benim için unutulmayacak karakterler arasına girdi. Özellikle Nikolai.. Duyduğum kadarıyla yazar ona özel bir seri yazıyormuş.. Ben hazırım, gönder gelsin.
  • Okulda dersleri boş verip de okuduğum bir kitaptı diye başlamak istiyorum. Yazarın yarattığı evren, mevkiler, krallıklar, lokasyonlar gerçekten başarılı. Yepyeni bir dünya tanıtıyor size ve bunu sıkmadan, gizliden gizliye bir tur rehberi gibi yapıyor.

    Ana Karakterimiz Alina Starkov bir haritacı. En yakını olan Malyen ile çocukken ailelerinden alınmış ve kamplarda büyüyerek zorlu bir hayat geçirmiş olan bir kızımız kendisi.

    Bir gün, çalıştığı gemide yaratıklar tarafından saldırıya uğradıklarında istemeden içindeki ışık gücünü ortaya çıkarır. Bunu gören halk da onun kehanetlerdeki Güneşin Elçisi olduğunu kanısına varır.

    Ve o günden sonra Alina’nın hayatı açlık, sefillik ve yokluktan ibaret iken kendini lükslük, bolluk ve kraliyet mensupları arasında bulur.

    Karakterizasyonları aşırı beğendiğimi söylemem lazım. Özellikle Karanlıklar Efendisine hayran kaldım diyebilirim. Alina ile aralarında geçen ilişki, insanın sayfaları hızlı hızlı çevirmesi için gerekli isteği fazlasıyla sağlıyor.

    Kızın saraya gelişini, orayı tanıyışını ve alışmaya çalışmasını büyük bir zevkle okudum. Bütün kitap boyunca, kitabın ilk sayfasındaki haritayı dolaşmalarını gördükçe de şaşırdım. Aksiyon sahnelerinde ise aradığım aksiyonu aldığım için tatmin de oldum.

    Açıkçası bu kitap, bir romandan almak istediğim her şeyi bana verdi. Okurken gerildim de, heyecanlandım da, korktum da sevindim de.

    Bunu sağlayan en büyük unsur ise hayal gücü, kurgu örümü dışında betimlemeler aslında. Betimlemeler de kurgunun fantastik yönünü rahatlıkla omuzlarında kaldıracak güçte. Bazı betimlemelere özellikle hayran kaldığımı söylemeliyim.

    Kitap ana karakterin ağzından anlatılıyor ve karakterin yaşadığı duyguları siz de yaşıyorsunuz. Şahsen indirimden aldığım kitaptan bu denli güçlü bir anlatım, kurgu ve evren çıkınca şaşırmıştım. Şu anda ikinci kitabını da okuyorum. Toplamda üç kitaptan oluşuyor seri. Üç kitabın üçünü de burada yorumlamak isterim.

    Eğer okuyacak fantastik bir kitap arıyorsanız, bu üçlemeye düşünmeden saldırın. Bulur bulmaz alın. Fiyatları da oldukça uygun günümüz fiyat standartlarına göre.