• Herkeseeeeeee merhaba!!!!!!
    Bugün çok çok sevdiğim Grisha serisinin son kitabı olan Çöküş ve Yükseliş kitabının yorumu ile geldim. Az çok spoiler olan bir yorum olacak, şimdiden uyarıyorum. Keyifli okumalar!!! (️bu emoji olan yerler spoiler başlangıcı)
    ÇÖKÜŞVEYÜKSELİŞ;
    “ ‘Ya bulamazsa?’ Nikolai omuz silkti. ‘O zaman en güzel kıyafetlerimizi giyer, kahramanlar gibi ölürüz.’ “ s.225
    “Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez.” s.325
    Şoklar geçirerek okuduğum muhteşem serilerinden olan Grisha serisinin son kitabı yine ilk iki kitap gibi muhteşemdi. İkinci kitabın bitişi pek güzel değildi girdikleri savaştan mağlup ayrılan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları, Aparat’ın yer altındaki sığınağına sığındılar. Kitabın başlarında sığınakta neler olduğunu savaştan sonra neler yaşadıklarını anlatıyorlar. Alina yer altında olduğundan ve güneşe ulaşamadığından dolayı güçten düşüyor. Buna dayanamayan Malyen ve diğerleri Aparat’ı düşürmek için plan yapıyorlar. Plan tutuyor ve yer altından çıkıyorlar işte her şey burda başlıyor.
    Sığınaktan çıkan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları 3. büyüteçin peşine düşüyorlar tabi bu yolda Nikolai ve onun adamları ile karşılaşıyorlar. Nikolai yine kendine has bir biçimde ortaya çıkıyor. Yani bu Nikolai ondan da bu beklenirdi. Favori karekterlerimden ikisi o ve egosu.

    En çok şaşırdığım yer 3. büyüteçin bulunduğu zamandı. Malyen’in 3. büyüteç olduğunu ve Karanlıklar Efendisi ile kuzen olduğunu öğrendiğim yerde de şaşırmıştım. Çünkü Karanlıklar Efendisi’nin annesi Alina’ya Mozorova ile ilgili anlattığı bilgilerden sonra Alina ile kuzen olacağı kanısına varmıştım ama yazar beni yine şaşırttı.

    Kötü karekter olsa bile Karanlıklar Efendisine hep bir sempati duymuşumdur. Bazen keşke Alina onla beraber olsa ve Grishalar öncelikli olsa ama Malyen hep bir adım önde oluyordu. ️Kitabın sonunda Aleksander Morozova nam-ı diğer Karanlıklar Efendisi’nin ölmesini asla kabul edemedim ama ölmeseydi Karanlıklar Diyarı yok olmayacaktı. Çok üzüldüm hatırladıkça ağlayasım geliyor. Büyük ihtimalle son kitap olması için ve seriyi bitirmek için Aleksander’ı öldürdüler. Üzüldüm ama yapabilecek bir şey
    yoktu. Onu ölmemiş olarak kabul ediyorum. Sen ezilen olmak istemiyordun. Seni anlıyorum Aleksander... ️
    Harshaw ve kedisi miskin mi miskin Oncat favori karekter listemde yer aldılar lakin ️yine benim uğursuzluğum yüzünden Harshaw savaş sırasında öldü. Sen her zaman kalbimdesin Harshaw.️
    Bir de şu var. Üç kitaptır sevdiğim tüm karakterler ölüyor. Ağlamak istemiyorum ama ağlayasın geliyor arkadaşlar. Üzülüyorum.Alın, okuyun, okutun. 5/4. O puanı nerden kırdığımı sorarsanız cevabını vereyim. Tüm sevdiğim karakterler öldü 🤦‍️.
  • Gölge ve kemik;
    “ÖZ ÖZÜ ÇEKER.”
    Birinci kitap çok güzeldi. Sevdiğim türden bir kitaptı. Kitap hemen sizi alıp içine çekiyor ve maceraya ortak ediyor. Yazım dili açık ve güzeldi. Grishalar çok etkileyici bir unsurdu. Demirciler, Rüzgar Hakimleri, Cellatlar ve daha bir çok Grisha. Eşi benzer olmayanlar da var tabi. Karanlıklar Efendisi ve Güneşin Elçisi. Karekterler çok güzel ayarlanmış öyle ki kötü karekteri bile sevebiliyorsunuz. Baş karekter Alina’yı çok sevdim. Başlarda “ben yapamam, ben olamam” diyordu ve kendine güveni yoktu. Ama sonra güçlü bir kadın oldu. Unutmadan Malyen... O da Alina’mızın küçüklükten beri dostu olan muhteşem bir izci. İzciliği kitabın ilerleyen konularında çok fazla yardımcı olacak...
  • Kuşatma ve Fırtına:
    ‘Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak’
    Serimizin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına serinin ilk kitabı kadar güzeldi. Bu kitapta artık eski Alina yoktu daha güçlü kendine güvenen bir kadın profili vardı. Bulduğu büyüteçler gücüne güç katmıştı fakat güç bazı yerlerde gözünü kör ediyor ve onu bencilliğe itiyordu. Bundan dolayı en yakınlarından uzaklaşıyordu ve bu aç gözlülüğü beni bir miktar gıcık etmişti.
    •••
    Seriye yeni eklenen karekterleri o kadar heyecanlı öğreneceksiniz ki. Kaptan, ikizler, kaçak Grishalar. Favorim kaptan ve ikizlerdi bunu da belirtmek istiyorum...
    •••
    Bu kitapta savaş kaçınılmazdı Karanlıklar Efendisi daha güçlü bir orduyla geliyordu fakat karşısında bir o kadar güçlü Güneşin Elçisi Alina vardı.
    •••
    Bu kitapta Karanlıklar Efendisi’nin zalim tarafını gördüm ve ondan bir miktar soğuduğumu söylemek istiyorum. Genya ve Baghra’ya yaptıkları beni derinden etkiledi.
    •••
    Kitapta fazlasıyla savaş planları, silahlar, yeni aletler ve stratejiler var. Haberiniz olsun ben okurken sıkılmadım ama sıkılan olabilir. Yine özgün ve büyülü yaratıklarımız var. Yeni ve daha güçlü büyüteçler...
  • Bir çoğumuz biliyoruz ki serilerin ilk kitapları genelde çok iyi olur ama diğer kitaplarda istediğimizi bulamayız. Grisha serisinde ise benim için bunun tersi oldu. İlk kitabı okuduğumda ortalama bir seri diye düşünmüştüm. Ama ikinci ve üçüncü kitap harikaydı. Okuyan insanların neden bu kadar çok beğendiğini anladım.

    Öyle bir seri düşünün ki sonunda kötü adama bile üzülüyorsunuz. Ki ben kendisine en baştan beri büyük bir hayranlık duyuyorum. İlk kitapta sinir olduğum karakterler olmasına rağmen seri sonunda hepsini çok sevdim. Olaylar istediğim gibi gelişmedi belki ama son sayfayı okuduğumda böyle olması daha iyi oldu dedim. Bir de bazı kitaplar biter ama içinizde buruk bir taraf bırakır ya hani Grisha serisi benim için aynen öyle bitti.

    Karanlıklar Efendisi, Güneşin Elçisi, Nikolai, Malyen ve diğerleri benim için unutulmayacak karakterler arasına girdi. Özellikle Nikolai.. Duyduğum kadarıyla yazar ona özel bir seri yazıyormuş.. Ben hazırım, gönder gelsin.
  • Okulda dersleri boş verip de okuduğum bir kitaptı diye başlamak istiyorum. Yazarın yarattığı evren, mevkiler, krallıklar, lokasyonlar gerçekten başarılı. Yepyeni bir dünya tanıtıyor size ve bunu sıkmadan, gizliden gizliye bir tur rehberi gibi yapıyor.

    Ana Karakterimiz Alina Starkov bir haritacı. En yakını olan Malyen ile çocukken ailelerinden alınmış ve kamplarda büyüyerek zorlu bir hayat geçirmiş olan bir kızımız kendisi.

    Bir gün, çalıştığı gemide yaratıklar tarafından saldırıya uğradıklarında istemeden içindeki ışık gücünü ortaya çıkarır. Bunu gören halk da onun kehanetlerdeki Güneşin Elçisi olduğunu kanısına varır.

    Ve o günden sonra Alina’nın hayatı açlık, sefillik ve yokluktan ibaret iken kendini lükslük, bolluk ve kraliyet mensupları arasında bulur.

    Karakterizasyonları aşırı beğendiğimi söylemem lazım. Özellikle Karanlıklar Efendisine hayran kaldım diyebilirim. Alina ile aralarında geçen ilişki, insanın sayfaları hızlı hızlı çevirmesi için gerekli isteği fazlasıyla sağlıyor.

    Kızın saraya gelişini, orayı tanıyışını ve alışmaya çalışmasını büyük bir zevkle okudum. Bütün kitap boyunca, kitabın ilk sayfasındaki haritayı dolaşmalarını gördükçe de şaşırdım. Aksiyon sahnelerinde ise aradığım aksiyonu aldığım için tatmin de oldum.

    Açıkçası bu kitap, bir romandan almak istediğim her şeyi bana verdi. Okurken gerildim de, heyecanlandım da, korktum da sevindim de.

    Bunu sağlayan en büyük unsur ise hayal gücü, kurgu örümü dışında betimlemeler aslında. Betimlemeler de kurgunun fantastik yönünü rahatlıkla omuzlarında kaldıracak güçte. Bazı betimlemelere özellikle hayran kaldığımı söylemeliyim.

    Kitap ana karakterin ağzından anlatılıyor ve karakterin yaşadığı duyguları siz de yaşıyorsunuz. Şahsen indirimden aldığım kitaptan bu denli güçlü bir anlatım, kurgu ve evren çıkınca şaşırmıştım. Şu anda ikinci kitabını da okuyorum. Toplamda üç kitaptan oluşuyor seri. Üç kitabın üçünü de burada yorumlamak isterim.

    Eğer okuyacak fantastik bir kitap arıyorsanız, bu üçlemeye düşünmeden saldırın. Bulur bulmaz alın. Fiyatları da oldukça uygun günümüz fiyat standartlarına göre.
  • Gölge ve Kemik tamamen hayali bir dünya üzerine kurulmuş ve daha açık olması için yazar yarattığı bu dünyanın haritasını eklemiş kitaba.İlk başta yaratılan dünyayı ve değişik türde özel güçleri olan varlıkları tam anlamasınızda,her ilerleyen bölümde yavaş yavaş oturuyor.Kitapta Ravka ve Karanlıklar Diyarı adlı iki ana mekandan bolca bahsediliyor,olaylar orda yaşanıyor. Grisha adlı özel güçleri olan insanlar var ve bunlarda güçlerine göre sınıflara ayrılmış. Bu Grishaların asıl amaçları Karanlıklar Diyarından geçerken Volcra adlı yaratıklara karşı savaşmak. Bu Volcraları öldürebilecek ve Karanlıklar Diyarını tamamen yok edebilecek tek bir Grisha var; o da dünyada sadece bir tane olan Güneşin Elçisi. Ama yıllardır aranılmasına rağmen daha ortaya çıkmamış.Baş karakterimiz Alina Starkov ise Güneşin Elçisi olduğundan habersiz orduda haritacılık görevini yapıyor. Oldukça asosyal,kimse tarafından beğenilmeyen ve sıska olarak tabir edilen bir kız. Sanırım tam da böylesine bir kızın özel biri çıkması beni şaşırtmadı.Yani neden gerçekten günün birinde Güneşin Elçisi olmak isteyen güçlü,güzel,herkes tarafından sevilen bir kız değilde neden böyle zayıf bir kız anlamış değilim. Tabii doğal olarak Alina gerçek kimliğini öğrenince ürküyor ve uzun bir süre gerçek benliğini kabullenemiyor. Ben bir çok kişinin aksine bu tavrını oldukça haklı buldum. Sıradan bir harita çizimcisiyken birden Ravkayı kurtarıp Karanlıklar Diyarını yok edecek bir kahraman ilan ediliyor. Yani sırtındaki yükün ağırlığı büyük. Birde Karanlıklar Efendisi var tabii. Ama bu adam sanılanın aksine Karanlıklar Dünyasını yönetmiyor tam tersi Ravkada insanlara yardım ediyor. Karanlıklar Diyarını yaratan ise büyük büyük dedesi. İşin ilginç yani dış özelliklerinden çok fazla bahsedilmesede insana kendine çeken ilginç bir karakter. Resmen okurken ne karizmatik adam ya diye sayıkladım durdum. Ha birde Alinanın en yakın arkadaşı meşhur Malyen var. Bu çocuğada bir ısınamadım gitti ama kitap boyunca Alina, Malyen diye tutturdu. Ay ne var be şu çocukta giy siyah keftayı Karanlıklar Efendisinin yanındaki yerini al dedim bir ara Bir fantastik kitaba göre sizi zorlayacak bir anlatımı yoktu. Sanırsam biraz mitolojik yaratıklardan esinlendiği için bazı isimler değişikti. Film olacak tarzda bol malzemeli bir kitaptı bence. Fantastik severlerin kaçırmamasını tavsiye ederim!