• Herkes bilir ki maraton rezene tarlasında düşmanı yendiğine memnun olan General Miltiades’in, elçisi Philippides’i olabildiğince çabuk gidip Atina’ya haber vermesi için gönderdiğinden beri yapılagelmiştir. Elçi kurşun gibi güneşin altında kırk kilometre koşar, ulaştığında yorgunluktan ölür. Ayrıca iki bin yıl sonra bu mesafenin resmi olarak kırk iki bin yüz seksen metreye uzatıldığı da bilinir, bu da Wind-sor Great Park ile Londra City Stadium arasındaki mesafedir
    Jean Echenoz
    Helikopter Yayınları
  • Sesi damarla çizer
    Mutlak sözü damarda kanla çizer
    Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi
    Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur
    Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarla da
    Günesin çarpılmış elçisi Van Gogh´la gelir önümüze
    Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde
    Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur.
    Renk başkaldırırken helezonlar çizerken ses
    Som fatih su fetheder tabiatı
    Döner döner döğünür eritir dağları yobaz kayaları
    Daha der sığmaz kabına yönelir göğe teslim olur
    Ve düşerken toprağa çağırır
    Sebeb ey!
  • Sesi damarla çizer
    Mutlak sözü damarda kanla çizer
    Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi
    Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur
    Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarla da
    Günesin çarpılmış elçisi Van Gogh´la gelir önümüze
    Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde
    Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur.
  • Herkeseeeeeee merhaba!!!!!!
    Bugün çok çok sevdiğim Grisha serisinin son kitabı olan Çöküş ve Yükseliş kitabının yorumu ile geldim. Az çok spoiler olan bir yorum olacak, şimdiden uyarıyorum. Keyifli okumalar!!! (️bu emoji olan yerler spoiler başlangıcı)
    ÇÖKÜŞVEYÜKSELİŞ;
    “ ‘Ya bulamazsa?’ Nikolai omuz silkti. ‘O zaman en güzel kıyafetlerimizi giyer, kahramanlar gibi ölürüz.’ “ s.225
    “Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez.” s.325
    Şoklar geçirerek okuduğum muhteşem serilerinden olan Grisha serisinin son kitabı yine ilk iki kitap gibi muhteşemdi. İkinci kitabın bitişi pek güzel değildi girdikleri savaştan mağlup ayrılan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları, Aparat’ın yer altındaki sığınağına sığındılar. Kitabın başlarında sığınakta neler olduğunu savaştan sonra neler yaşadıklarını anlatıyorlar. Alina yer altında olduğundan ve güneşe ulaşamadığından dolayı güçten düşüyor. Buna dayanamayan Malyen ve diğerleri Aparat’ı düşürmek için plan yapıyorlar. Plan tutuyor ve yer altından çıkıyorlar işte her şey burda başlıyor.
    Sığınaktan çıkan Güneşin Elçisi Alina ve arkadaşları 3. büyüteçin peşine düşüyorlar tabi bu yolda Nikolai ve onun adamları ile karşılaşıyorlar. Nikolai yine kendine has bir biçimde ortaya çıkıyor. Yani bu Nikolai ondan da bu beklenirdi. Favori karekterlerimden ikisi o ve egosu.

    En çok şaşırdığım yer 3. büyüteçin bulunduğu zamandı. Malyen’in 3. büyüteç olduğunu ve Karanlıklar Efendisi ile kuzen olduğunu öğrendiğim yerde de şaşırmıştım. Çünkü Karanlıklar Efendisi’nin annesi Alina’ya Mozorova ile ilgili anlattığı bilgilerden sonra Alina ile kuzen olacağı kanısına varmıştım ama yazar beni yine şaşırttı.

    Kötü karekter olsa bile Karanlıklar Efendisine hep bir sempati duymuşumdur. Bazen keşke Alina onla beraber olsa ve Grishalar öncelikli olsa ama Malyen hep bir adım önde oluyordu. ️Kitabın sonunda Aleksander Morozova nam-ı diğer Karanlıklar Efendisi’nin ölmesini asla kabul edemedim ama ölmeseydi Karanlıklar Diyarı yok olmayacaktı. Çok üzüldüm hatırladıkça ağlayasım geliyor. Büyük ihtimalle son kitap olması için ve seriyi bitirmek için Aleksander’ı öldürdüler. Üzüldüm ama yapabilecek bir şey
    yoktu. Onu ölmemiş olarak kabul ediyorum. Sen ezilen olmak istemiyordun. Seni anlıyorum Aleksander... ️
    Harshaw ve kedisi miskin mi miskin Oncat favori karekter listemde yer aldılar lakin ️yine benim uğursuzluğum yüzünden Harshaw savaş sırasında öldü. Sen her zaman kalbimdesin Harshaw.️
    Bir de şu var. Üç kitaptır sevdiğim tüm karakterler ölüyor. Ağlamak istemiyorum ama ağlayasın geliyor arkadaşlar. Üzülüyorum.Alın, okuyun, okutun. 5/4. O puanı nerden kırdığımı sorarsanız cevabını vereyim. Tüm sevdiğim karakterler öldü 🤦‍️.
  • Gölge ve kemik;
    “ÖZ ÖZÜ ÇEKER.”
    Birinci kitap çok güzeldi. Sevdiğim türden bir kitaptı. Kitap hemen sizi alıp içine çekiyor ve maceraya ortak ediyor. Yazım dili açık ve güzeldi. Grishalar çok etkileyici bir unsurdu. Demirciler, Rüzgar Hakimleri, Cellatlar ve daha bir çok Grisha. Eşi benzer olmayanlar da var tabi. Karanlıklar Efendisi ve Güneşin Elçisi. Karekterler çok güzel ayarlanmış öyle ki kötü karekteri bile sevebiliyorsunuz. Baş karekter Alina’yı çok sevdim. Başlarda “ben yapamam, ben olamam” diyordu ve kendine güveni yoktu. Ama sonra güçlü bir kadın oldu. Unutmadan Malyen... O da Alina’mızın küçüklükten beri dostu olan muhteşem bir izci. İzciliği kitabın ilerleyen konularında çok fazla yardımcı olacak...
  • Kuşatma ve Fırtına:
    ‘Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak’
    Serimizin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına serinin ilk kitabı kadar güzeldi. Bu kitapta artık eski Alina yoktu daha güçlü kendine güvenen bir kadın profili vardı. Bulduğu büyüteçler gücüne güç katmıştı fakat güç bazı yerlerde gözünü kör ediyor ve onu bencilliğe itiyordu. Bundan dolayı en yakınlarından uzaklaşıyordu ve bu aç gözlülüğü beni bir miktar gıcık etmişti.
    •••
    Seriye yeni eklenen karekterleri o kadar heyecanlı öğreneceksiniz ki. Kaptan, ikizler, kaçak Grishalar. Favorim kaptan ve ikizlerdi bunu da belirtmek istiyorum...
    •••
    Bu kitapta savaş kaçınılmazdı Karanlıklar Efendisi daha güçlü bir orduyla geliyordu fakat karşısında bir o kadar güçlü Güneşin Elçisi Alina vardı.
    •••
    Bu kitapta Karanlıklar Efendisi’nin zalim tarafını gördüm ve ondan bir miktar soğuduğumu söylemek istiyorum. Genya ve Baghra’ya yaptıkları beni derinden etkiledi.
    •••
    Kitapta fazlasıyla savaş planları, silahlar, yeni aletler ve stratejiler var. Haberiniz olsun ben okurken sıkılmadım ama sıkılan olabilir. Yine özgün ve büyülü yaratıklarımız var. Yeni ve daha güçlü büyüteçler...