Pink Floyd - Echoes
Yukarıda havada asılı duruyor albatros
Ve yuvarlanan dalgaların derinliklerinde
Mercan kayalıkların labirentlerinde
Uzak bir zamanın yankısı
Kumsala vuruyor ağlamaklı
Ve her şey yeşil ve denizin altında

Ve kimse göstermedi bize karayı
Ve kimse bilmiyordu nerede ya da neden olduğunu
Fakat bir şey kıpır kıpırdı ve bir şey çabalıyor
Ve başlıyordu ışığa doğru tırmanmaya

Sokaktan geçen yabancılar
Rastlantıyla karşılaşır iki ayrı bakış
Ve ben 'sen'im ve gördüğüm şeyse 'ben'
Ve elinden tutuyorum seni
Ve yol gösteriyorum karada
Ve yardım ediyorsun bana daha iyi anlayabilmem için

Ve kimse seslenmiyor bize ilerlememiz için
Ve kimse kapatmaya zorlamıyor gözlerimizi
Ve kimse konuşmuyor ve kimse çabalamıyor
Ve kimse uçmuyor güneşin etrafında

Her sabah açılan gözlerimin önüne geliyorsun capcanlı
Çağırarak ve kışkırtarak beni kakmaya
Ve duvarımdaki pencereden
İçeri akıyor güneş ışığının kanatlarında
Sabahın bir milyon parlak elçisi

Ve kimse ninniler söylemiyor bana
Ve kimse yumdurmuyor gözlerimi
Ve ben de açıyorum pencerelerimi
Ve sesleniyorum sana gökyüzü boyunca

https://youtu.be/HuBqE9xGtiQ

Şevvâl Akkaya, Gölge ve Kemik'i inceledi.
28 Nis 02:32 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Gölge ve kemik;
“ÖZ ÖZÜ ÇEKER.”
Birinci kitap çok güzeldi. Sevdiğim türden bir kitaptı. Kitap hemen sizi alıp içine çekiyor ve maceraya ortak ediyor. Yazım dili açık ve güzeldi. Grishalar çok etkileyici bir unsurdu. Demirciler, Rüzgar Hakimleri, Cellatlar ve daha bir çok Grisha. Eşi benzer olmayanlar da var tabi. Karanlıklar Efendisi ve Güneşin Elçisi. Karekterler çok güzel ayarlanmış öyle ki kötü karekteri bile sevebiliyorsunuz. Baş karekter Alina’yı çok sevdim. Başlarda “ben yapamam, ben olamam” diyordu ve kendine güveni yoktu. Ama sonra güçlü bir kadın oldu. Unutmadan Malyen... O da Alina’mızın küçüklükten beri dostu olan muhteşem bir izci. İzciliği kitabın ilerleyen konularında çok fazla yardımcı olacak...

Şevvâl Akkaya, Kuşatma ve Fırtına'yı inceledi.
28 Nis 02:30 · Kitabı okudu · 5 günde · 10/10 puan

Kuşatma ve Fırtına:
‘Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak’
Serimizin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına serinin ilk kitabı kadar güzeldi. Bu kitapta artık eski Alina yoktu daha güçlü kendine güvenen bir kadın profili vardı. Bulduğu büyüteçler gücüne güç katmıştı fakat güç bazı yerlerde gözünü kör ediyor ve onu bencilliğe itiyordu. Bundan dolayı en yakınlarından uzaklaşıyordu ve bu aç gözlülüğü beni bir miktar gıcık etmişti.
•••
Seriye yeni eklenen karekterleri o kadar heyecanlı öğreneceksiniz ki. Kaptan, ikizler, kaçak Grishalar. Favorim kaptan ve ikizlerdi bunu da belirtmek istiyorum...
•••
Bu kitapta savaş kaçınılmazdı Karanlıklar Efendisi daha güçlü bir orduyla geliyordu fakat karşısında bir o kadar güçlü Güneşin Elçisi Alina vardı.
•••
Bu kitapta Karanlıklar Efendisi’nin zalim tarafını gördüm ve ondan bir miktar soğuduğumu söylemek istiyorum. Genya ve Baghra’ya yaptıkları beni derinden etkiledi.
•••
Kitapta fazlasıyla savaş planları, silahlar, yeni aletler ve stratejiler var. Haberiniz olsun ben okurken sıkılmadım ama sıkılan olabilir. Yine özgün ve büyülü yaratıklarımız var. Yeni ve daha güçlü büyüteçler...

Zeynep Buse Küçük, Çöküş ve Yükseliş'i inceledi.
09 Nis 16:03 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Bir çoğumuz biliyoruz ki serilerin ilk kitapları genelde çok iyi olur ama diğer kitaplarda istediğimizi bulamayız. Grisha serisinde ise benim için bunun tersi oldu. İlk kitabı okuduğumda ortalama bir seri diye düşünmüştüm. Ama ikinci ve üçüncü kitap harikaydı. Okuyan insanların neden bu kadar çok beğendiğini anladım.

Öyle bir seri düşünün ki sonunda kötü adama bile üzülüyorsunuz. Ki ben kendisine en baştan beri büyük bir hayranlık duyuyorum. İlk kitapta sinir olduğum karakterler olmasına rağmen seri sonunda hepsini çok sevdim. Olaylar istediğim gibi gelişmedi belki ama son sayfayı okuduğumda böyle olması daha iyi oldu dedim. Bir de bazı kitaplar biter ama içinizde buruk bir taraf bırakır ya hani Grisha serisi benim için aynen öyle bitti.

Karanlıklar Efendisi, Güneşin Elçisi, Nikolai, Malyen ve diğerleri benim için unutulmayacak karakterler arasına girdi. Özellikle Nikolai.. Duyduğum kadarıyla yazar ona özel bir seri yazıyormuş.. Ben hazırım, gönder gelsin.

Özgür Pozan, Gölge ve Kemik'i inceledi.
13 Oca 10:46 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Okulda dersleri boş verip de okuduğum bir kitaptı diye başlamak istiyorum. Yazarın yarattığı evren, mevkiler, krallıklar, lokasyonlar gerçekten başarılı. Yepyeni bir dünya tanıtıyor size ve bunu sıkmadan, gizliden gizliye bir tur rehberi gibi yapıyor.

Ana Karakterimiz Alina Starkov bir haritacı. En yakını olan Malyen ile çocukken ailelerinden alınmış ve kamplarda büyüyerek zorlu bir hayat geçirmiş olan bir kızımız kendisi.

Bir gün, çalıştığı gemide yaratıklar tarafından saldırıya uğradıklarında istemeden içindeki ışık gücünü ortaya çıkarır. Bunu gören halk da onun kehanetlerdeki Güneşin Elçisi olduğunu kanısına varır.

Ve o günden sonra Alina’nın hayatı açlık, sefillik ve yokluktan ibaret iken kendini lükslük, bolluk ve kraliyet mensupları arasında bulur.

Karakterizasyonları aşırı beğendiğimi söylemem lazım. Özellikle Karanlıklar Efendisine hayran kaldım diyebilirim. Alina ile aralarında geçen ilişki, insanın sayfaları hızlı hızlı çevirmesi için gerekli isteği fazlasıyla sağlıyor.

Kızın saraya gelişini, orayı tanıyışını ve alışmaya çalışmasını büyük bir zevkle okudum. Bütün kitap boyunca, kitabın ilk sayfasındaki haritayı dolaşmalarını gördükçe de şaşırdım. Aksiyon sahnelerinde ise aradığım aksiyonu aldığım için tatmin de oldum.

Açıkçası bu kitap, bir romandan almak istediğim her şeyi bana verdi. Okurken gerildim de, heyecanlandım da, korktum da sevindim de.

Bunu sağlayan en büyük unsur ise hayal gücü, kurgu örümü dışında betimlemeler aslında. Betimlemeler de kurgunun fantastik yönünü rahatlıkla omuzlarında kaldıracak güçte. Bazı betimlemelere özellikle hayran kaldığımı söylemeliyim.

Kitap ana karakterin ağzından anlatılıyor ve karakterin yaşadığı duyguları siz de yaşıyorsunuz. Şahsen indirimden aldığım kitaptan bu denli güçlü bir anlatım, kurgu ve evren çıkınca şaşırmıştım. Şu anda ikinci kitabını da okuyorum. Toplamda üç kitaptan oluşuyor seri. Üç kitabın üçünü de burada yorumlamak isterim.

Eğer okuyacak fantastik bir kitap arıyorsanız, bu üçlemeye düşünmeden saldırın. Bulur bulmaz alın. Fiyatları da oldukça uygun günümüz fiyat standartlarına göre.

Güneş İbret, Gölge ve Kemik'i inceledi.
06 Tem 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Gölge ve Kemik tamamen hayali bir dünya üzerine kurulmuş ve daha açık olması için yazar yarattığı bu dünyanın haritasını eklemiş kitaba.İlk başta yaratılan dünyayı ve değişik türde özel güçleri olan varlıkları tam anlamasınızda,her ilerleyen bölümde yavaş yavaş oturuyor.Kitapta Ravka ve Karanlıklar Diyarı adlı iki ana mekandan bolca bahsediliyor,olaylar orda yaşanıyor. Grisha adlı özel güçleri olan insanlar var ve bunlarda güçlerine göre sınıflara ayrılmış. Bu Grishaların asıl amaçları Karanlıklar Diyarından geçerken Volcra adlı yaratıklara karşı savaşmak. Bu Volcraları öldürebilecek ve Karanlıklar Diyarını tamamen yok edebilecek tek bir Grisha var; o da dünyada sadece bir tane olan Güneşin Elçisi. Ama yıllardır aranılmasına rağmen daha ortaya çıkmamış.Baş karakterimiz Alina Starkov ise Güneşin Elçisi olduğundan habersiz orduda haritacılık görevini yapıyor. Oldukça asosyal,kimse tarafından beğenilmeyen ve sıska olarak tabir edilen bir kız. Sanırım tam da böylesine bir kızın özel biri çıkması beni şaşırtmadı.Yani neden gerçekten günün birinde Güneşin Elçisi olmak isteyen güçlü,güzel,herkes tarafından sevilen bir kız değilde neden böyle zayıf bir kız anlamış değilim. Tabii doğal olarak Alina gerçek kimliğini öğrenince ürküyor ve uzun bir süre gerçek benliğini kabullenemiyor. Ben bir çok kişinin aksine bu tavrını oldukça haklı buldum. Sıradan bir harita çizimcisiyken birden Ravkayı kurtarıp Karanlıklar Diyarını yok edecek bir kahraman ilan ediliyor. Yani sırtındaki yükün ağırlığı büyük. Birde Karanlıklar Efendisi var tabii. Ama bu adam sanılanın aksine Karanlıklar Dünyasını yönetmiyor tam tersi Ravkada insanlara yardım ediyor. Karanlıklar Diyarını yaratan ise büyük büyük dedesi. İşin ilginç yani dış özelliklerinden çok fazla bahsedilmesede insana kendine çeken ilginç bir karakter. Resmen okurken ne karizmatik adam ya diye sayıkladım durdum. Ha birde Alinanın en yakın arkadaşı meşhur Malyen var. Bu çocuğada bir ısınamadım gitti ama kitap boyunca Alina, Malyen diye tutturdu. Ay ne var be şu çocukta giy siyah keftayı Karanlıklar Efendisinin yanındaki yerini al dedim bir ara Bir fantastik kitaba göre sizi zorlayacak bir anlatımı yoktu. Sanırsam biraz mitolojik yaratıklardan esinlendiği için bazı isimler değişikti. Film olacak tarzda bol malzemeli bir kitaptı bence. Fantastik severlerin kaçırmamasını tavsiye ederim!

Arzu Şentürk, bir alıntı ekledi.
28 Haz 2017 · Kitabı yarım bıraktı

Dua, bir çeşit ibadet ve kulluk türüdür. Her ibadetin bir vakti olduğu gibi, her duanın da bir zamanı vardır. Örneğin, güneşin batması akşam namazının vaktidir. Güneş batmadan akşam namazını kılamayız. Yağışların olması gereken mevsimin kurak geçmesi de yağmur duası ve namazının zamanıdır. O anda insan, bir kez daha aczini ve yüce Yaratıcısının gücünü anlar. Elinin yetişemediği, gücünün yetmediği ihtiyacını yalvararak O'ndan ister. Ve bu duasıyla anlayarak der ki: "Sonsuz güç ve kuvvet elinde olan bir Yaratıcım ve Sahibim var. Her sözümü işittiği gibi, gönlümden geçirdiklerimi de bilir. Her arzumu yerine getirebilir. Güçsüzlüğümden dolayı bana acır, ihtiyacımdan dolayı bana yardım eder."

Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı, Salih Suruç (Sayfa 72)Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed'in Hayatı, Salih Suruç (Sayfa 72)

Bu semtin ışıkları 05.38'de söndü bugün.
137 gecenin aydınlanışını seyretmişim son bir sene içinde, 137 kere güneşin doğuşuna şahitlik etmişim Allahın varlığına şehadet eder gibi. Hz. Muhammed Onun kulu ve elçisi der gibi. 137 gece ana avrat söver gibi. Varlığını bile bile isyan eder gibi. Bir yokluk nasıl da hiç ediyormuş binlerce varlığı.
137 gecenin ayazında öğrendim.
Bu semte 137 kere güneş doğdu, 3 kere ekipler uğradı sokağa, 8 kişi geçti elinde valiziyle, işe gidenlerin sayısını unuttum. Sokaktan geçenlerin sayısını unuttum. Çok kapı çalındı 137 gün içinde ama hiçbiri benim ki değildi.

#ŞH

Nejla GÜNEŞ, Çöküş ve Yükseliş'i inceledi.
24 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Serinin üçüncü kitabı Çöküş ve Yükseliş i de bitirmiş bulunuyorum. Oldukça yoğun fantastik, vurmalı, kesmeli aksiyon dolu bir seriydi. Hızlı okunabilen hayal gücünü zorlayan Güneşin elçisi Alına ve Karanlıklar efendisi Alexander ın Ravka'ya sahip olmak için çekişmesi merak uyandıran cinstendi. Meraklılarına tavsiye olunur. Ancak söylemeden geçemeyeceğim ben bu seriyi okumuş olmak için okudum. Yani pek beğenerek okudum diyemem.

https://www.youtube.com/watch?v=jzeNFjsrb1Q
Pink Floyd - Echoes

Yukarıda havada asılı duruyor albatros
Ve yuvarlanan dalgaların derinliklerinde
Mercan kayaların labirentlerinde
Uzak bir zamanın yankısı
Kumsala vuruyor ağlamaklı
Ve her şey yeşil ve denizin altında

Ve kimse göstermedi bize karayı
Ve kimse bilmiyordu nerede ya da neden olduğunu
Fakat bir şey kıpır kıpırdı ve bir şey çabalıyor
Ve başlıyordu ışığa doğru tırmanmaya

Sokaktan geçen yabancılar
Rastlantıyla karşılaşır iki ayrı bakış
Ve ben 'sen'im ve gördüğüm şey ise 'ben'
Ve elinden tutuyorum senin
Ve yol gösteriyorum karada
Ve yardım ediyorsun bana daha iyi anlayabilmem için

Ve kimse seslenmiyor bize ilerlememiz için
Ve kimse kapatmaya zorlamıyor gözlerimizi
Ve kimse konuşmuyor ve kimse çabalamıyor
Ve kimse uçmuyor güneşin etrafında

Her sabah açılan gözlerimin önüne geliyorsun capcanlı
Çağırarak ve kışkırtarak beni kaldırıyorsun
Ve duvarımdaki pencereden
İçeri akıyor güneş ışığın kanatlarında
Sabahın bir milyon parlak elçisi

Ve kimse ninniler söylemiyor bana
Ve kimse yumdurmuyor gözlerimi
Ve bende açıyorum pencerelerimi
Ve bende sesleniyorum sana doğru gökyüzü boyunca..