Eğer Allah bir şeyin tamamen dışında olsaydı, o şey var olamazdı. Çünkü her şeyin varlığı O’na bağlı. O olmadan hiçbir şey kendiliğinden ortaya çıkamaz. Öte yandan, O bir şeyin tamamen içinde olsaydı, yine o şey var olamazdı. Çünkü Allah, yaratılmış bir şeyin sınırları içine hapsolamaz; O her şeyin kaynağı ama hiçbir şey O’nu tam anlamıyla kuşatamaz.
Bu, Allah’ın hem "aşkın" (her şeyin ötesinde) hem de "içkin" (her şeyin varlık sebebi) olduğunu gösteriyor. O, hiçbir şeye bağımlı değil ama her şey O’na bağımlı. Varlık içinde bir nokta olarak değil, varlığın kendisi olarak düşünüldüğünde, O’nu dışarda veya içerde gibi kavramlarla sınırlandıramayız.
Özellikle "İbn Arabi’nin Vahdet-i Vücud anlayışında" bu düşünce belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor. Allah, varlığın içinde ve dışında değil "varlığın ta kendisi". Yani, O olmadan hiçbir şey var olamaz.