• Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı
    Kadınlar gittikçe daha güzel

    Güneş daha hızlı adımlıyor gökyüzünü
    Sular daha soğuk rüzgâr daha serin

    Eskiden her konuda konuşurdum istekle
    Bir geniş gülümsemeyle dinliyorum şimdi

    Büyük yapılar ışıklı çarşılar bitti
    Ara sokaklara salaş kahvelere gidiyorum

    Kurtulmak için çırpındığım çocukluğu
    Yeniden öğreniyorum çocuklardan şaşarak

    Bütün sesler çın çın bir yalnızlık oluyor
    İçimden geçenleri söyledim sanıyorum

    Birisi bir şarkı söylemesin kederle
    Tenimde bir titreme kirpiklerimde buğu

    Kısa söz basit eşya kedi sevgisi
    Aktıkça ağaran bir suyum zamanın ırmağında

    Nerden mi anlıyorum yaşlandığımı
    Kadınlar daha güzel kadınlar daha uzak...
  • 214 syf.
    ·Puan vermedi
    Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim
    .
    .
    Kişisel gelişim kitaplarının arasından benim açımdan sıyrılan bir kitap oldu.
    .
    .
    Benim için Kişisel gelişim kitabı önemlidir.Çoğu kitapdan ders alıp o yönde ilerlerim.Kişisel gelişim kitapları yol gösterendir benim için.Bazı kitaplar malesef beklentimin altında kalıyor ama bu kitap ilk sayfadan çekti beni kendine.
    .
    .
    Yazarımız bize emir kipi değilde hikayelerle,olaylarla anlatmış buda benim çok hoşuma gitti.
    Kitabın bir bölümünde hayır demeyi öğrenin başlığı vardı.Pür dikkat tek bir hece atlamadan okudum.
    .
    .
    Eğer sizde zor hayır diyorsanız kesinlikle bu güzel kitabı edinin.
    .
    .
    Sıradan biri olmayı kabul etmek fikrini yenin.
    .
    .
    Cesaretinizi asla kaybetmeyin.
    .
    .
    Her şey bitti derken yenilgiye baktım ve umudu gördüm.
  • Kovalıyor günler peş peşe bir birini hergün bir macera heyecan sarmış çocukluğumuzu .

    Ramazan bayramının gelmesine bir hafta kadar zaman kaldı .

    Ve biz çocuklar o dönemlerde eczanelerden alınan o küçük ince üzerleri baskılı poşetleri. Bir halının altında biriktirirdik .
    Bayramda o poşetler ile şeker toplamaya gidecektik . Komşularımızın ellerini Öpecektik
    Mesela banko komşularımız vardı el öptüğümüzde bize para veren .

    Bir cumartesi günü mahalle pazarı kurulmuş
    Mahalleli pazar alış verişi yapıyor çarşıya gitmek istemeyen pazardan çocuklarına bayramlık alıyorlar. .

    Herkesde bayram telaşesi vardı o hafta
    Bayramda giyer
    Bayramda yeriz
    Bayramda bizede gelin
    O bayramlıklar alınmış
    Şeker toplayan çocuklara şu cam şekerlerden ver
    Eve gelecek olanada çikolata ve içi dolgulu şekerlerden karışık yap .
    Tel kadayıfı alanlar .

    O gün pazar daha bir kalabalıktı herkes bayrama hazırlıyordu kendini .


    Biz pazarda geziniyorduk mahallemizde pazarcılık yapan komşularımıza yardım ediyorduk .
    Beş kilo al dört kilo ödeee
    Gel vatandaş gel
    Sulu sulu. Taze taze
    Böylesi daha bu pazar da görülmedi

    Diye bağırıyoruz , meyve sebze satan,textil,ayakkabıcı artık kimlere denk geldiysek yancılık yapıyoruz yanlarında .

    Annemi gördüm gittim yanına ne almış diye
    Poşetleri tırtıklıyorum şekerleri gördüm bi acuç kadar aldım .
    Katır kutur yemeye başladım emerek yemek ne yazıkkı tarzımız değil .

    Annemin elinden bir kaç taşıya bileceğimiz poşetlerden aldık gidip bizim eve bıraktık

    Geri döndük pazara doğru çünkü prensip edinmiştik pazar yeri girişinde takılıp komşularımıza yardım etmeyi .

    Gelen gidene yardım ediyor pazardan artık bizim yiyeceğimiz ne varsa poşetlerden onları tırtıklıyorduk her zaman olduğu gibi

    Bayram iyice yaklaşmaya başladı mahalledeki kadınlar bir ekip kurup baklavalık yufkalar açıyordu .

    Annem kendi ponçik kankalarını toplamış
    Herkese 3-4 tepsi baklava yufkası açıldı tepsilere dizildi

    Artık kim neyli istiyorsa fındıklı,cevizli,fıstıklı

    Bu sahnede kabuklu cevizleri ve kabuklu fındıkları kırmak bize düşmüştü

    3 tane kırıyor ayıklıyor , bir iki tane yiyorduk
    Buda bizim oklava ile kovalanmamıza sebeb olmuştu . Sürgün yemiştik Bizde haliyle o ortamı terk etmiştik kimde para var ben de , bendede var , bende de var iyi hadi eski moo alalım gittik Eskimo yapan komşunun her zaman ki gibi. Mutfak camını tıkırdamaya nerdeyse camı kıracağız ama açan yok

    Camı biz yaşlarda bir kız açtı ama tanımıyoruz
    Sonra TEYZE diye seslendi
    O an anladık misafir gelmiş ne güzel kızdı diye konusuyoruz kendi aramızda ama tertemiz duygular ile

    Bizim çetenin bütün üyeleri o Kıza aşık olmuştuk .
    Bir daha görür müyüz diye teyzesinin evinin çevresinde kamp kurduk resmen sürekli evlerinin etrafında takılıyoruz

    Arkadaş olmuştuk mahallenin diğer kızlarıda
    Vardı. Fakat odak noktası SUDE idi neden kimse bilmiyor ama odak noktası o idi mahalleye yabancı olmasından sanırım

    Bizim kızlar kıskanıyor ama çaktırmıyorlardı .
    Artık yavaş yavaş durumlar şaç çekmeye başlamıştı. Taki sudenin teyzesi hadi teyzem gel yemek vakti burası Almanya gibi değil burda yemek aile ile beraber yenir demişti
    Vay be diyoruz Almanya gerçi neresi bilmiyoruz da ama Almanya .
    Yavaş yavaş herkes dağıldı evlerine yemek yemeye sonra tekrar buluştuk saklambaç oynuyoruz kızlarda var .
    Ebe saymaya başlıyor bütün erkekler sudenin olduğu yere saklanıyor resmen biz Kendimizi
    Sude için sper ediyorduk .

    Bizim sobelenmemiz önemli değildi sude söbelenmesin di herkesin derdi bizim kızlar kıskançlık yaparak sek sek oynamaya başladı
    Sude de o tarafa geçmiş oldu

    Biz erkekler kasap önündeki kedi gibi ciğere bakıyoruz . Sonra öğrendik bayram tatiline gelmişler bayramdan sonra gidecekler .

    Bayramlıklar alındı jilet gibi giyildi .
    Abdestimizi aldık bayram namazına gittik
    Namaz çıkışında bütün herkes. Bir biri ile bayramlaştı . Evlere gidildi kahvaltı yapıldı , Ben hemen annem,babam,ablalarım ve abimle bayramlaşıp yakın komşulara gidip el öptüm harçlıkları topladım .
    Eve gelip aylar öncesinden hazırladığım poşetlerimi aldım , ben arkadaşlarımla şeker toplamaya gidiyorum dedim .
    Çete üyeleri toplandık ve bütün mahallenin altını üstüne getirdik gitmediğimiz ev öpmediğimiz el kalmamıştı .

    Poşetlerimiz ağızlarına kadar şeker dolmuştu
    Ben güzel şekerleri ayrı koyuyordum SUDEYE verecektim 🙈
    Bitti şeker Faslı mahalle hallaç pamuğu edilmiş ve kendi aramızda konuşuyoruz
    Ordaki evde verilen şekerler çok güzeldi
    Herkes de hobby almış felan diyorduk
    Düşünmüyorduk kimsenin bütçesini
    Aldı alamadı durumu var yok çünkü çocuktuk heveslerimiz isteklerimiz hayallerimiz vardı

    İstediysek olmak zorundaydı ,

    Ben bütün güzel şekerlerimi sudeye hediye etmiştim hayatımda verdiğim en şeker hediyeydi oda kırmadı beni sevinerek aldı

    Bayram evet şeker gibi. Geçiyordu
    Eve gelen giden komşular , evin kapı girişi ayakkabı dolu biz çocukların görevi söylenmeden O ayakkabıları toparlamak düzgünce koymaktı
    Eve geldim o görevimi yaptım içeri girdim tekrar herkesin elleri öpüldü .
    Bayram böyle şeker gibi geçti geçmeye devam edildi sohbetler yapıldı özlemler giderildi. Bayramı ziyadesi ile yaşadık şekerlerin tadına doyduk . Sude bayram dan sonra gitti biz erkeklerin gönlü buruk kaldık . Ama kızlar öyle düşünmüyordu Ohhhh canımıza deysin gene bize kaldınız der gibiydiler . Sanırsak öylede görünüyordu .

    ARTIK BENİM OKULA BAŞLAYACAĞIM SÖYLENDİ OKULLAR AÇILACAK MIŞ .

    18.BÖLÜM “ŞİMDİ OKULLU OLDUK”
  • 286 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Bitti !!!

    Genç ve yakışıklı bir erkeğin mazoşizmin acısıyla renklenmiş dünyası...

    Yaşlı bir holding patronunun cinsel tercihi sebebiyle varoşlardaki orta yaşlı erkeklere ilgisi...

    Üç kuşak boyunca sürüp giden fahişeliğin, bir kadının ruhunu, hayatını paramparça edişi...

    Gülseren hoca, bu sefer alışılmışın dışında vakalarla bizimle. Kendisinin bile ilk defa duyduğu olayları bize o kadar güzel anlatmış ki. Kitabı elinizden bırakmadan bir çırpıda okuyorsunuz. Okurken bu insanlara bir yandan sinir olurken bir yandan da içiniz acıyor. Ben Gülseren Budayıcıoğlu’nu ne yazsa okurum. O yüzden çok beğendim. 10/10
  • 184 syf.
    ·3 günde
    Kitap, adından da anlaşılacağı üzere kelimeleri inceliyor. Bazı kavramların nasıl manipüle aracı olarak kullanıldığını, asıl anlamlarını ve bize öğretilen anlamların sonuçlarını ele almış. Bu değişiklikten en çok etkilenen elbette Müslümanlar olmuş.
    Kitap; Demagoji, Entellektüalizm, Diyalektik, Akıl, Pozitivizm, Hümanizm, Bilim ve İrfan, Kültür, Gelenek, Reform, Zengin- yoksul, Cihad, Tebliğ, Tasavvuf, Ben, Özgürlük, Erdem vb. kavramları çok güzel açıklamış. Etimolojiye ve semantik kitaplara ilgili olanların zevkle okuyabileceği bir kitap. Rasim Özdenören'in benzetmeleri ve edebiyatı çok güzel. Ve kitap size sürekli yeni kelimeler kazandırıyor. Ben bir arkadaşta tevafuken görüp incelemek niyetiyle elime almıştım, kitap bitti. Okuyacaklar kitabı çizmek, yazmak için satın almalı bence :)
  • 167 syf.
    ·4 günde·6/10
    Ya kitabı okumaya başladıktan sonra defalarca bırakmayı düşündüm fakat bu düşünceleri kurarken okumaya devam ettiğim için bitirmek istedim. İlk 100 sayfa sıkılarak ve anlamayarak okudum. Sonrasında akıcı bir şekilde devam edip güzel bir sonla bitti. Beni pek sarmadı diyebilirim sonu hariç. 6 puan..
  • 214 syf.
    ·9/10
    #hakanbirol #kitapita_yayinevi O sensin bakış açın göre Sen kitabınu #okudumbitti...
    Böyle konu konu olan kişisel gelişim kitaplarını çok seviyorum açıyorsun bir konu okuyorsun bir çıkarım elde ediyorsun....
    Bana yön verecek kitaplardan diyebilirim açıp ara ara Bn ir konu okuyup yorumlayabilirim bitti ama benim için bitmeyecek çok beğendiğim bir #kişiselgelişim kitabım oldu baş köşede yerini alacak....
    Hikayelerin hepsi özenle yazılmış bazen yaşanmış hikayelerle güzel bir kitap....
    Mesela okuma arzusunun ne demek olduğunu yaşamayan bilemez ve bu uğurda azimli olmak ve bazen arkada sevdiklerini bırakman gerekir...
    Sözlükten bir kelime silmek Mesela zor sözcüğünü sildiğimizde yanında başarı, mutluluk, huzur çoğu kelimenin silineceği gibi Zorluk olmadan başarı olmuyor, sevgi olmuyor, huzur olmuyor...
    Ben okumanızı kesinlikle tavsiye ederimm️️️