• Güzel insan olmak iki şeye bağlıdır.
    Bir aklı terbiye etmek.
    İki kalbi terbiye etmek.
    Aklın terbiyesi “dikkat!”.
    Kalbin terbiyesi “çer çöp sevgisinden” kurtulmaktır..
  • Güzel insan olmak iki şeye bağlıdır ,
    Bir aklı terbiye etmek ;
    İki kalbi terbiye etmek 🍂
  • Güzel insan olmak iki şeye bağlıdır.
    Bir aklı terbiye etmek. İki kalbi terbiye etmek. Aklın terbiyesi “dikkat!”.
    Kalbin terbiyesi “çer çöp sevgisinden” kurtulmaktır..🌿

    Hayati İnanç
  • "Güzel insan olmak iki şeye bağlidir 1 aklı terbiye etmek 2 kalbi terbiye etmek. Aklin terbiyesi dikkat! Kalbin terbiyesi çer çöp sevgisinden kurtulmak."

    ^Hayati inanç
  • 1-Aklın terbiyesine
    2-Kalbin terbiyesine
    Aklın terbiyesi dikkat
    Kalbin terbiyesi çer çöp sevgisinden kurtulmaktır.
  • Güzel insan olmak iki şeye bağlıdır:
    1) Aklı terbiye etmek
    2)Kalbi terbiye etmek
    Aklın terbiyesi dikkat !
    Kalbin terbiyesi çer çöp sevgisinden kurtulmak.
  • 56 syf.
    ·10/10
    Nasıl Mutlu Olunur?
    1788-1860 yılları arasında yaşamış Arthur Schopenhauer; Kötümser bir filozoftur. Hristiyanlığı seçmez ve Budizm gibi doğu dinlerini tercih eder. Kültür ve sanatla ilgilenir ve iş dünyasından nefret eder. Edebî bir yaşamı savunur ve iş dünyasından nefret eder.

    Schopenhauer'a göre kozmik irâde (Tanrı) kötüdür ve tüm ızdırapların kaynağıdır lâkin ızdırap yaşam için vazgeçilmezdir. Bilgi arttıkça ızdırap artar. İrâdemizin de ulaşınca memnuniyet getirecek sabit bir amacı yoktur. (Tıpkı bir sabun köpüğünü patlayacağını bile bile şişirip durma-mız gibi hayatımız boyunca anlamsız amaçların peşinde savrulur duru-ruz ve bu bir kısır döngüdür.)

    Şimdi bu filozofun bahsettiği 45 altın Hayat Kurallarını inceleyeceğiz.

    ## EUDAEMONOLOJİ (Mutlu Olma Sanatı)

    Erdemli, mutlu ve anlamlı hayat yaşanmasını amaçlayan bir mutluluk öğretisi. Schopenhauer Böyle bir hayattın Makyavelizm ile Stoacılık arasında bir yerde kalması gerektiğini söyler. Stoacı zihnîyetten bir çeşit ferâgat ve yoksunluk özelliklerini alır; Makyavelizmci zihnîyetten kendi mutluluğu pahasına başkalarının mutluluğundan vazgeçmeme ilkesini alır.

    > HAYAT KURALI NO: 1

    Bizler dünyaya mutluluk ve zevk beklentisiyle adım atarız. Oysa mutluluk ve zevk hiçbir zaman gerçekleşmemiş ve dâima uzakta gözüken bir ilizyondur. Buna karşın acı ve ızdırâp gerçektir. Bu yüzden mutlu bir yaşam beklentisiyle yaşamak yerine sadece daha az acı çekilen bir durum tercih edilmelidir. "Aklı başında kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir. (*Aristoteles*)" sözünden de anlaşılacağı üzere böylece mutluluğun değeri bilinir ve hayâli zevklerin huzursuz özlemiyle tamamen belirsiz bir gelecek için ürkek endişelerle hayatımızı yaşamayız.

    > HAYAT KURALI NO: 2

    Bu kural bilhâssa kıskançlıkla ilgili olacaktır. "Başkasının mutlu olması seni rahatsız ediyorsa asla mutlu olamazsın. (*Seneca*)"

    > HAYAT KURALI NO: 3

    Schopenhauer üç tip karakter olduğunu düşünür. Doğal dürtülerimiz bizim kavranabilir karakterimizdir ve bu karakterimizin dışa vurumu (eylemlerimiz) ise ampirik (görgüye dayanan, deneysel) karakterimizdir. Üçüncü ve değerli olan karakter ise edinilmiş karakterdir. Bu ancak hayatın içerisinde uğraşla kazanılır. Bir kişiyi överken yükselttiğimiz ya da yererken aşağıladığımız karakter işte bu karakterdir. Schopenhauer "edinilmiş karakter" şeklinde bâhsettiği şey aslında bir çeşit öz farkındalığa ulaşmış hâlidir yâni neyi istediğini bilme, neyi yapabildiğini bilme durumudur. Bu farkındalığa ulaşmamış birinin hayatında doğru bir çizgi çizerek ilerlemek yerine hayatında zikzaklar çizeceğini, o amaçtan bu amaca savrulup duracağını söyler. Onun için karakter sahibi olan kişi kendi doğasına, yeteneklerine uygun bir şekilde kendisine bir amaç tâyin eder ve o amaca doğru dümdüz ilerler. Bu nedenle kişinin kendi güçlerini keşfetmesi ve bunu harekete geçirmesinden daha büyük bir zevk yoktur.

    > HAYAT KURALI NO: 4

    Zenginlik deniz suyuna benzer. Ne kadar içilirse o kadar susatır. İstediklerimizi elde ettikten sonra sahip olduklarımıza karşı kayıtsızlaşırız.

    > HAYAT KURALI NO: 5

    "Zor zamanlarda itidâlini korumayı, güzel anlarda da aşırı sevincini dizginlemeyi hatırla. (*Horatius*)" cümlesi üzerine düşünelim. Acı, hayat için özsel niteliktedir. Dışarıdan akın etmez, kaynağını kendi içimizde taşırız. Bu yüzden bizden hiç eksik olmayan acıya sürekli olarak dışarıdan bahaneler yaratırız. Efendi sahibi olmak için özgür insanın kendine putlar yaratması gibi. Sürekli olarak arzudan arzuya koşarız. Danaus'un kızlarının delikli bir fıçıyı sonsuza dek doldurmakla cezalandırılmışlardır. İşte hayatın kendisi de aslında böyledir. Arzunun peşinde oradan oraya koşmak gibi beyhûde bir çaba...

    > HAYAT KURALI NO: 6

    İnsan yapabileceklerini isteyerek yapmalı ve çekmesi gereken acıyı çekmelidir.

    > HAYAT KURALI NO: 7

    İnsan bir işe girişmeden önce enine boyuna düşünmelidir ama sonuç beklenmeye başladığında kendini bu işten bütünüyle kurtarıp daha öncesinde enine boyuna düşünmüş olduğuna inanması gerekir.

    > HAYAT KURALI NO: 8

    Arzunun çemberi daraltılarak mutsuzluğa çok daha az prim verilir. Az olan daha az mutsuz eder.

    > HAYAT KURALI NO: 9

    "Her şeye boyun eğdirmek istiyorsan akla boyun eğ. (*Seneca*)"

    > HAYAT KURALI NO: 10

    Bir tâlihsizlik gerçekleştiğinde ve artık elinizden hiçbir şey gelmediğinde her şeyin başka türlü olabileceğini düşünerek kendinize işkence etmekten vazgeçin.

    > HAYAT KURALI NO: 11

    Kimse duyduğu şeyi yalnızca kendine saklamaz ve kimse yalnızca duyduğu kadarını söylemez. Bu insanlara karşı epey güvensiz bir tavırdır.

    > HAYAT KURALI NO: 12

    Izdırap meselesini biraz daha irdeleme başlayalım. Schopenhauer kişinin ızdırabının da neşesinin de dışarıdan değil kendisinden yâni bireysel olarak kaynaklandığını söyler. Ayrıca "Zenginler arasında olduğu kadar fakirler arasında da neşeli insanlarla karşılaşabilirsiniz." der. Ya da şöyle düşünelim: Büyük acıların yokluğunda en küçük şeyler bile bizim için bir dert hâline gelir ya da diğer açıdan bakarsak çok büyük bir mutsuzluk yaşadıktan sonra belirli bir süre geçtiyse, (yakînen) bu acı deneyiminden önceki hâlimize geri döneriz. Bu yüzden Schopenhauer deneyim bazlı, olay bazlı veya sahip olunan dışsal şartlara bağlı olmaksızın hepsini önceleyen apriori (önsel: deneyden önce olan) bir mizâçtan bahsediyor yâni sevinç de, acı da ruhûn neşesine bağlıdır. Buna bağlı olarak "İnsan neşeliyse neşeli olmak için her açıdan nedeni olup olmadığını düşünerek kendisinden izin istemez. Neden neşeliyim demezsiniz meselâ. Çünkü neşede ödül ve eylem birdir." demiştir. Neşeli bir insanın neşeli olabilmek için her zaman bir nedeni vardır ki o da neşeli olmasıdır.

    > HAYAT KURALI NO: 13

    Hayat bilgeliğinin büyük bir kısmını; biri diğerini mahvetmesin diye geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki dengeyi tutturmak oluşturur. Gamsızlar fazlasıyla bulunuduğu ânı, korkaklar ise fazlasıyla geleceği yaşarlar.



    > HAYAT KURALI NO: 14

    Yaşadığı aksaklıklarda sakin kalabilmeyi başaran bir kişi, hayatın olası sıkıntılarla dolu olduğunu bilen bilge bir kişidir.

    > HAYAT KURALI NO: 15

    Mutluluk ve zevkler negatif buna karşın acı ise pozitif niteliktedir. Nasıl oluyor bu diye soruyor olabilirsiniz ve bunun cevabı da ilginç. Şöyle ki: Schopenhauer mutluluk meselesini acının yokluğundan itibâren gerçekleştiğini kavrıyor. Bu yüzden ontolojik olarak tek varlığa sahip olan acıdır ve acını yokluğu mutluluğun ölçütüdür. Mutluluk ve zevkin kendi başına bir varlığı yoktur. "Sana görünen defne çelengi, mutluluktan çok acının işaretidir. (*Goethe*)"

    > HAYAT KURALI NO: 16

    O hâlde "mutlu yaşamak" denilen şey: yeterince az mutsuz ve katlanılabilir bir hayat sürmekten başka bir şey değildir. Çoğu tâlihsizlik iyimserlikle beslenmiş cehâletten kaynaklanır ve eğer iyimser bir insan iseniz sık sık tâlihsizlik yaşamaya göğüs germeniz gerekir. Çok mutsuz olmamanın güvenli bir yolu ise çok mutlu olmayı istememektir yâni zevk, mülk, pâye (Rütbe, derece) peşinde koşma düşüncenizi en aza indirmelisiniz. "Mutluluk bir rüyadır, acı ise gerçek. (*Voltaire*)"

    > HAYAT KURALI NO: 17

    Hayatın bizi ilgilendiren meseleleri genellikle birbiriyle ilişkisiz ve parça parça olduğu için onlarla ilgili ilişkimiz de parça parça olmalıdır. (Meselâ yarına yetiştirmemiz gereken bir ödev vardır ve sonra aklınıza evdeki temizlik meselesi gelir ve bu mesele size almanız gereken alışveriş listesini hatırlatır ondan sonra ekonomik durumunuzu fark edersiniz ve sonra ülkenin ekonomik durumunu fark edersiniz ve sonra ülke politikasına bakarsınız ve anlamsız bir karmaşaya sürüklenirsiniz ancak oysa ki başlangıçtaki kaygınız en başta ödevinizdir. İşte Schopenhauer böyle durumlar için) Düşüncelerimizin çekmeceleri olmalıdır ve birini açtığımızda ötekini kapatmalıyız yâni burada bir çeşit öz kısıtlama uygulanmalıdır.

    > HAYAT KURALI NO: 18

    Hayâl gücü bizim cellâdımıza dönüşebilir. Büyük hayâl kırıklıkları yaşamamak için hayâl gücümüzü de dizginlemeliyiz.

    > HAYAT KURALI NO: 19

    "Hayat zar atmaya benzer, zar ihtiyâç duyduğun şekilde düşmezse, rastlantının sunduğunu sanat düzeltmek zorunda kalır. (*Terentius*)" Bu yorumlamada sanat derken heykel, resimden değil de, insanın bütün yapıtlarını; doğa karşısında hayatta kalmak için ürettiği bütün pratikleri kast ediyor muhtemelen. (Bunu bir çeşit satranç gibi de düşünebiliriz aslında. Aklımızda yapacağımız hamlenin bir tasarımı vardır ama karşımızdaki oyuncu bambaşka bir hamle yaparak planlarınızı altüst edebilir.) Hayatta karş
    ınıza çıkacak olan şeylerin ne olacağını bilemediğimiz için, daha doğrusu rastlantının hüküm sürdüğü bir hayat yaşadığımız için her seferinde oyunu yeniden kurmalıyız.

    > HAYAT KURALI NO: 20

    Hayatımızın bütünü yalnızca kendi eserimiz değildir. Bir takım olaylar ve kararlar bizim ürünümüzdür. Aslında bilinç de bilinçaltımızın ürünüdür yâni doğal dürtü, arzu ve istemenin ürünü ve kontrolümüzde değil. Bu yüzden öngörme olasılığımız olaylar ile kontrolümüzde olmayan dürtüler iki farklı kuvvet uygular ve buradan ortaya çıkan diagonel (çapraz birleşme gibi bir anlam) ise bizim hayatımızdır. Bu yüzden hayatta yaşadıklarımız için kendimizi suçlamayı kesmeliyiz.

    > HAYAT KURALI NO: 21

    Hayatımızın arkasında yatan gizli güçten ötürü olan her olayı gerektiği gibi görmeye alışmamız gerekir. Nitekim kaderciliğin yatıştırıcı bir yanı vardır. "Sadece gerçekten olanlar olası olur: ve gerçek olan her şey gereklidir de. (*Cicero*)" burada bahsedilen kaderciliğin tek tanrılı dinlerdeki kaderci anlayıştan biraz farklı olduğunu anlamamız gerekir. Bu kaderciliğin anlamı kısaca: kontrolünde olmayan ve başına gelen olayları belli bir sükûnet ile kabûl etmektir. Burada Schopenhauer'ın söylemi Buda'nın "olabilecek olan olasıdır" öğretisinden farklı değil aslında.

    > HAYAT KURALI NO: 22

    Olabilecek en büyük ve en sık yapılan hatalardan (aptallıklardan) bir tanesi hayat için geniş çaplı düzenlemeler yapmaktır. (Pandemi dönemi de bunun en iyi kanıtı olabilir.) İnsan hayatının çok büyük kısmını planlamaya çalışır ama çok az bir insan planladığı noktaya ulaşır. İnsan ne kadar uzun yaşarsa yaşasın hayat planlar için yine de kısadır. Çünkü planlananlar her zaman sanıldığından daha fazla zaman alır. (Bununla ilgili verilebilecek güzel bir metafor da dürbündür. Dürbünün bir ucundan bakıldığında yol sonsuz derecede uzak, diğer bir ucundan bakıldığında da bir o kadar yakındır. Hayatın başından bakılınca hayat sonsuz sürecek gibi görünse de hayatın son noktasından geriye bakıldığında epey kısadır ve bu bir çeşit doğal yanılgıdır.)

    > HAYAT KURALI NO: 23

    Bana dışsal olan her şey ben olmayandır. Ben'in ise bana ben olmayandan daha yakın olduğu kesindir. Bu nedenle yalnızca içsel olandan yâni kişinin kendi iç zenginliğinden keyif alabilmesi yeterlidir. Bu da bizi şu sonuca götürür: İnsan her konuda esas olarak yalnızca kendisinden zevk alır. "Mutluluk kendine yetebilenlerindir" der Aristoteles. Özetle en büyük mutluluk kişiliktir. "Mutluluk kolay değil; içimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkansız. (*Chamfort*)"

    > HAYAT KURALI NO: 24

    Mutluluğumuzun en az 10/9'u sağlığımızdan kaynaklanır. Neşeli bir rûh hâli bile her şeyden önce sağlığa bağlıdır. ancak sağlık olduğunda her şey zevk kaynağıdır. O hâlde bu dünyada bir beden aracılığıyla; bir beden olarak yaşadığını hatırla.

    > HAYAT KURALI NO: 25

    Mevcût ânın tadını neşeyle çıkarmak... İşte hayatın bilgeliği bu'dur.

    Kaynak: Youtube - Dilozof
    https://www.youtube.com/watch?v=-jCTL_nEWHU (Erişim Tarihi: 31.08.2020)