Nazım Hikmet ve Hiroşima'da ölen bir "Kız Çocuğu" Sadako Sasaki...!

Ünlü Türk Şair Nazım Hikmet'in "Kız Çocuğu" şiirine ve ABD'li yazar Eleanor Coerr'in "Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu" kitabına ilham kaynağı olmuş kısacık bir hayatın hikayesi... Japonya'lı küçük bir kız çocuğu Sadako Sasaki'nin öyküsü... Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu'nun Efsanesi...
Nazım Hikmet ve Hiroşima'da ölen bir "Kız Çocuğu" Sadako Sasaki...!
Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu Efsanesi

Hiroşimalı binlerce küçük kızdan biridir Sadako Sasaki.
1945'te ABD'nin atom bombası Hiroşima'dakievlerinin bir mil
uzağında patladığında iki yaşındaymış henüz. Yaralanmamış,
hastalanmamış. Okuluna gidiyormuş güzel güzel.
Ancak 12 yaşına geldiğinde hastalanmış birdenbire.
Doktorlar, Sadako'ya 'atom bombası hastalığı' adı verilen
kan kanseri teşhisi koyduğunda; uzun yaşamı, umudu, şansı ve
mutluluğu simgeleyen turnaların efsanesi canlanmış yeniden.

Hastanedeki doktorlar, çaresizlik içinde küçük kızın ölümü için gün
sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor,
oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en
sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış.
Bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce
“Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi
kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul olur.
Ben yapamadım ama sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermiş.

'Kâğıttan Bin Turna Kuşu' efsanesine göre, hasta birisi eğer kâğıttan
1000 adet turna kuşu yaparsa, tanrılar bu kişinin dileğini yerine getirecek
ve onu sağlığına kavuşturacaktır. Bunun üzerine Sadako, hastalığını
cesaretle karşılayıp, kâğıt turnaları katlamaya koyulmuş.
Katlarken de konuşmuş turnalarıyla:
"Kanatlarınıza 'huzur' yazacağım. Böylece tüm dünyada uçabileceksiniz."

Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış.
Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, turna kuşu göndermeye
başlamışlar. 25 Ekim 1955 Günü Sadako 12 yaşında iken
son saatlerini 644. kuşu yaparak geçirmiş.

Hemşireler ve hastabakıcılar postadan
gelen yüzlere origami kuşu ile odasına girmişler.
Fakat Sadako yüzünde hafif bir gülümse ile çoktan hayata gözlerini yummuştu… Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye.
Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları bu gün
Japonya’da bir müzede sergileniyor…

Küçük Japon kızın kısacık yaşamı 1000 turnayı katlamaya yetmez.
25 Ekim 1955 sabahı 644 kâğıttan turnayı, 645'e tamamlayamadan ölür. Arkadaşları, eksik kalan 356 turnayı katlayıp onunla birlikte gömerler.

Sadako Sasaki'nin kısa yaşamı ABD'li yazar Eleanor Coerr'in
1977 yılında yazdığı "Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu"
kitabı ile tüm dünya tarafından tanınır.

O günden bu yana turna kuşu barışın ve nükleer silahsızlanmanın
simgesi olur. Arkadaşları Sadako'nun ve atom bombasından ölen
bütün çocukların anısına bir anıt hayal etmeye başlarlar.
Gençler ülkenin her yanında bu proje için para toplar.
Sonunda hayalleri gerçek olur ve 1958'de Sadako Sasaki anısına
Hiroşima’da Barış Parkı'nda Sadako'nun anıtı törenle açılmıştır.
ABD’de Seattle Barış Parkı’nda da bir heykeli bulunmaktadır.
O günden bu yana her yıl Barış Günü olan 6 Ağustos'ta dünyanın
dört bir yanından çocuklar yaptıkları kâğıttan binlerce turna kuşunu
Sadako'nun Hiroşima'daki anıtına gönderirler.
Çünkü Sadako'nun anıtındaki yalvarış, aynı zamanda tüm
çocukların ortak duygusudur:
"Bu bizim duamız, dünyada barış istiyoruz."



Nazım Hikmet ve "Kız Çocuğu" Sadako Sasaki

"Kız Çocuğu" şiiri, Nâzım Hikmet'in Sadako Sasaki anısına
yazdığı bir şiirdir. Hiroşima'da Atom bombasıyla yedi
yaşındayken öldürülen bir kız çocuğunun on yıl sonraki barışa
çağırısını anlatmaktadır. Savaş karşıtı bir mesaj olarak büyük başarı
kazanmıştır. Bir çok sanatçı tarafından bestelenmiştir.
Şiirde 7 yaşında olduğu uyumlu olması için yazılmıştır.
Sasaki öldüğünde aslında 12 yaşındaydı.

Zülfü Livaneli Nâzım Türküsü'nde bu şiir üzerine yaptığı besteyi seslendirdi.
Kız Çocuğu'nun I Come And Stand At Every Door olarak bilinen
bir çevirisi iseThe Byrds tarafından Fifth Dimension albümünde
Pete Seeger tarafından Headlines & Footnotes albümünde ve
This Mortal Coil tarafından Blood albümünde seslendirildi.
Japonya'da 1960'lı yıllarda işçi ve savaş karşıtı haraketleri için
çeşitli şekilde Japonca'ya çevirildi ve bestelendi. 5 Ağustos 2005'te
60'ncı yıldönümü arifesinde Hiroşima Barış Anıtı'nın önünde Shima-Uta
şarkıcısı Chitose Hajime, Ryuichi Sakamoto'nun piyano eşliğiyle
'Shinda Onna no Ko' başlığı altında yorumlandı.
Daha sonra 2006'da Chitose Hajime'nin piyasaya sunduğu Hanadairo
albümünün ilk ve özel baskısına ilave edildi.
2006'da piyanist Fazıl Say 'Nâzım' Oratoryosu için bir parça besteledi.
Nâzım Hikmet'in Hiroşima'ya olan hasasiyeti dikkat çekicidir.
Hiroşima'da Atom bombasıyla öldürülen tek Rus göçmeni olan
Albay Pol Borjenski'nin Nâzım Hikmet ile uzaktan akraba
olduğu iddaa edilmektedir.

Zülfü Livaneli - Kız Çocuğu
https://www.youtube.com/watch?v=FqvplZBfzIA

Ceylan Ertem - Kız Çocuğu (Livaneli 50. Yıl Özel)
https://www.youtube.com/watch?v=Ldx--rdue5Q

Fazıl Say - Kız Çocuğu
https://www.youtube.com/...p;list=RDq4Ijwpyus48

Joan Baez
https://www.youtube.com/watch?v=G3I4OnAuZIo



KIZ ÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.
(1956)

-Nazım Hikmet



HİROŞİMA NİNNİSİ

Bu bir Hiroşima ninnisidir
yalnız ölülere söylenir
Ben de küçücük bir kentlisiyim Japonya’nın
Adım
Sadako Sasaki’dir

Ellerim turna yapmadan evvel
üstümden atom yüklü uçaklar geçti
Işıdı dört bir yan
gökte yıldız yandı önce
yerde taş

Sonra içten içe eridim
yavaş yavaş
ve derin

Benimde bahçemde güzel açardı
yanık kokmadan önce güller
Bindokuyüzkırkbeş’ten sonra
ne ben büyüdüm Hiroşima’da
ne çiçekler

Ey Albert Einstein
Böyle olmasını istemiş miydin
Düşünürken icadını
hiç yanık kokmuş muydu ellerin
Şimdi benim de bedenim toprak oldu
tıpkı seninki gibi

Biliyorum
Böyle olacağı aklına bile gelmemişti
Ama bu ninnide bütün sebepler lanetli

-Hiroşima'lar Olmasın, Oktay Akbal (Şiir: A. Can Akyol)
Bu haber 12,3bin defa okunmuştur.
1000Kitap'ta haber bölümü 31 Mayıs 2018 tarihinde yayından kaldırıldı. Daha önce eklenen haberlere ise, haberlerin bağlantıları aracılığıyla erişim sağlamaya devam edebilirsiniz.