Kralsan Tanrı mısın?
Kreon: Başkalarına akıl öğrettiğine pişman olacaksın, akılsız mahluk! Haimon: Babam olmasaydın, "Senin aklın yok!" derdim. Kreon: Bir kadının kölesi! Karşımda zevzeklik edip durma! Haimon: Hep söylemek istiyorsun ve hiç dinlemek istemiyorsun! Kreon: Sahi mi? Şu Olympos şahit olsun ki benimle böyle edepsizce alay ettiğini elbette yanına bırakmayacağım. O kaltağı buraya getirin; burada, nişanlısının gözü önünde, onun yanı başında gebersin. Haimon: Hayır, hiçbir zaman benim yanımda ölmeyecek, bunu aklından çıkar! Beni de bundan sonra hayatında asla görmeyeceksin! O zaman dalkavuk dostlarınla beraber istediğin azgınlığı yap!
Sayfa 36·Kitabı okudu
Diyaloglara baaaak... Alimden zalim, zalimden alim
Haimon: Bütün Thebai halkı bu işte senin aksine düşünüyor. Kreon: Nasıl devlet idare edileceğini bana halk mı öğretecek? Haimon: Bir kişinin malı olan devlet, devlet değildir. Kreon: Devlet, onu idare edenin değil midir? Haimon: Ancak bir çölde tek başına hakim olabilirsin. Kreon: Görüyorum ki, bu da o kadınla birlik olmuş. Haimon: Haksız bir iş yapmak üzere olduğunu görüyorum. Kreon: Hükümdarlık haklarını üstün tutuyorsam yanılıyor muyum? Haimon: Tanrıların haklarını çiğnedikten sonra ötekinin üstünlüğü kalır mı? Kreon: Bir kadının kölesi olmak... Ne iğrenç bir düşünce! Bütün sözlerin hep o kadın kurtarmak için!
Sayfa 35·Kitabı okudu
KREON Açıkça kadının tarafını tutuyor bu oğlan. HAIMON Senin tarafını tutuyorum, kendini kadın görüyorsan onu bilmem.
HAIMON Söylediklerimden sadece doğru olanlarını dinle. Yaşlarına değil yaptıklarına bakılmalı insanların.
HAIMON
İnatla tek bir görüşe saplanma öyle, kendini hep doğru, başkalarını hep hatalı görme. Sadece kendi düşüncelerini doğru bulanlar, kendilerini akıllı, güzel hatip sananlar içi boş ve kof çıkar yakından tanıyınca.
"KREON: Haimon'u seviyor musun? ANTIGONE: Evet, seviyorum. Ben genç ve sert bir Haimon'u severim. Benim gibi zor beğenir ve sadık bir Haimon'u. Ama sizin hayat dediğiniz, mutluluk dediğiniz şey üzerinden geçip onu yıpratacaksa, benim benzim sarardığında onun benzi sararmayacaksa, beş dakika geciksem beni öldü sanmayacaksa, sebebini bilmediği bir şeye güldüğümde kendisini dünyada yalnız hissedip benden nefret etmeyecekse, benim yanımda bir beyefendi Haimon olacaksa, o da 'evet' demesini öğrenecekse, sevemem artık o Haimon'u!"