Düşük dozda antibiyotikler bile mikrobiyom bileşimini değiştirebilir. Bu nedenle antibiyotik tüketimi ile alerjik hastalıklar arasındaki ilişki, reçete edilen antibiyotik sayısı arttıkça güçlenir ve farklı antibiyotik grupları arasında değişkenlik gösterebilir.
Epidemiyolojik çalışmalar, çiftlik hayvanlarıyla temas halinde olan ve dolayısıyla daha fazla mikrobiyal ajanla temas halinde yaşayan çocukların yaşamları boyunca daha az alerji geliştirdiğini göstererek bu hipotezi doğrulamıştır.
Alexander Fleming'in 1928'de penisilini keşfetmesi, antibiyotiklerin geliştirilmesini hızlandırarak antibiyotik devrimini başlatmış ve tıp tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Antibiyotikler, insanlığa bakteriyel kaynaklı hastalıkların tedavisinde büyük bir çığır açmış, çoğu buluşacağız hastalığın doğal seyrini değiştirmiş ve milyonlarca hayat kurtarmıştır.
Avrupa Birliğinde Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi ve Kodeks Alimentarus Komisyonu, tatlandırıcıların insan tüketimi için güvenli olduğunu değerlendirmiştir. Bu kurumlar belirlenen kabul edilebilir günlük alım miktarları dahilinde kullanıldığında tatlandırıcıların kansere veya sağlıkla ilgili diğer sorunlara neden olmadığını onaylamıştır.