Hakan

Evrenin ortaya çıkması için herhangi bir neden bulunmamaktadır. Kuantum fiziği bize bütün evrenin hiç yoktan var olabileceğini söylemekte. Elbette hiç kimse 13,8 milyar yıl öncesine gidip ne olduğuna bakma imkanına sahip değil. Ancak günümüz bilimi bize evrenin nedensiz var olabilmesinin mümkün olduğunu söylüyor.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Darwin'e kadar her oluşumun arkasında bir akıl olduğu düşünülüyordu. Etrafımıza baktığımızda gördüğümüz "düzen" sanki bir tasarımcının elinden çıkmış gibiydi. Oysa artık biliyoruz ki başlangıçta akıl yoktu, sadece etkenler vardı. Dünyanın ortaya çıkmasının, üzerinde bir yaşam oluşmasının amacı yoktu; hiçbir şeyin işlevi bile yoktu. Özetle evrende ereksellik diye bir şey yok.
Sayfa 233·Kitabı okudu
20.yüzyılın başlarına kadar fiziğin temelinde de nedensellik yer alırdı. Kuantum fiziği ile birlikte ilk defa"nedensiz" olgular gözlenmeye başladı. Ancak şunu vurgulamak gerekir ki, klasik fizikteki (Newton fiziği) her şeyin bir nedeni olması gerektiğine dair inanç aslında fiziğin kendisinden gelmiyordu. Newton fiziğinde kendiliğinden diye bir kavram yoktur. Latin dillerinde spontaneous olarak ifade edilen kendiliğindenlik her ne kadar insan müdahalesi olmadan doğada kendiliğinden var olan olayları ifade etmek için kullanılsa da, bunların da bir nedeni olduğu varsayılıyordu.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Çevremize baktığımız zaman gördüğümüz olayları mutlaka bir nedeni olması gerekir diye düşünürüz. Evrimsel bir uyarlanım gereği böyle düşünmek zorundayız. Çalılar hışırdadığı zaman arkasında biri yırtıcı olma ihtimali yüksektir, ona göre bir sonraki davranış yazınızı ayarlamak durumundayız. Her şeyin bir nedeni olması gereği o kadar yerleşmiştir ki, Ateş olmayan yerden duman çıkmaz gibi deyimler hemen bütün dillerde vardır.
Sayfa 232·Kitabı okudu
E=mc² denklemiyle uyumlu olarak enerji, madde, parçacık ve alanlar arasında değiştokuş yapabilir. Enerji eşittir kütle. Öyleyse enerji yeteri derecede yoğunlaştığında maddeye dönüşür. Bunu şöyle de ortaya koyabiliriz: Bir maddenin enerjisini yeterli oranda arttırdığınızda o maddenin kütlesi enerjiye dönüşür. Küçük bir kıvılcım yaklaşık 1000 C derece sıcaklığa sahiptir. Aslında enerjisi çok küçüktür ama yoğunlaşmış durumda olduğundan bizim görebileceğimiz düzeyde Işık üretir. Bu küçük kıvılcımın enerjisini çok küçük bir hacimde yoğunlaştırırsak onu kütleye dönüştürürüz.
Sayfa 201·Kitabı okudu