İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?
On Altıncı Kural: Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydir. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanlari sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan'dan ötürü yaratilan sevmeden, ne lâyikayla bilebilir, ne lâyikiyla sevebilirsin.
Sanattan zevk almak istiyorsam, bu yönde gelişmiş bir insan olmam gerekir. Eğer başka insanları etkilemek istiyorsam, gerçekten de onlar üzerinde etkili olabilecek, onlari canlandırıp harekete geçirecek güçlere sahip olmak zorundayım. Diğer insanlara ve doğaya karşı olan davranışlarım, kendi gerçek bireysel yaşamımın bir dışa vurumudur. Eger sevdiğim halde, karşımda bir sevgi doğuramıyorsam, yani sevgim bir karşı sevgi üretmiyorsa; yaşamımı seven bir insan olarak dışa vurmam beni sevilen biri haline getirmiyorsa, sevgim güçsüz ve yetersiz demektir.