Alışılagelmiş Orhan Pamuk eseri gibi değildi sanki. Tasvirleri diğer kitaplara göre daha sadeydi. Olay örgüsü kurgusu bu kadar tesadüf olur mu, diye düşündürürken yine de beni hikaye içine çekmeyi başardı.
Kendi halinde bir yazar olan R'nin bir gün bir isimsiz mektup almasıyla başlayan hikaye, küçük bir kız çocuğunun masum bir hayranlık besleyerek büyüyen ve ileride saplantısal bir aşka dönüşen bir kadının tek taraflı gizemli aşkını ve bir o kadar da acı hikayesini anlatan bir kitap.
Kuvvetli betimlemeleri sayesinde Kars'a gitmeden kars'ı gezmiş görmüş, sokaklarında dolaşmış, bu sıcak havada okurken bile kendimi şehrin soğuna kaptırıp o kesici havayı hissettiğim çarpıcı bir roman.
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma
Konstantiniyye otelin görkemli açılış yemeğiyle başlayan roman, sanki bir fidanın boy vermesi, dallara budaklara ayrılması gibi ilerliyor. Her bir dalına farklı bir meyve aşılanmış gibi her masada farklı bir hayat. Ve bu hayatları özenle tek tek derinlemesine ele almış. Özellikle de üst tabakada yaşayan insanların gösteriş timsali hayatlarını, çıkarı olmayan hiç bir işle meşgul olmadıklarını, empati duygusundan yoksun oluşlarını güzel bir akıcılıkla tek tek işlemiş, bize ders niteliğinde sunmuş Livaneli.
Nerede ve nasıl biteceğini nasıl bağlayacağını bilemeden merakla, sürat ile okuduğum çarpıcı, bi o kadar da bol ters köşeli bir hikayeyi gözler önüne sürüyor sevgili Zülfü Livaneli. Sonlara yaklaşırken oturttuğunuz kurguyu bir sayfada alt üst etmeyi başarıyor ve bunu yaptım oldu mantığıyla değilde, her şeyi neden ve sonuçlara bağlayarak bilimsel açıklamalarla, okuyucun kafasındaki soru işaretlerini aniden ortadan kaldırmayı da başarıyor usta yazar Livaneli.