• "Nûrdur renkleri görünür kılan. Geceleri
    Gözden kaybolur kırmızı, yeşil ve ala çalan kahverengi.
    Şu hâlde, nûr sana zulmetle edilir ilâm.
    Ve tekmil mahfî eşya sana zıddıyla edilir izhar.
    El-Vâhid’in ise zıddı yok, işte bu sebeptendir ki
    O El-Basîr, fâni gözlerden ebediyen sakınıyor kendini.
    Nasıl ki aniden çıkar karanlık ormanın içinden bir kaplan
    İşte öyle sıçrayıverir nûrun içine bir suret, çıkıp o nihân Ruhtan.
    Yükselir fikir dalgaları Hikmetin dipsiz Deryalarından
    Ve şahlanır söz ve ses suretine bürünüp.
    Sonra bu latîf suretler, göz açıp kapayıncaya kadar köpürüp
    Erir ve mündemiç olurlar düşen dalgaya.
    İşte böyle her şey zâil olur ki, tekrar etsin tezyin
    Her şeye hayat bahş eden o Cemâl-i Ebedî’yi. "
    Muhyiddin Şekur
    Reynold A. Nicholson’ın Rumi: Poet and Mystic adlı kitabında yer alan bu şiir, Mevlânâ’nın Mesnevî-i Şerîf eserinin birinci cildinin “Tavşanın Düzeni” başlıklı bölümünü oluşturan 1112 ila1154. beyitlerinin serbest çevirisidir.