Çılgın Kalabalıktan Uzakta – Thomas Hardy
Sabır, aşk ve sessiz gücün romanı..
Bu kitaba başlarken isminden bile etkilendiğimi söyleyebilirim. “Çılgın kalabalıktan uzak” olmak, aslında zihinsel olarak hep özlemini duyduğum bir durumu çağrıştırıyordu. Hem klasik bir eser okuma isteğim hem de içsel arayışlarım beni bu kitap ile tanıştırdı.
Roman, 19. yüzyıl İngiltere'sinin kırsal kesiminde geçiyor. Başrolde Bathsheba Everdene var: özgürlükçü, gururlu ve duygusal yönleri kuvvetli bir kadın. Onun etrafında gelişen üç erkek karakterin (Gabriel Oak, William Boldwood, Frank Troy) hayatına nasıl dokunduğunu, kararların nasıl kader çizdiğini anlatıyor. Hardy’nin betimlemeleri çok güçlü.Bu yönüyle kitap beni tamamen içine çekti.
İçinde bulunduğu dönemi göz önünde bulundurursak Bathsheba'nın otorite arzusu ile aşk ihtiyacı arasındaki gelgitleri gerçekten etkileyiciydi. Gabriel Oak karakterinin istikrarı, sadakati ve sabrı bana unuttuğum şeyleri yeniden hatırlattı. Bir fırtınanın ortasında bile sessizce ayakta kalabilmek... İşte bu çok şey anlatıyor.
Kitap bittiğinde aklımda şu cümle kaldı:
“Gerçek sevgi, gösterişten çok sadelikte yaşar.”
Bu hikâye bana hayatın aceleye gelmeyecek kadar değerli olduğunu ve doğru insanların çoğu zaman en yakınımızda olduğunu düşündürdü..