Albayım!?

Sizi gördüğüme ne kadar sevindim anlatamam. Duyduğuma göre Tehlikeli Oyunlar oynuyormuşsunuz. Şu sıralar baya ünlüsünüz de bizim oralarda. Oradan biliyorum. Hep sizi konuşuyoruz...

Şey Albayım… Bir mahsuru yoksa beş dakikanızı ayırabilir misiniz acaba? Uzun zamanlı birikmişliklerim, uzun zamandır biriktirdiklerim vardı da.

Albayım, geçenlerde Hikmet'i düşündüm yine. Hani “Kelimeler bazı anlamlara gelmiyor”  demişti ya... Sahi Albayım, kelimeler bazı anlamlara niye gelmiyor?

Yol çalışması mı var?
Kötü hava şartlarından dolayı mı kapanmış ulaşım?
Ya da kelimeler hız limitini aştığı için ceza mı yazmış polis?

Bu bekleyişin sonu var mı Albayım?
Gelemeyen kelimeleri, yarım kalmış anlamları daha ne kadar bekleyeceğiz?

Yoksa…

Köprüler mi yıkılmış; kelimeleri anlamlara bağlayan?
Köprüler de mi yitti Albayım, bu gelmeyiş, gelemeyiş neden?

Bence…
Kelimeler yoruldu albayım… Sürekli bir taraflara çekilmekten, farklı anlamlara gitmekten, yanlış anlaşılmaktan yoruldu…
Bence kelimelerin ruh eşi var albayım; sağı, solu yok. Biz onları bir yerlere çekiştirdikçe zorla bir yerlere götürdükçe…
Kaybettik albayım.

Amansız bir hastalığa yakalandı kelimeler. Yolunu kaybetti. Ait olduğu anlama da gidemedi.

Köprüleri biz yıktık aslında, havaları biz mahvettik, yolları biz bozduk farkında bile değiliz.  Oturmuş burada hala kelimelerin anlamlara gelmesini bekliyoruz.
Çok bekleriz albayım
Biz daha çok bekleriz…

Yitti…

İnsanlık da mı böyle yitti, söyledikçe mi yitirdik insanlığın anlamını ?
Onu da mı bir taraflara çekiştirip durduk albayım, yok öyle yok böyle diye diye…
İki çocuğun arasında kalmış oyuncak misali...

Albayım... Acaba Hikmet bu yüzden mi Ölümün Oyuncakları'nda (11)  anlattı insanlığın ölümünü.?

Kullandıkça, hor gördükçe mi bozuldu anlamlar? Sahi Albayım yiten anlamlar için de bir garanti belgesi var mı, yoksa kullanıcı hatası diyerek geri mi çevriliyor yiten her anlam?

Ah..
Dilimize pelesenk ettiğimiz her şeyi yitiriyoruz sanki.
Yitirdiğimiz anlamlardan ibaretmişiz Albayım
Yitirmeyi yitirdiğimiz zamanları da görecek miyiz sahi? O zaman nice olacak halimiz? Elimizde kalan ne olacak ya da kalacak mı bir elimiz?

Albayım nokta koymaya cesaretim yok biliyor musunuz? Ben sorulardan kaçmak değil soruların belirsizliğine sığınmak istiyorum.

Cevaplar albayım
Cevaplar beni korkutuyor ölümüne.

Kelimesiz kalmış anlamlarla, anlamsız kalmış kelimeler arasında boğuluyorum. Koyduğum her nokta kafama bir balyoz indiriyor. Her nokta daha da yalnızlaştırıyor beni.

Aslında albayım ben her bir soru işaretinde yardım dileniyorum, kelimeler ve anlamlar için.

Ben kelimeler anlamlara gelsin istiyorum albayım.
Yitirdiğimiz insanlığın anlamına kavuşmasını istiyorum.
Soru işaretlerinin arkasında cevap kılığına girmiş insanlar arıyorum.

Anlamlar albayım
Anlamlar...

Anlam
Anlam
Anlam
Anla-M
Anl-A-M
An-L-A-M
A-N-L-A-M
.
.
Bir anlam daha yitti albayım
Tekrar ede ede...
Artık anlamlar da anlamlara gelemiyor
Herkes anlamsız
Her şey anlamsız
Çünkü anlamı yitirdik albayım, alfabeden de öte..


Neden öyle baktınız Albayım?

Saçmalıyorum ben de değil mi yavaştan? Siz de benim yüzümden yiten şu değerli beş dakikanızı düşünüyor olmalısınız. Haklısınız… Beş dakikalar önemli Albayım, yitirilmeyecek kadar hem de
Ama…

Bir ömür yitiyor boş yere onu ne yapacağız be Albayım!?

Burak, bir alıntı ekledi.
20 Şub 13:36 · Kitabı okumayı düşünüyor

Haklısınız albayım.'' Oturdu. ''Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç
konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: ''Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.''

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Sinem, bir alıntı ekledi.
15 Oca 00:48 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"Otur," dedi Hüsamettin Bey,"Anladım."
"Haklısınız albayım." Oturdu. "Fakat,Allah kahretsin,insan anlatmak istiyor albayım;böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor..."

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259)
Gözde Özdemir, bir alıntı ekledi.
03 Oca 21:28 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Haklısınız albayım.'' Oturdu. ''Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç
konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: ''Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.''

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259)
ELİF MİRZA COŞKUN, bir alıntı ekledi.
21 Eki 2017

''Haklısınız albayım.'' Oturdu. ''Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç
konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: ''Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.''

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
DESTİNA ÖYKÜ, Tehlikeli Oyunlar'ı inceledi.
23 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi kitap bitince geriye dönüp baktığımda buna hala inanamıyorum; üzerinde düşündükçe kitap ile aramda zihinsel bir bağ olduğuna kanaat getiriyorum. "Tehlikeli Oyunlar" da Oğuz Atay, kendi gizli hayatı ile birlikte kitabın içinde yazmış olduğu kelimeler, bizi uzaklaşmak istediğimiz ama bir türlü başaramadığımız gerçekler ile yüzleştiriyor. Kitabı değil kendimizi okumamıza neden olan zorlu ve yorucu bir hoşnutsuzluk içinde bir hayatın gizli rehber niteliğinde içsel yolculuk yapmaya neden oluyor. Kişinin kendisi ile nasıl savaştığını ve nasıl kazandığını anlatan bir eser.

Baş kahramanımız Hikmet Benol. Uzun süre kırsal da yaşamış devamında şehirde de umduğunu bulamamış hep dar hayat kesitinde kalmış ve kendini kitaplara vermiş bir adam, Hikmet Benol.

Anlaşılmakta zorlanan bir adam. Hep ilgilenilmeyi ve fark edilmeyi beklemiş, ne yazık ki bu umudu gerçekleşmemiş bir adam. “Albayım” diye başlayan paragrafların hepsi altı çizilesi. En müthiş kesimler onlar bence. Beni en derinden etkileyen... Hikmet Benol ve Albay Hüsamettin Tambay...

''Otur'' dedi Hüsamettin Bey, ''Anladım.'' ''Haklısınız albayım.'' Oturdu. ''Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: ''Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor."

Eserde zaman, mekan ayrımı yok. “Ne zaman?”, “Neredesiniz?” bu soruların cevabını aramayın çünkü bulamazsınız.

Oğuz Atay tam bir bilinçakışı yöntemi konusunda usta bir yazar. Tartışmasız. Keşke hayatta olsaydı da daha çok yazsaydı ve bizler daha çok kitabını okuyabilseydik.

"Kolay okumalar, hızlı sevgiler, beğeniler, alışkanlıklardan koptuğumuz, kopabildiğimiz , rahat ve geniş zamanlarımızı güç bir kitabı çözmeye, sevmeye, ondan bir şeyler almaya, öğrenmeye ayırabildiğimiz bir gün Atay'ın romanlarını çok seveceğiz."

Herkese keyifli okumalar edebiyat sever güzel insanlar.

Melike Ateş, bir alıntı ekledi.
16 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sizi ben yaratmıştım albayım. Bu nedenle, benimle birlikte zayıflıyorsunuz. Bu yüzden bana öfkeleniyorsunuz. Haklısınız. Ben hepinizden sorumluyum. Oyunbozanlık edemem.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Deniz Özduman, bir alıntı ekledi.
25 Tem 2017 · Kitabı okuyor · Beğendi

Yalnızlığın oyuncakları
"Haklısınız albayım." Oturdu. "Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: "Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259 - iletişim yayınları)Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay (Sayfa 259 - iletişim yayınları)