Gözyaşı kurumuş analar görüyoruz
Üzgünüz
Memesiz kalmış bebeler görüyoruz
Üzgünüz
Yuvası harabe çocuklar görüyoruz
Üzgünüz
Bize sefa zulümler görüyoruz
Suskunuz
Zulme karşı boynumuz kıldan incedir
Biz yorgun
Biz durgun
Biz üzgünüz
Üstümüzde ölü toprağı
Yaşıyoruz ama hepimiz suskunuz
Hepimiz kendi inancımızın günahkârıyız
Ruhum, dünün hatırasıyla
Alabildiğine sızı çekerken,
Gönlüm, ait olmadığı dünyayla
Başa baş bir kavgada.
Bilinmez!
Dünya zindanında gurbetteyim,
Zamanında tükenmiş,
Mekânında kaybolmuş,
Bilinmezlikler sürgününde
Aheste hem avareyim.
Yalnızlığı ilk defa
Bu kadar yakından tanıyorum.
Yollardan, yıllardan, dillerden
Çok uzaklarda yaşıyorum sanki.
Ve sözü kesilesi sessizliğin
Kucağında büyüyorum.
Anlatılması güç üç kişilik sohbetler.
Kendini anlatan ben, dinleyen ben
Ve tekrardan cevap veren yine ben.
Kişi sayısı artmıyor
Ben, ben ve ben…