Halil Baştuğ

Halil Baştuğ
@halilbstug
Kendimi kabullenmekle geçmişime kızmak arasında seçim yapacakken ona baktım. Sadece baktım, baktım ve sevdim. İncir tarlamızın içinde, tek bir incirin çekirdeğini doldurmayanlar dert oldu. Kaybettik sanıyordum, mahvolduk... Esasında görevlerimiz bitmiş, yazgının işi kalmamıştı bizimle. Şimdi tavaf etsen de birlikte yürüdüğün o sokakları, saç teline dahi rastlayamazsın. Çünkü yazgının katı kuralları vardır.
- Tarif ettiğiniz kişi değilsiniz. - Tarif ettiğiniz kişi olma çabasında değilsiniz.
İşte bunca çaba... Elimdeki nasır ve göğsümdeki kasırga, tüm bu mantığa yattığını zannettiğin sürünmeceler, hiç doğmamış geleceğin duvarlarını boyamak için.
Herkes benim gibi yaş aldıkça kendine daha fazla önem veriyor mu bilmiyorum. Bu yüzden genelleme yapmadan anlatmak gerekirse; eskiden bedenimin herhangi bir yeri sızlasa umursamaz devam ederdim. Fakat şimdilerde sağ bacağımdaki ağrıyı neredeyse iki gündür düşünüyorum. Neden ağrıyor, nesi var, her şey yolunda mı... Artık en kıymetlinin bizzat ben olduğumu bilmek. Bu, birbaşka çetin özelliklerle bir araya gelince muazzam bir güç aşılıyor.
İçsel Monolog
Kalabalıklardan ve normalden daha fazla sosyallikten kaçınıyorum. Bunu şahsi yeterliliğimden dolayı mı, yoksa sırf sevmediğim için mi yapıyorum bilmiyorum. Zaten bunu bilmenin pek önemi yok. Önemli olan zarar fayda ilişkisi. Nitekim bu terazide faydanın ağır bastığı bariz. Aptal on insan yerine kendi iç sesimi yeğlerim.
İçsel Monolog