Yapacak duyacak , görecek hiçbir şey yoktu her yerde süregelen bir hiçlikle zaman ve mekândan sıyrılmış bir boşlukla sarılıydı insan. Bir aşağı bir yukarı yürüyordu , kendisi ile düşünceleri de bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu. Durmadan gidip geliyordu .Ama ne kadar soyut olursa olsun düşüncelerin de bir dayanağa ihtiyacı vardır , yoksa kendi etrafında dönüp dururlar; onlar da hiçliğin üstesinden gelemezler.