"Aldanmak gaflettir. Hususiyeten aldandığını beyan etmek, apaçık itimadı yitirmektir. Samimiyet ile ahmaklık münasebetini birbirinden ayıran yegane unsur ise haysiyettir.
Haysiyeti olmayan, yanılmaya, aldanmaya ve aldatmaya ilelebet mecbur kalacaktır." ..
Ulu önder ATATÜRK bu sözleri 9 Kasım 1933 yılında söylemişti. 80 yıl sonra ise birileri hala aldanıyorlardı.
Ana-babalarımızın 5-10 dakikalık şehvetlerinin sunucunda bu gezegende hayat buluyoruz. Doğası gereği sürekli mücadeleye, sıklıkla da mutsuzluğa mecbur eden bir gezegenin devasa sahnesine hiçbir şeyden haberimiz yokken çıkarılıyoruz.
Birbiriyle sevişmeyi seven iki insan cinsel birleşme esnasında korunmadığı yada soylarını devam ettirme arzusunda bulundukları için hayatımız boyunca sürekli olarak fiziksel ve zihinsel acılar çekiyoruz.
Buna da yaşama hakkı diyorlar.
Bu üzücü.
Bu ülkenin gençlerinin bir an evvel "Çay var içersen.", "Çok sevdim sevilmedim." minvalindeki bayağı romantizmi ve "Osmanlı döneminde şöyleymiş, öyle ecdadın böyle torunlarıyız." gibi gereksiz, çoğu zaman mesnetsiz olan tarihi bırakmaları gerekir.
Zira; geçmişin özlemimi çekerek, çayın, çorbanın edebiyatını yaparaktan müspet mahiyette yol katetmek mümkün değildir.