Genç bir adam ne yapması, nasıl yaşaması gerektiğine dair sizden tavsiye istiyor. Başka biri olsa durup düşünürdü, ancak sizde cevap hazır: "Hayatı ya da gerçek mutluluğu derinlemesine anlamaya gayret et." Bu fantastik "gerçek mutluluk" da ne olsa gerek? Bunun bir cevabı yok elbette. Bizi burada parmaklıklar ardında tutuyorlar, işkence ediyorlar, çürümeye terk ediyorlar. Bunlar çok güzel ve mantıklı; çünkü size göre bu parmaklıklarla sıcak, rahat odanız arasında hiçbir fark yok. Hem hiç çalışma, hem vicdanın rahat olsun, hem kendini bilgin say... Ne âlâ felsefe! Hayır efendim, bu ne felsefe, ne düşünüş tarzı, ne de bakış açısı genişliğidir; aksine bu tembellik, Hint fakirliği ve uyku sersemliğidir. Evet! -İvan Dmitriç yeniden sinirlendi.- Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz!
- Hapishaneler ve tımarhaneler var olduğu sürece içinde birilerinin oturması gerekir. Siz değilse ben, ben değilse başka üçüncü biri elbet girecektir buralara. Hapishanelerin ve tımarhanelerin, pencerelerdeki parmaklıkların ve bu sa-bahlıkların uzak bir gelecekte yok olacağı zamanı bekleyin.
Elbette o gün er ya da geç gelecektir.
Hesap defterlerine göre on iki bin insan kandırılmıştı. Hastanede dönen bütün işler yirmi yıl önceki gibi hırsızlık, ağız dalaşı, dedikodu, adam kayırma ve kaba bir şarlatanlık üzerine kuruluydu. Hastane eskiden olduğu gibi ahlakdışı, insan sağlığı için yüksek derecede zararlı bir kurumdu. Andrey Yefimış, Nikita'nın Altıncı Koğuş'ta parmaklıklar ardında hastaları nasıl dövdüğünü, Moyseyka'nın her gün kasabada dolaşıp sadaka topladığını biliyordu.
"Beynin merkezi ve kıvrımları, görme ve konuşma kabiliyeti, bu sağlık ve deha, bütün bunlar toprağa karışarak eninde sonunda yerkabuğuyla birlikte soğumaya ve sonrasında dünyayla birlikte güneşin etrafında milyonlarca yıl anlamsızca ve amaçsızca dönmeye mahkûmsa neye yarar? Toprağın altında soğuyacak ve dünyayla birlikte dönecekse insanı bu yüksek, neredeyse Tanrısal aklıyla yoktan var etmeye ve sanki alay edercesine tekrar çamura dönüştürmeye hiç gerek yok."