• Güz yasalarına boyun eğmeyeceğiz.
    Aşacağız duvarlarını geleceğin.
    Biz çok eski ve çok genç bir halkız.
    Kimse durduramaz ırmağını zamanın..
  • Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerde.
  • "Onların hepsi göçüp gittikleri zaman biz yaşamaya devam edeceğiz. Bizi silip süpüremeyecekler. Biz halkız... ölmeyiz."
  • Biz küçük bir halkız, ancak öyle olmasak bile bunlar birilerinin oğullarıdır. Size emanet edilen çocuk, birinin bütün varlığıdır.
  • Ümit iterin yazdığı grup yorumun sarkısını yaptığı ve inanılmaz ses tonuyla tuncel kurtizin de seslendirdiğı şiir.
    Gecit yok

    https://www.youtube.com/watch?v=qrp5_gmc5ha

    Emperyalizme ve amerikaya olan nefret bu kadar güzel anlatılabilirdi ancak



    geçit yok...!
    derine,
    hep derine kazıyoruz...
    nerde?
    çağımızın o altın kalbi?
    çağımızın altın kalbini arıyoruz.
    üzerimizde ağır bir yeryüzü,
    gökyüzünden uzakta,
    çok uzakta,
    derine,
    hep derine kazıyoruz...
    nerde, çağımızın o altın kalbi?
    çağımızın, altın kalbini arıyoruz...

    madencileriz biz...
    devrimcileriz biz...
    patlarız...
    volkan gibi...
    çağ, yenemeyecek bizi...
    yorgun değiliz biz...

    bağdatlıyız, bağdattayız, bağdatlıyız.
    bağdata düşünce bombalar,
    adımız meçhule kalır.
    adımız meçhul.
    yanar kavrulur bedenimiz,
    sevdiklerimiz yanar kavrulur,
    külümüz kalır geriye,
    rüzgarda savrulur...
    sözümüz kalır,
    bir de öfkemiz,
    bir de öfkemiz,
    bir de öfkemiz....

    öfkeliyiz...
    öfkeliyiz...
    öfkeliyiz...

    kül savrulur,
    söz kalır,
    öfke büyür,
    büyüyor...!
    büyüyecek...!

    bağdatlıyız, bağdattayız,
    dünyanın her yanındayız....
    bu kan denizinin dalgalarıyla,
    yankileri boğacağız...

    bağdatlıyız, bağdattayız, bağdattayız,
    her yandayız...

    geçit yok!
    isyan var...
    emperyalizme karşı.
    katlettiğin yetti artık,
    yetti artık,
    yetti artık,
    yetti...
    yetti...
    yetti...

    geçit yok!
    isyan var emperyalizme karşı...
    söndürdüğün ocaklar yetti artık,
    yetti artık,
    yetti artık,
    yetti,
    yetti,
    yetti...

    yetmez artık!
    bombaların durduramaz bu seli.
    sorulacak hesabımız var.
    yetti artık,
    yetti...
    yetti...
    yetti...

    atılan bombaların bir hesabı olacak,
    olmalı.
    yetti artık,
    yetti.
    hesap vakti geldi...

    bombalanan topraklarda yakılan hayatların,
    söyleyecekleri bitmedi daha...
    bitmeyecek.
    bombalanan insanlarımız adına da,
    haykırıyoruz bir kez daha;

    katil amerika!!!
    katil amerika!!!
    katil amerika!!!

    önce gürleyen sesimiz kovacak yankileri,
    sonra biz.

    bombalanan topraklarda yakılan halkların,
    soracakları hesap bitmedi daha,
    bitmeyecek...

    geçit yok amerika'ya!!!
    geçit yok!
    geçit yok!
    geçit yok!

    buralarda biz varız heeeey!
    türküz, kürdüz, arabız biz...
    sömürü, işgal, istila varsa;
    "ya istiklal ya ölüm" diyenler de vardır,
    varlar,
    var olacaklar heeeey!

    biz varken,
    geçit yok amerika'ya...
    buralarda biz varız.
    halkız biz.

    sömürü, işgal, istila varsa;
    kurtuluş kavgası olacaktır.
    biz halkız.

    bağdatta yanan çocuklar çığlık çığlığa...
    çığlıklar dicle'ye.
    nehirler denizlere,
    denizler dalgalı, mahirce meydanlarda...

    vurun dalgalar vurun,
    made in usa kıyılarına...

    yükselin denizler yükselin,
    meydanları sel alsın.

    boğulup gitsin bu yankiler
    conisiyle, tonisiyle, monisiyle...

    bağdatlı çocukların çığlıklarıdır meydanlarda,
    öfke dolu bir haykırış,
    bir taş,
    bir ateş,
    ki;
    hıncımız yanan çocukların acısı kadar büyüktür...

    kim yaktı bağdatlı bebeleri böyle?
    hangi alçak çıkarlar için yüksek teknolojileriyle,
    yaktılar, yıktılar, bombaladılar,geçit yok...!
    derine,
    hep derine kazıyoruz...
    nerde?
    çağımızın o altın kalbi?
    çağımızın altın kalbini arıyoruz.
    üzerimizde ağır bir yeryüzü,
    gökyüzünden uzakta,
    çok uzakta,
    derine,
    hep derine kazıyoruz...
    nerde, çağımızın o altın kalbi?
    çağımızın, altın kalbini arıyoruz...

    madencileriz biz...
    devrimcileriz biz...
    patlarız...
    volkan gibi...
    çağ, yenemeyecek bizi...
    yorgun değiliz biz...

    bağdatlıyız, bağdattayız, bağdatlıyız.
    bağdata düşünce bombalar,
    adımız meçhule kalır.
    adımız meçhul.
    yanar kavrulur bedenimiz,
    sevdiklerimiz yanar kavrulur,
    külümüz kalır geriye,
    rüzgarda savrulur...
    sözümüz kalır,
    bir de öfkemiz,
    bir de öfkemiz,
    bir de öfkemiz....

    öfkeliyiz...
    öfkeliyiz...
    öfkeliyiz...

    kül savrulur,
    söz kalır,
    öfke büyür,
    büyüyor...!
    büyüyecek...!

    bağdatlıyız, bağdattayız,
    dünyanın her yanındayız....
    bu kan denizinin dalgalarıyla,
    yankileri boğacağız...

    bağdatlıyız, bağdattayız, bağdattayız,
    her yandayız...

    geçit yok!
    isyan var...
    emperyalizme karşı.
    katlettiğin yetti artık,
    yetti artık,
    yetti artık,
    yetti...
    yetti...
    yetti...

    geçit yok!
    isyan var emperyalizme karşı...
    söndürdüğün ocaklar yetti artık,
    yetti artık,
    yetti artık,
    yetti,
    yetti,
    yetti...

    yetmez artık!
    bombaların durduramaz bu seli.
    sorulacak hesabımız var.
    yetti artık,
    yetti...
    yetti...
    yetti...

    atılan bombaların bir hesabı olacak,
    olmalı.
    yetti artık,
    yetti.
    hesap vakti geldi...

    bombalanan topraklarda yakılan hayatların,
    söyleyecekleri bitmedi daha...
    bitmeyecek.
    bombalanan insanlarımız adına da,
    haykırıyoruz bir kez daha;

    katil amerika!!!
    katil amerika!!!
    katil amerika!!!

    önce gürleyen sesimiz kovacak yankileri,
    sonra biz.

    bombalanan topraklarda yakılan halkların,
    soracakları hesap bitmedi daha,
    bitmeyecek...

    geçit yok amerika'ya!!!
    geçit yok!
    geçit yok!
    geçit yok!

    buralarda biz varız heeeey!
    türküz, kürdüz, arabız biz...
    sömürü, işgal, istila varsa;
    "ya istiklal ya ölüm" diyenler de vardır,
    varlar,
    var olacaklar heeeey!

    biz varken,
    geçit yok amerika'ya...
    buralarda biz varız.
    halkız biz.

    sömürü, işgal, istila varsa;
    kurtuluş kavgası olacaktır.
    biz halkız.

    bağdatta yanan çocuklar çığlık çığlığa...
    çığlıklar dicle'ye.
    nehirler denizlere,
    denizler dalgalı, mahirce meydanlarda...

    vurun dalgalar vurun,
    made in usa kıyılarına...

    yükselin denizler yükselin,
    meydanları sel alsın.

    boğulup gitsin bu yankiler
    conisiyle, tonisiyle, monisiyle...

    bağdatlı çocukların çığlıklarıdır meydanlarda,
    öfke dolu bir haykırış,
    bir taş,
    bir ateş,
    ki;
    hıncımız yanan çocukların acısı kadar büyüktür...
  • Neden? Neden bitmiş, mahvolmuş bir halkız biz?— Çünkü çürümüşüz.—Ne yüzden, Sevgili Efendim, çürümüşüz biz?—Çünkü yoksuluz; irademiz değil, fakirliğimiz yüzünden boyun eğmekteyiz. O halde, ne yüzden—diye eklerdi—yoksuluz? İlgisizliğimizden—diye yanıtlardı kendi kendini—meteliğimize, çeyreğimize ilgisiz oluşumuzdan—banknotlarımız, Efendim, altınlarımız, şilinlerimiz kendi başlarının çaresine bakıyorlar.