Hiç bilmediğiniz sohbetlere misafirlik etmek, hiç dinlemediğiniz Atatürk öykülerine tanık olmak için çok özenle hazırlanmış güzel bir eser. Her Türk gencinin okuyup anlamlar çıkarması gereken kitap.
Yazar kitabın başında ve sonunda, ayrıca da Rus yetkililere ziyaretinin mahiyeti, niyeti ve kapsamı ile ilgili bilgi verirken genellemelerden uzak, gördüklerini olduğu gibi ve yorumsuz aktaracağına dair açıklamalarda bulunuyor ve kendince bu kurala uyuyor; resim çekimleri ise adım başı zaten kontrol edilip ciddî kısıtlamalara uğruyor. 1940'lı yılları düşünecek olursak bir yazı gezisine dair izlenimlerin resimlerle desteklenmesi konuyu görselleştirip somutlaştırmak adına önemli katkı sağlamış. Yazarın hiçbir kitabında rastlamadığım ya da bu denli gözüme çarpmayan ve Türklere yönelik bilgiden yoksun, aşırı önyargılı, haksız, iftira ve kin yüklü cümleler, külliyatının çizdiği olumlu profili yerle bir edecek nitelikte. Bu anlamda bu kitabının çevrilmiş olması bir fırsattır, ilaveten eserlerindeki cinsellik öğelerinin kökenine dair izleri sürmek de mümkün.
Rusya GünlüğüJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 2022139 okunma
Kitabı bir solukta okudum çok akıcı ve heyecan vericiydi. Ankara'da yaşayan biri olarak olayların geçtiği yerler tanıdık gelince daha ilginç ve sürükleyici oldu. Kitaptaki polislerin olayları araştırırken sürekli çay içmeleri Türklerin çay ikram etmeyi ve içmeyi ne kadar çok sevdiğini de ortaya koyuyor.
O an anladım ki o bir Cnbc-e, ben ise Flash Tv'ydim. O "Ustalara Saygı Kuşağı" ben "Türkü Bacı" programıydım. O anda ilişkiyi kafamda bitirip, çökeleğimi bulgurumu alıp eve geldim.