Hande Uğur

Hande Uğur
@handeugur
Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı
İzmir
38 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
" Theodore Rozsak'a göre, 'keşfedeceği bir kişisel kimliğe, gerçekleştirebileceği bir kişisel yazgıya sahip olma deneyiminin büyük çapta yıkıcı bir siyasal güç haline geldiği bir dönemde yaşıyoruz.' "
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"...bu kişi takıntılı anlamında katı gelenekçidir. Çeşitli eylem bağlamlarında buharlaşan bir benlik örneğinde Fromm'un 'otoriter uyumculuk' olarak nitelediği adaptasyon biçimiyle karşılaşırız. Fromm bu tepkiyi şöyle ifade eder: 'Birey kendisi olmaktan çıkar; tamamen kültür kalıplarının kendisine sunduğu kişilik türünü benimser ve bu yüzden, kesinlikle tüm diğer kişilere benzer ve onların kendisinden bekledikleri kişiye dönüşür. Bu mekanizma bazı hayvanların kendini korumak için renk değiştirmelerine benzer. Onlar böylece zorlukla ayırt edilebildikleri ortamlarına benzerler.'
" Philip Rieff terapinin doğuşunu laikleşmeyle ve geleneksel dinin zayıflamasının yol açtığı ahlaki yoksunluk olarak gördüğü olguyla ilişkilendirir. ... Önceleri insanlar kendilerini kötü hissettiklerinde kiliseye başvururlardı; artık günümüzde bir kişi terapi sayesinde 'çılgın bir dünyada sağlıklı bir benlik, atomun parçalandığı bir çağda bütünlüklü bir kişilik,büyük patlamalar karşısında sessiz bir tepki olmayı hedefler."
" Tüketimi standartlaştırmaya ve reklamcılık aracılığıyla beğenileri şekillendirmeye çalışan tüketimci kapitalizm narsisizmin artmasında merkezi bir rol oynar. Bu sistemde, tüketim modern toplumsal hayatın yabancılaşmış niteliklerine yönelir ve onların çözümlerini bulduğunu iddia eder: narsistin arzuladığı şeylerin -çekicilik, güzellik- 'uygun' mal ve hizmetlerin tüketimiyle sağlanacağını vaat eder. Bu yüzden hepimiz modern koşullarda, aynalar tarafından kuşatılmış olarak yaşarız; bu aynalarda kusursuz, toplumsal olarak değerli bir benlik görüntüsü ararız."
" İlk psikiyatrlardan çoğu, gerçekte, akıl hastalığının nedensel kökenlerini bizzat 'medenileşme' dahil toplumsal faktörlerle ilişkilendirmekteydi.".