• Seyyid kutub diyor ki ;

    " Mekke'de geçen 13 yıl , büyük akide meselesinin ve onun temelini oluşturan dayanakların -Insan hayatında , kendinin haricinde hiçbir şeyin bulunmadığı bu temel meselenin- beyanı ile geçti.

    Allahü teâlâ bu meselenin yeteri derecede açıklığa kavuştuğuna hükmedinceye, bu dini yeryüzünde yerleştirmek üzere insanlar arasından seçerek bu dine örnek olacak pratik bir nizam kurma vazifesini üzerlerine yüklediği kişilerin kalpleri më sağlam ve sarsılmaz biçimde kök saldığına hükmedinceye kadar , Kur'ân , Mekke'de nazil olan bölümünde bu temel meselenin dışına çıkarak hayatın ayrıntılarıyla alakalı olan konuların üzerine bina edileceği prensiplerin düzenlenmesine geçmedi.
    Çünkü
    Bu mesele, insanın varoluşunun sebebi olan en büyük meseleydi. Bu mesele, hangi asırda olursa olsun insanın varoluşunun sebebi olmaya devam edecektir."


    Peki biz ne yapıyoruz? Kendimizi, Çocuğumuzu,ailemizi egitirken ki metodumuz (dolayısıyla bu ummetin yetişmesindeki eğitim metodumuz) nasıl hiç düşündük mü? Neyi niçin kim için ne maksadla yaptığımızı , niçin yaratildigimizi nerden geldigimizi ve nereye gidecegimizi, Nasıl bir yaratıcıya ibadet ettiğimizi ve ne tür sıfatları olduğunu bilmeden ... Yani kısaca gönlümüzde, evimizde, toplumumuzda bu dinin mekkesini inşa etmeden , Yesribi medineye döndürmeyi bekledik bekliyoruz yıllarca asırlarca. . Nasıl bir yaratıcıya iman etmeleri gerektiğini anlamadan onlardan tesbihati ezberlemeleri, hafız olmaları , ellerini göğüslerinin ne derece hizasında birlestirmeleri gerektiğini , Kim için ne uğruna cihat etmeleri gerektiğini anlamadan hiddetle doldurup müminlere bile saldırtarak.. hayata, ailesine, nefsine imtihan gözüyle değil utanç ve nefret gözüyle bakan bir kof müslüman , geleceğin münafigi, "ben aslında eskiden medrese talebesiydim diyen " ateistleri yetistiridgimizin farkında mıyız?


    Sahi Biz hep medineli miydik?