Hanife A.

Hanife A.
@hanife85
Zaten her şey, günün birinde yok olmak için varolmuyor mu?
İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Hiçbiri sırtında taşıdığı ve muhafazaya mecbur olduğu mevki veya paye ile ahenk halinde yaşamıyor. Kafaları, zekâ itibariyle olsun, yarım yamalak bilgileri itibariyle olsun, merhamete muhtaç bir halde.
Yaşadığımız pek çok şey için önemli olan, onun ölümlülük düşüncesine değil, geleceğin daha uzun zaman süreceği düşüncesine bağlı olmasıdır. Ölümün bizi beklediğinin bilincine varılacak olursa bu yaşantıyı daha filizlenirken kurutmuş oluruz.
Zaman duruyordu, yo hayır, durmuyordu da onu kendisiyle birlikte sürüklemiyor, bir geleceğe doğru taşımıyordu, yanı başından ilgisizce, kendisine değmeden akıp gidiyordu.