1901 yılında Freud, "Güçlü denetim ve baskı uygulayan, çalışma gücünü acımasızca kullanan, şefkat göstermeyen ve para vermeyen, saygısız bir kocaya varmış bir kadının tek silahı hastalıktır," demişti.
Kader motifi her zaman alıştığını, öğrendiğini, bildiğini arar. Bazen güzellikler bile çok gelir ona. İşte böyle bacağına sıktırarak seni alır, doğduğun evde yaşadığın duyguların aynısını yaşayacağın bir yerlere götürüverir.
Aşk o kadar yüksek tonlu bir duygu ki, karşı tarafın diğer özelliklerini tanıma fırsatı bırakmıyor insana. Evlilik, ömür boyu sürmesini istediğimiz bir beraberlik. Bir yuva kurulacak. O yuva ayakta kalabilmek için taraflardan çok şey ister. Aşk, bir evliliği ayakta tutmaya yetmez ki çünkü ömrü kısadır.
Âşıkken kalbiyle görür kadınlar. Tutku dindikten, aşk şarabı kana kana içildikten sonra sıra kendini güvende altına almaya gelir. İşte o zaman kadınların zekâları adeta zalimleşir; acımasız olurlar.
Tek bir önemli zaman vardır, o da şu an! En önemli an şu andır çünkü üzerinde gücümüzü kullanabileceğimiz tek andır. En önemli insan birlikte olduğun insandır çünkü hiç kimse bir başkasıyla bir ilişkisi olup olmayacağını önceden bilemez. Ve en önemli iş de o kişiye iyilik yapmaktır çünkü insan yeryüzüne sadece bu yüzden gönderilmiştir!