Happy

Kim olduğunuzu ifade etmek aksiyona geçmektir. Kafanızda birçok harika fikir olabilir, ama fikirleri hayata geçiren şey aksiyondur. Bir fikir aksiyona geçmediğinde ifade yoktur, sonuç yoktur, ödül yoktur. Bunun iyi bir örneği Forrest Gump hikâyesinde vardır. Forrest Gump’ın büyük düşünceleri yoktu ama o adım attı. Gump mutlu bir insandı çünkü daima yapabildiğinin en iyisini yapıyordu. O, bolca ödüllendirildi ama hiçbir ödül beklentisi yoktu. Aksiyon, adım atmak, harekete geçmek, canlı olmaktır. Canlı olmak, risk almak ve rüyanızı ifade etmektir.
Bana “Miguel, söylediklerin beni incitiyor” da diyebilirsiniz. Ama sizi inciten benim söylediklerim değildir. Söylediklerim sizin yaralarınıza dokunduğu için incinirsiniz. Sizi inciten sizsiniz. Sizi incitmiş olduğumu da kişisel algılamam. Bu size inanmadığım ya da güvenmediğim için değil, sizin dünyayı farklı gözlerle, kendi gözlerinizle gördüğünüzü bildiğim içindir. Filmin tümünü zihninizde yaratan sizsiniz.
Bir şeyi kişisel algıladığımızda, onların bizim dünyamızın nasıl olduğunu bildiklerini varsayarız. Ve kendi dünyamızı onların dünyasına empoze etmeye çalışırız.
Tüm normal eğilimlerimiz, ehlileşme sürecinde kaybolur gider. Bir şeyleri biraz olsun anlamaya başladığımız bir yaşa geldiğimizde, “hayır” sözcüğünü öğreniriz. Yetişkinler bize, “Onu yapma, bunu yapma!” der. Biz de zıtlaşarak “Hayır!” deriz. Karşı çıkarız çünkü özgürlüğümüzü korumak isteriz. Kendimiz olmak isteriz, ama biz çok küçüğüzdür, yetişkinler ise büyük ve güçlüdür. Ama bir süre sonra korkmaya başlarız çünkü yanlış bir şey yaptığımızda cezalandırılacağımızı biliriz. Ehlileştirme öylesine güçlü olur ki, hayatımızın bir noktasında, artık kimsenin bizi ehlileştirmesine gerek kalmaz. Artık Annenin, babanın, okulun ya da kilisenin bizi ehlileştirmesine ihtiyaç kalmamıştır. Öylesine iyi eğitilmişizdir ki, artık kendi ehlileştiricimiz kendimiz oluruz. Kendi kendini ehlileştiren bir hayvan gibi oluruz.
Varolan her şey, tanrı dediğimiz tek Olan canlının, değişik ifadeleridir. Her şey Tanrıdır.