Bir insan kavgadan niye hoşlanır acaba?
Ölümlü olduğunu bilen tek canlı olarak zaten yeteri kadaı azap çekmiyor mu?
Kazalarla, hastalıklarla, her an incinmeye hazır durumda yaşarken, niye birbirini ısırma ihtiyacını hissediyor?
Türkiye; cehaletin bilgiye, kabalığın nezakete, ilkelliğin gelişmişliğe tercih edildiği bir ülke haline geldi. İnsanlar niye akıl sahiplerini dinlemez, niye herkes kendi küçük aklını beğenir, niçin aklın da vücut gibi geliştirilecek bir şey olduğunu bilmez, bir türlü anlayamam.
Birisine deseniz ki, “Idil Biret gibi piyano çal!”
Hemen “Çalamam!” cevabını verir.
“Niçin?” dersiniz.
“Ama o bu işe ömrünü vermiş, çalışmış,” der.
Ya da bir boksörün karşısına çıkmasını, bir halterciyle yarışmasını önerseniz, aynı şekilde haddini bilen yanıtlar verir size.
Kasları daha gelişmiş olanlarla rekabet etmez.
Ne var ki aynı mantığı, düşünce alanına uygulayamaz.