Her ne kadar genç bir insanın sevme
yetisi genellikle ebeveyn sevgisi örneğiyle şekillense de, ebeveynlerin teşkil
ettikleri örnek, o kiŞinin sevme yetisinin
gelişiminde tek başına belirleyici değildir. Bağımsızlık ve özerklik mücadelesi
ve kişinin kendi sevme faaliyeti doğum
anından sonrasına değin her türlü psişik
gelişimi etkiler. Bir kişi olgunsa bu mücadele, erkek veya kadın fark etmeksizin,
sevme deneyimlerini mümkün kılan
bir partner arayışında ifade bulur. Anne
baba sevgisi vasıtasıyla, kişinin kendi
gelişiminin ne kadar ketleyici ve rahatsız
edici olduğuna bağlı olarak bu tip bir arayış yeni ve alternatif sevgi deneyimlerine
ve ayrıca ebeveyn ilişkisi kalıplarının geri
döndüğü ilişkilere yol açar.