• Yuvayı Kur'an dişi kuştur ama eşim bir çuval İncil'i mahvetti. Ben de kafasına tevr attım. Orası çok şişince doktora götürdük. Meğersem zebrinde ur varmış. Her işte bir hayır vardır derler ya. Onlara hayır derim. Uru aldırmadık. Eşimin elini tutup, merak etme her şey eskisi gibi olacak, dedim. Camdan atladım. Sonra geri yukarı çıktım, o arada ölmüş. Uru alıp eve götürmeye karar verdim. Yolda bir de baktım ki sigaram bitmiş. Bakkala girdim. Hiç sevmezdim kendisini, ama o beni çok severdi. Görünce hemen sarıldı, karşılık verdim. Belinden kavrayıp hayvan gibi sıkmaya başladım. Fakat Lpere canımı acıtıyorsun, neden sıkıyorsun böyle dedi. Dedim Oku. -Ne? -Oku !!! -Abi anlamıyorumOKUSANALAN! Başladı okumaya. Profesör oldu. Yanına gittim, dedim profesör olmuşsun, hee dedi. Verdim uru eline. Al lan dedim şu uru. Napıyım abi ben bu uru? Onu da ben mi söyleyecem lan? Hani profesör olmuştun? Oldum ama sosyoloji profesörü oldum. Hemen sarıldım, başladım sıkmaya. Abi ama neden? diye mızırdadı. Dedim Oku, BAŞKABİŞEYOKU. Beni dışarı attılar. Gece binaya girip urumu geri aldım. Sonra Yapı Krediye gittim. Borç istedim, kredi istedim. Dediler ne yapacan, yatırım mı yapacan? Evet dedim, ben bu uru satacam. Hemen sarıldım, dedim Oku, neyi abi :(( Alnımı lan enayi mi yazıyo, arkadaşlarıyla beni dövdüler, alnıma enayi yazdılar. Bankacılardan nefret ediyorum. Artık uru anlıyordum. Uru anlıyorum. Urağınyum. Hemen El-Kaide'yi aradım. Dedim bana ladinin yerine geleni bağlayın. Telefonu kapatmayın dediler, hatta kalın. Hatta ıslık çalın. Sıkılmazsınız. Islık çaldım. Nezarete tıktılar. Tam diyordum burada ölürüm, yarım deyivermişim. Ölmedim. Para verip çıkardı beni birileri. El-Kaide çıkarmış. Dedim niye çıkardınız? Ladinin yerine geleni bağla dedin, bağlayıp getirdik evde yoksun dediler, dediler sen ne biçim adamsın, bi içim su gibisin, öyle bi adamsın. Susun ve beni liderinize götürün dedim. Çözdüm adamı, dedim uranyum var ister misin? Suratıma bön bön baktı, göstermelik mi yoksa bana mı veriyosun harbiden dedi. Evet dedim. Hangisine evet dedi. Nezarette aç kalınca uranyumu yediğimi söyledim. Sinirlendi. Her yanını sinirler ve damarlar kaplamaya başladı, çok iğrençti. Baktım ölüyo dedim beynini alıyım mı lan? Al mk ölüyom zaten dedi. Beynini alıp eşime taktım. Daha sonra yediğim ur beynime çıkmış. Urussspuçorrrbası dedim doktora. Öyle mi???? dedi, sana bir röntgen çekelim. Rönt yapma lan! Sarıldı bana, dedim oku mu diyecen, hayır fil boku diyecem. Yapma be. Tüh. Camdan atlayıp kafamı kaldırıma çarptım, kaldırıma çarpan vücudum birden kalkınmaya başladı. Kalkınmak yoz kurum ve kuruluşlardan arınmayı da barındırır. Durum böyle olunca ur burnumdan çıktı. Eve dönüp eşime al dedim, bi' ur çıkarıyon başımıza bin bir türlü iş açıyon, al urunu. Bu yuvayı ben kurdum, yürü git dedi. Tapuyu üstüme geçirdim, incirleri de yedim dedi. Tam sarılacaktım ki kafama tevr attı. Hayır hayır bu bir tevr atma olayı değildi. Taştı lan bu, karı kafama taş attı! Hadi be sen de dedim, uru alıp metresimin yanına gittim. Metresim Binali Yıldırım'ın karısıydı. Uru bir hediye paketine sarmaladım ve verdim kadına. O sırada içeri Binali girmez mi? Ben bin tane Ali ile nasıl baş edebilirim ki? Doğal olarak yıldım. Yılınca da bayıldım. Çünkü ben yılmaya bayılırdım. Hemen kaçıverdim oradan. Uru alıp bakkala gittim. Bir sigara bile içememiştim bütün bunlar olurken. Bi baktım bizim profesör yeniden bakkal olmuş, niye len dedim, dedi cehalet saadettir, ha şunu bileydin bi kısa mavi Lark istiyorum. Uzun Lark var, kırmızı. Olsun dedim, olsun be. Ucunu kırıp yaktık birer, meğersem maviymiş tamam mı dedim. Tamam abi dedi. Daha sonra annesi aradı, Erbakan!! ne yapıyorsun sen çabuk eve gel dedi kör olasıca dedi. Profesör kör oldu, anne duası tutar.