• 1928 Harf inkılâbı sırasında o kadar üzülmüş , kahrolmuş ki , bir sinir buhranı geçirmiş; hâli değişmiş; aklı gelir gider olmuş...
  • “Toplamsal alanda yapılan devrimler
    • Şapka ve Kıyafet inkılâbı (25 Kasım 1925)
    • Lakap ve Unvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)
    • Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
    • Laiklik (1928)
    • Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik (26 Aralık 1925 - 26 Mart 1931)
    • Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması Eğitim alanındaki devrimler
    • Medreselerin kapatılması (1924)
    • Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
    • Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (1926)
    • Millet mekteplerinin açılması (1928)
    • Harf Devrimi (1 Kasım 1928)
    • Güzel sanatlarda yenilikler (1928)
    • Türk Tarih ve Dil kurumlarının kurulması (12 Nisan 1931, 12 Temmuz 1932)
    • Dil Devrimi (1932)
    •Üniversite Reformu (1933)”
  • Geçen yaz bir gazetemizde, şeriat devleti düşleyen Said-i Nursî denen zatın Atatürk’ün devrimlerine karşı pasif direniş gösterdiğini yazan bir yazar, bu zatı neredeyse bir Gandi gibi gösterme çabasındaydı.
    ....
    ....
    'Celal Şengör ' un bu kişiye cevabi aşağıdadır'

    ATATÜRK DEVRİMLERİ:
    Siyasi alandaki devrimler
    • Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
    • Ankara'nın Başkent olması (13 Ekim 1923)
    • Cumhuriyetin ilânı (29 Ekim 1923)
    • Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)
    • Çok partili rejim denemeleri (1924 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930 Serbest Cumhuriyet Fırkası)
    • Kadınların seçme ve seçilme hakkının tanınması (1930 belediye, 1933 muhtarlık, 1934 meclis)
    Toplamsal alanda yapılan devrimler
    • Şapka ve Kıyafet inkılâbı (25 Kasım 1925)
    • Lakap ve Unvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)
    • Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
    • Laiklik (1928)
    • Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik (26 Aralık 1925 - 26 Mart 1931)
    • Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması Eğitim alanındaki devrimler
    • Medreselerin kapatılması (1924)
    Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
    • Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (1926)
    • Millet mekteplerinin açılması (1928)
    • Harf Devrimi (1 Kasım 1928)
    • Güzel sanatlarda yenilikler (1928)
    • Türk Tarih ve Dil kurumlarının kurulması (12 Nisan 1931, 12 Temmuz 1932)
    • Dil Devrimi (1932)
    •Üniversite Reformu (1933)
    Ekonomi alanındaki devrimler
    • İzmir İktisat Kongresi (1923)
    • Aşar vergisinin kaldırılması (17 Şubat 1925)
    • Çiftçinin özendirilmesi (1925)
    • Örnek çiftliklerin kurulması (1925)
    • Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması (1925)
    • Kabotaj Kanunu (1 Temmuz 1926)
    • Sanayi Teşvik Kanunu (28 Mayıs 1927)
    • Toprak Reformu (1929)
    • I. ve II. Kalkınma Planları (1933, 1937)
    • Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün kurulması (1933)
    • Ticaret ve Sanayi odalarının kurulması (1935)
    Hukuk alanındaki devrimler
    • Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921)
    • Anayasanın kabulü (1924)
    • Şer’iyye mahkemelerinin kapatılması (1924)
    • Mecellenin kaldırılması (1926)
    Türk Medeni Kanunu (1926)
    • Türk Ceza Kanunu (1926)
  • Atatürk, kurtuluş için cephede verdiği mücadeleyi eğitim alanında da göstermiş, planlı çalışmalarla Türk eğitim sistemine yeni şeklini vermiştir. Atatürk'ün çeşitli zamanlarda yaptığı konuşmalar incelendiğinde onun, tutarlı ve çağdaş bir eğitim görüşü olduğu görülecektir. O, eğitimle ilgili her konuşmasında bir ilke ortaya koyarak sistemin temellerini atmıştır.

    Öncelikle, "Efendiler! Asırlardan beri milletimizi idare eden hükümetler eğitimimizi geliştirme çabalarında bulunmuşlardır. Ancak, bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için doğuyu ve batıyı taklit etmekten kurtulamadıkları için sonuçta milletimiz cehaletten kurtulamamıştır." söylemiyle eğitimin mutlaka milli olması gerektiğini belirtmiştir.

    O halde, taklitçilikten uzak Milli eğitim modelimizin dilinin, yönteminin ve eğitim araçlarının da milli olması icap etmektedir. Bu görüşle yola çıkan Atatürk, "İki türlü terbiye ve öğretim bir memlekette iki türlü insan yetiştirir. Bu ise duygu birliği, fikir birliği ve dayanışma amaçlarını toptan mahveder, yok eder." düşüncesiyle çıkarttığı Tevhid-i Tedrisat Yasası'yla dini eğitim kurumları ile çağdaş eğitim kurumları arasındaki ikiliğe son vererek, dine saygılı fakat laik görüşe dayalı, toplumsal bütünlüğü amaçlayan çağdaş eğitim birliğini getirmiştir. Bununla birlikte, 1928'de gerçekleştirdiği Harf İnkılâbı' yla % 10 olan okuryazar oranını kısa bir süre içinde % 20'ye çıkmış; 1932'de Türk Dil Kurumu'nu kurarak dilde millileşmeyi sağlamıştır. ..."

    Fatma Çelik (Yeniçağ)