• Türkeş’in sözleri aynen şöyledir: “Milletlerin kökleri, mazileri ve tarihleridir. Bunun için her milletin maziyi düşünmesi ve eski şanlı devirlerinden, heyecan ve şevk alarak geleceğe doğru atılım yapması milletlerin büyümesini sağlar. İnisiyatif sahibi olmak, ülkü sahibi olmak ve büyük olma düşüncesi taşımak milletleri güçlü kılar ve yükselmeleri sağlar. Hiç bir ideali olmayan insiyatif bir atılım ruhundan mahrum kalan bir milletin çökmesi,
    yıkılması, nihayet bir zaman meselesinden ibaret kalır. Milletlerarası hayat, devamlı bir mücadele ve yarışma
    manzarası göstermektedir. Bu mücadelede vuran kazanıyor.” bkz. Konuşan: Emine Işınsu, “Türkeş: Ecevit’in
    ‘Megalo-İdea’ sebebiyle Yenildiğini İddia Ettiği Yunanistan Son Yüz Yılda Türkiye Aleyhine 4 Misli Genişledi,”
    Devlet, VI/253 (9 Eylül 1974), s. 6. Atsız, bu sözlerin neredeyse aynısını ilk defa kırk yıl evvel söylemişti: “Ülküler
    milletlerin manevî gıdasıdır. Ülküsüz milletlerin en talihlisi nihayet silik ve sönük kalmağa mahkûmdur. Eğer bu
    millet talihli de değilse onun sonucu yenilmek, ezilmek, haritadan silinmek, hattâ yok olmaktır. […] Bir millet
    yükselmek iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapmazsa, geçmişiyle
    övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze almazsa, savaştan korkarsa o millet, içinden
    çürümüş demektir. Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak davaların öne
    atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler
    hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerini hatırlayarak millî ülkülerine
    yapıştıklarını görebiliyoruz. Mazisi olmıyan, yahut olup da unutan, millî ülküsü bulunmıyanlar devriliyor.” bkz.
    Atsız, “Türkçülük,” Orhun (1943-1944),
  • Türkeş’in sözleri aynen şöyledir: “Milletlerin kökleri, mazileri ve tarihleridir. Bunun için her milletin maziyi düşünmesi ve eski şanlı devirlerinden, heyecan ve şevk alarak geleceğe doğru atılım yapması milletlerin büyümesini sağlar. İnsiyatif sahibi olmak, ülkü sahibi olmak ve büyük olma düşüncesi taşımak milletleri güçlü kılar ve yükselmeleri sağlar. Hiç bir ideali olmayan insiyatif bir atılım ruhundan mahrum kalan bir milletin çökmesi, yıkılması, nihayet bir zaman meselesinden ibaret kalır. Milletlerarası hayat, devamlı bir mücadele ve yarışma manzarası göstermektedir. Bu mücadelede vuran kazanıyor.” bkz. Konuşan: Emine Işınsu, “Türkeş: Ecevit’in ‘Megalo-İdea’ sebebiyle Yenildiğini İddia Ettiği Yunanistan Son Yüz Yılda Türkiye Aleyhine 4 Misli Genişledi,” Devlet, VI/253 (9 Eylül 1974), s. 6. Atsız, bu sözlerin neredeyse aynısını ilk defa kırk yıl evvel söylemişti: “Ülküler milletlerin manevî gıdasıdır. Ülküsüz milletlerin en talihlisi nihayet silik ve sönük kalmağa mahkûmdur. Eğer bu millet talihli de değilse onun sonucu yenilmek, ezilmek, haritadan silinmek, hattâ yok olmaktır. […] Bir millet yükselmek iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapmazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze almazsa, savaştan korkarsa o millet, içinden çürümüş demektir. Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak davaların öne atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerini hatırlayarak millî ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz. Mazisi olmıyan, yahut olup da unutan, millî ülküsü bulunmıyanlar devriliyor.” bkz. Atsız, “Türkçülük,” Orhun (1943-1944), I/10 (1 Birinciteşrin 1943), s. 1; Orkun (1950-1952), I/1 (6 Ekim 1950), s. 3; Ötüken, I/1 (15 Ocak 1964), s. 1.
  • dünyanın üstesinden gelecek çağa geldi öfkemiz
    şöyle desek yeridir, ani fren yapacak haritalar işte tam önümüzde
    gamzesi göğe bakan bir çiçek vatan bizde
    ölüyoruz ve göğsümüzden çıkan kuş bir melekle aynı hizada
    belki bir yaralı karanfil belki zulme attığımız taştır
    Türkiye, Veysel Karani'nin sırtında peygamber hırkasıdır
    Cengizhan Konuş
    Sayfa 15 - Profil Kitap