“Şiir vadisinde mânâ için ısrar etmek, bülbülü eti için kesmeye benzer. O mânâdan eninde sonunda haberdar olunur, aceleye mahal yoktur. Şiirin ayak sesi var, alıp götürüyor zaten, baksanıza şu vezne.
Şâhidî derd-ü belâdır şahid-i aşk-u velâ
Sebt-i da’va etmeğe burhâne gelmişlerdeniz.
Bubu yazan adam eminin ciddi bir şey söylüyor:
“Biz” diyor “Cenab-ı Hakkın ruhlara ilahi aşkı sunduğu o günde aldığımız aşk ile sarhoş olup öyle yola çıktık.””